engelleme seçenekleri
entry akışı (yeni)
klasik görünüm
-
jelko obradoviç
9 Ocakk 1957 yılında, Cacak'ta "bugün olmaz hayatım" deseydi biri, bugün Avrupa tarihinin en iyi koçu olmayacaktı. 8 tane euroleague kupasını, 5 farklı takımda gören tek isim. En çok şampiyonluğunu Panathinaikos'ta kazanmıştı koç. 33 yaşında partizan'ın başına geçtiğinde ondan kimse bu kadar şey beklemiyordu ama bugün fenerbahçe erkek basketbol takımıyla çıktığı bu yolda umarım o kupa gelecek. Ayrıca yugoslav basketbol takımıyla 2 tane avrupa şampiyonası, bir tane dünya şampiyonluğu kazandı.
-
nesne yönelimli programlama
bir proglamlama tekniği.
Bu nesnelerin her biri, kendi içerisinde veri işleyebilir, ve diğer nesneler ile çift yönlü veri alışverişinde bulunabilir. Hâlbuki NYP'den önce var olan tek yaklaşımda (Yordamsal programlama), programlar sadece bir komut dizisi veya birer işlev (fonksiyon) kümesi olarak görülmektedirler.
-
halkbank genel müdür yardımcısı abd'de gözaltında
dolar uçuşa geçecek yine kesin, yandık.
-
pastiç
izmir'in en güzel pastahane ürünüdür bana göre, çay ile beraber muhteşem gider. Diğer adı ay çöreğidir.
-
steve nash
Phoenix Suns'ın efsanevi oyun kurucusu. 2006-07 tarihlerinde takım koçunun, 6 saniyede hücum kuralıyla nba tarihine damgasını vurmuştur. kariyerini yüzük tamamlamadan noktalamıştır.
-
16 nisan 2017 anayasa değişikliği referandumu
anayasa profesörü sayın kemal gözler şöyle diyor, yeni kitabı elveda anayasanın arkasında;
"hükûmet sistemimizi baştan sona değiştiren bir anayasa değişikliği halkoylamasına sunuldu. 16 nisan’da oylayacağız. bu anayasa değişikliğini hazırlayanların türkiye’ye “başkanlık sistemi” getirmek iddiasıyla yola çıktıkları herkesin malûmu. ne var ki halkoylamasına sunulan sistemin başkanlık sistemiyle uzaktan yakından bir ilgisi yok. çünkü başkanlık sistemi bir kuvvetler ayrılığı sistemidir. başkanlık sisteminde yasama ve yürütme organları birbirinden bağımsız olarak seçilir ve birbirinden bağımsız olarak görevlerini sürdürürler. biri diğerinin görevine son veremez. oysa önerilen sistemde cumhurbaşkanı da, tbmm de, kendi seçimlerinin yenilenmesini göze almak kaydıyla diğerinin görevine son verebilmektedir. böyle bir sistemin “başkanlık sistemi” olduğunun söylenmesi muazzam bir yalandır.
muhtemelen bu nedenle adalet ve kalkınma partisi, önerilen sistem için, çoğunlukla “cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi” ibaresini kullanıyor. ne var ki, “cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi” diye bir sistem, anayasa hukuku literatüründe şimdiye kadar duyulmuş bir sistem değildir ve eğer hukuk terimleriyle, dilsel simgeler değil, kurumlar kastediliyor ise böyle bir sistemin olması mantıken mümkün de değildir. yürütme organı, monist yapıdaysa, bu sisteme, ister “başkanlık sistemi”, ister “cumhurbaşkanlığı sistemi”, isterse “x sistemi” denilsin, değişen bir şey olmaz. türkiye’de önerilen hükûmet sistemine “cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi” isminin verilmesi, bir kelime oyunundan, bir aldatmacadan başka bir şey değildir.
türkiye’de önerilen sistem, dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş, duyulmamış, bir "neverland hükûmet sistemi"dir. bu sistem, demokratik dünyada denenmemiş bir sistemdir; dolayısıyla sonuçlarının ne olacağı belli değildir. hükûmet sistemleri, anayasa hukuku biliminin verilerinden uzaklaşılarak, özgün modeller “kurgulanarak”, deneysel sistemler tasarlanarak düzenlenebilecek, tabir caiz ise, üzerinde kumar oynanabilecek bir şey değildir. bu alanda kumar, hürriyetin ve demokrasinin kaybıyla sonuçlanır.
hiç olmazsa, bu "neverland sistemi"ni tasarlayanların, halka saygıları varsa, halk oylamasından önce, halkın karşısına çıkıp, açıkça ve dürüstçe, önerdikleri sistemin başkanlık sistemiyle uzaktan yakından ilgisi olmadığını, önerilen sistemin dünyada eşi benzeri görülmemiş yepyeni bir sistem olduğunu söylemeleri gerekir. halkın neye oy vereceğini bilmesi, halkın en doğal hakkıdır.
yıllarca üniversitede anayasa hukuku dersi vermiş, anayasa hukuku alanında pek çok kitap ve makale yazmış, hayatını anayasa hukukuna adamış bir akademisyen olarak, bu anayasa değişikliği teklifini okumuş olmaktan dolayı derin bir üzüntü içindeyim. anayasa değişikliği kabul edilirse, artık “elveda kuvvetler ayrılığı”, “elveda anayasa” demekten başka söyleyecek bir söz kalmayacak."
hakkımızda hayırlısı olsun.
-
flex cap
2011 yılındaki görüşmelerde en çok tartışılan konulardan biri de ligin hangi salary sistemini kullanılacağıydı. Oyuncular soft-capin kalmasını istediler, soft capte çeşitli nedenlerden dolayı cap sınırını aşabilirsiniz.Takım sahipleri ise hard capi önerdiler, hard capte net bir miktar belirlenir ve onun üstüne kesinlikle çıkılamaz.Takım sahipleri sonra yeni bir öneri getirdiler. Bu önerinin adı flex capti.
BRI'den gelecek gelirler önemlidir çünkü oyuncular ve takım sahipleri arasında paylaştırılır.2011 CBA'dan önce bu gelir %57 oyunculara %43 takım sahiplerine gidiyordu.Fakat yeni CBA ile beraber oyuncular,o yılki gelirlere göre %49 ile %51 arasında geliri alacaklar.Bir takım seyirci sayısını promotion ve marketing yöntemiyle arttırabilir,bu hem takım sahiplerinin hem de oyuncuların işine gelir.
-
trade kicker
Trade Kicker, ya da Trade Bonus (Takas Bonusu), oyuncunun takas yoluyla gönderilmesi durumunda maaşının artmasını sağlayan özel bir madde.
Trade Kicker'lar bazen takasların gerçekleşmesini zorlaştıran etmenlerden biri oluyor. Örnek vermek gerekirse 2009-10' sezonunda Devin Brown, kendisinin içinde bulunduğu bir takası iptal etmişti çünkü kontratındaki trade kicker maddesinden feragat etmek istemiyordu.
Diyelim ki bir oyuncunun kontratı 5 yıllık, %10'luk bir trade kicker içeriyor ve bu oyuncu kontratının ilk yılında takas oldu. Oyuncunun geri kalan kontratının tamamı, yani sadece ilk yılı değil, %10 oranında bir artış gösteriyor.
-
derrick rose kuralı
Belirlenmiş oyuncu statüsüne sahip oyuncular, normalde salary cap'in %25'i değerinde bir kontrat alabiliyor. Ancak belirli kriterlere sahip oldukları sürece bu oran %30'a çıkabilir. Kriterler ise şunlar ; Oyuncu 2 all-star maçında ilk 5 başlamalı, VEYA 2 kere All-NBA takımına girmeli, VEYA En Değerli Oyuncu (MVP) olmalı. Kontratın resmi ismi, "5 Yıl %30 Max Kriteri", ama Derrick Rose Kuralı olarak biliniyor. Bunun nedeni ise kuralın geldiği dönemde MVP ödülü olan Rose'un böyle bir kontrat imzalayabilecek kriterlere uyan tek oyuncu olması.
Böyle bir kuralın olmasının sebebi, takımların franchise'ı taşıyacak oyuncu olarak gördüğü, henüz ligdeki ilk birkaç yılında all-star veya MVP olmuş oyuncularını diğer oyunculardan daha yukarıda tutmak istemesi ve daha çok güvence altına alması. Oyuncular çaylak kontratlarının son yılını doldurmadan bu kriterlere uymasalar bile "5 Yıl %30 Max" statüsünde bir kontrat imzalayabiliyor, ancak eğer çaylak kontratları bittiğinde hala bu kriterler yerine gelmediyse kontrat "5 Yıl %30 Max" seviyesinden, tekrar standart %25'e düşüyor.
Kriterleri tamamlamadan böyle bir kontrat imzalayan ama kontrat %25'e düşmeden kriterleri yerine getiren ve orjinal anlaşmasını korumayı başaran tek oyuncu Paul George. Eylül 2013te kontratını imzalayan George, 2013-14' sezonu için All-NBA 3rd Team'e girmişti. Bu onun çaylak kontratı bitmeden seçildiği ikinci All-NBA takımıydı, bu sayede kriterleri yerine getirmeyi başardı.
-
sınırlı serbest oyuncu
Sınırlı serbest oyuncu, bulunduğu takımın İlk Ayrıcalık Hakkı'na sahip olduğu oyuncudur, bu da o oyuncunun istediği takımla bir 'offer sheet' imzalamasına rağmen, bulunduğu takımın bu anlaşmayı karşılayıp oyuncuyu takımda tutma hakkı olduğu anlamına gelir. 'Offer sheet', başka takımlar tarafından, sınırlı serbest oyuncuya en az 2 senelik olarak teklif edilen kontrattır. Oyuncunun bağlı olduğu takımın bu 'offer sheet'i 3 gün içinde karşılaması gerekir, aksi halde oyuncu üstündeki haklarını kaybeder. 2011'deki toplu iş anlaşması, bu süreyi 7 güne kadar çıkarıyordu.
İlk turda draft edilen oyuncular için, sınırlı serbest oyuncu olma durumu ancak takımın 4. senesi için opsiyon koymasıyla olabilir, ve 4. senenin sonunda çaylak sıralamasına göre bir teklif yapması gerekir. Diğer herhangi bir oyuncunun sınırlı serbest oyuncu olması için, en fazla 3 yıllık bir NBA veteranı olması ve takımının ona önceki yıl aldığı maaşın %125'ini ya da minimum maaşın 200.000 $ fazlasını - bu ikisinden hangisi daha yüksekse - teklif etmesi gerekir.
Takımların, iki yıl ya da daha az tecrübeye sahip bir sınırlı serbest oyuncuya yapabilecekleri teklifler sınırlıdır. İlk yıl verebilecekleri en yüksek maaş, 'mid-level exception'a eş değerdir. İkinci yıl maaş en fazla %4.5 artırılabilir. Üçüncü yıl maaşı ise takımın salary cap'te sahip olduğu boşluk ne kadarsa onunla sınırlıdır. Dördüncü yıl maaş en fazla %4.1 artabilir (ya da azalabilir). Teklif, ancak 3. sezonda eğer ilk iki sezon olabilecek en yüksek maaş verilmişse artırılabilir, kontrat tamamen garantidir ve hiçbir bonus içermez. Oyuncunun asıl bağlı olduğu takım 'Early Bird Exception' ya da 'Mid-level Exception'ı kullanarak oyuncuyla yeniden imzalama hakkına sahiptir.
Eğer üçüncü sezondaki maaş artışı, ilk sezonun %4.5'inden fazla ise, teklifi yapan takımın bu teklifin ortalamasını salary cap sınırına sığdırabilmesi gerekmektedir. Hesaplama, oyuncunun asıl takımı için farklı şekilde işler; orda oyuncuya verilen kontratın ortalaması değil, o sene aldığı net maaşın miktarı salary cap'i etkilemektedir. Bazı durumlarda, teklif veren takım, oyuncuya sahip olan takıma 'zehir hapı' tabiri kullanılan bu açıklığı kullanabilir: oyuncunun asıl takımını 3. yılda lüks vergisi riskine sokar, tıpkı Houston'ın New York'tan Lin ve Chicago'dan Ömer Aşık'ı takıma kazandırdığı gibi. (5+5+15 milyon dolarlık teklifler yapılmıştı, bu kontratlar Houston'ın cap'ine senelik 8.3 milyon dolar olarak yansırken, asıl takımlarına sırayla 5-5-15 milyon dolar olarak yansıyacaktır. Bu da 3. senelerinde salary cap'e aşırı yük bindireceği anlamına gelir.) Doğal olarak bu durum, oyuncunun haklarını elinde bulunduran takımın teklifi karşılamaya pek gönüllü olmamasını sağlar.
2005'teki toplu iş anlaşmasından önce, oyuncuya asıl sahip olan takımlar sadece ilk turda draft edilen bir oyuncuya ayrıcalık kullanarak yeniden imzalama hakkına sahipti. Ancak 2005'teki anlaşma takımların ilk turda draft edilmemiş oyuncular için de, 'Gilbert Arenas Kuralı' denen kural ile, bu ayrıcalığı sağladı. 2003 yılında, 2001 yılında ikinci turdan draft edilen Gilbert Arenas, Washington Wizards ile 6 yıl / 60 milyon dolarlık bir kontrata imza atmıştı çünkü asıl takımı olan Golden State Warriors, salary cap sınırını aşacağı için bu teklifi karşılayamamıştı.
- pek bir şey yok
- pek bir şey yok
- pek bir şey yok
- pek bir şey yok
