engelleme seçenekleri



the art of seduction kullanıcısı size özel mesaj gönderemez.


the art of seduction kullanıcısının yazdığı hiçbir entryi görmezsiniz.


the art of seduction kullanıcısının açtığı hiçbir başlığı görmezsiniz.
not: bu engelleme türü önerilmez (bkz: #46343)


11· 0· 0· 0· 1961 gün önce
entry akışı (yeni)
klasik görünüm
  • saygı duyulan hayvanlar

    Yüzemeyen bir hayvan olduğunun farkında olan akrep, bir gün nehrin öte yanına geçmek zorunda kalır. Ne yapacağını düşünürken kıyıda pinekleyen kurbağayı görür.

    Akrebin kendisine yanaştığını fark eden kurbağa korkudan suya atlayıp uzaklaşmaya başlar. Akrep yalvaran bir ses tonuyla sorar:

    “Kurbağa kardeş; karşıya geçmem gerek. Beni sırtında taşır mısın?”

    Kurbağa büyüyen gözleriyle cevap verir.

    “Daha neler? Beni sokup öldürürsün!”

    “Olur mu?” der akrep. “O zaman ben de suya batar, boğulur, ölürüm”.

    Kurbağa biraz düşünür ve akrebe hak verir. Kıyıya çıkar, onu sırtına alır ve karşı yakaya doğru yüzmeye başlar. Yolun yarısında ensesinde bir sızı hisseder. Vücudu hızla soğumaktadır. Kolları, ayakları hissizleşir. Beraber dibini boylayacakları suya batarken son nefesinde sorar:

    “Neden? Şimdi sen de öleceksin”

    Akrep mahsun, mahçup, çaresiz cevap verir:

    “Ne yaparsın kurbağa kardeş; ben akrebim, doğam bu.”

    Doğasını tanımaya zaman ayırıp kendisini kabul eden bütün hayvanlara tavım. Özellikle de insan.
  • çocukken sahip olunan salakça fikirler

    Antalyada yaşamamızdan kaynaklı, neredeyse her pazar gününü denizde ailecek geçirirdik. Yüzmeyi henüz öğrenemediğim için de tam dalgaların vurduğu, kıyıdaki kumlara oturur etrafı seyrederdim. Ufuğa baktığımda denizin sonunun gökyüzüne bağlandığını sanırdım hep. Tabi dünya yuvarlakmış falan hak getire. Nereden bileyim dünyayı abicim, benim dünyam zaten ben kadar :)