engelleme seçenekleri



kibritçi kız kullanıcısı size özel mesaj gönderemez.


kibritçi kız kullanıcısının yazdığı hiçbir entryi görmezsiniz.


kibritçi kız kullanıcısının açtığı hiçbir başlığı görmezsiniz.
not: bu engelleme türü önerilmez (bkz: #46343)


847· 0· 0· 0· 73 gün önce
OKURYAZANDAN GÜZEL BİR YAZI
ÇİÇEKLER*
Bir film, bir kitap, bir dergi, bir defter, bir kalem iyi gelebilirdi. Zengin kılabilirdi beni. Öyle hissederdim. Yeni bir kitap, yeni bir kıyafete (kılığa) bedeldi. Yeni bir defter heyecanlandırabilirdi ...devamını oku
OKURYAZANDAN GÜZEL BİR YAZI
ÇİÇEKLER*
Bir film, bir kitap, bir dergi, bir defter, bir kalem iyi gelebilirdi. Zengin kılabilirdi beni. Öyle hissederdim. Yeni bir kitap, yeni bir kıyafete (kılığa) bedeldi. Yeni bir defter heyecanlandırabilirdi yazan, yazmayı seveni. Sokaklarda olmaktansa balkonumda kalmayı tercih ederdim. En sevdiğim müzikleri dinleyerek, yazmayı ya da merakla açıp okuduğum kitapları okumayı. Onca binaya inat karşımda duran kiraz ağacına bakmayı severdim. Ya da annemin çiçeklerine kırmızısına, pembesine, beyaz gülüne bakıp dalıp gitmeyi, saatlerce düşünmeyi. Sadece bir çiçek değildiler. Onlar benim manzaramdı. Bazen dert ortağım, esin kaynağım bile olurlardı. En usta ressamın canlı tablolarıydı. Her gün, her seferinde aynı çiçekleri incelemekten, seyretmekten, sevmekten ve koklamaktan alıkoyamazdım kendimi. Çiçeksiz balkonlar ne kadar boş gelirdi. Eksiktiler, yalnızdılar sanki. Balkonun balkon olabilmesi bir çiçekle sağlanırdı kendimce. Böyle yer edinmişti zihnime. Çiçekler...

Bir çiçeğe bile bakmak, az veya çok sabır isterdi. Özen gerektirirdi. Sevgi isterdi. Sevmeyi bilmeyenlerin bir çiçeği olamazdı bence, olmamalıydı. Sevgi barındıramayanların. Ya da olurdu ve ölürdü. Benim de üniversitenin ilk yıllarında bir çiçeğim vardı. Mor bir sümbül. Lakin bende o sabır ve sevgi yoktu sanırım, yarım yıl sonra ölmüştü çiçeğim. Ya da sevmemişti beni, yerini, suyunu.

Annem çiçekleri çocukları gibi severdi. "Benim hiç çocuğum olmadığı için miydi?" diye düşünmüştüm. Sonraları kendime “Ben bir çiçeğe bile bakamam.” dediğimi hatırlıyorum. Oysa çiçeklerim olsun isterdim rengarenk, çeşit çeşit. Ama önce bir balkona yahut bahçeye sahip olmalıydım kendimce. Bir balkonum, bahçem olursa orayı çiçeklerle donatacağıma dair bir söz bile verdim kendime. Lakin sırf güzel gözüksün değil amacım. Çocuk sahibi olur gibi, evlat edinir gibi edinmek niyetindeyim. Çiçekleri gösteriş amaçlı kullanan onca insana inat. Onlar canlı bir sanat eseri. Ve öldürülüp satılması kadar yaralayıcı bir şey olamaz, olmamalı. Umarım çiçeklerin katledilip satılmadığı bir dünya var olur. Umarım..


Ve bir gün her renkten, her ırktan çocuğum olacak bahçemde, balkonumda. Zenginim diyeceğim. Çünkü bahçemde soyut somut bir sürü şey edindim. Çiçekler içindeyim. Artık zenginim anne…

Sevgiyle...
entry akışı (yeni)
klasik görünüm
  • mübarek

    mübarek
    Arapça kökenli olup bereketli, kutsanmış anlamına gelir. Münir Derman şöyle der.
    "ALLAH kelamında:

    "Kaf ' Sûresinin 9. Âyetinde :

    "Biz Semâ' dan Mübarek su indirdik. Sudan her şeye hayat verdik. Yoksa inanmıyor

    musunuz?..." Buyurulmuştur.

    Cenab-ı HAKK bir çok şeylerden bahsederken "Mübarek" lâfzını söyler.

    Bu kelimenin Arapçadan başka dilde mukabili yoktur.

    Kelime olarak.

    Mübarek zeytun ağacı Mübarek Mekke Mübarek su

    Mübarek beraat gecesi...

    Mübarek kelimesiyle HAKK kendi yarattıklarını tenzih ediyor.

    Kendi Ecel-li Âlâlarını tesbih ediyor.

    Mübarek lafzını yerinde kullanmak ALLAH'ın yarattıklarını tesbih olur.

    Dikkat edilmelidir.

    Mübarek kelimesinin bir de gizli bir mânası vardır.

    İzah edilemez.

    "Hamden kesiran teyyiben mübareken fihî"

    "İçinde bir hamd, çokluk, temizlik, bereketli oluş olarak..." de bu gizlidir
  • takım tutmanın kutuplaştırıcı olması

    takım tutmak aynı zamanda bir spor ahlakını bilmek ve taşımak gerektirir. Onun da üzerinde, nerede ne söyleyeceğini, nasıl söyleyeceğini ve niye söyleyeceğinin bilincinde olmak. Galip gelmenin sevincini başkasını rahatsız edecek düzeye yükseltmemek. Yine yenilmenin üzüntüsünü öfkeye büründürüp, başkasını kırıp geçirecek seviyeye çıkarmamak.
  • oruç

    Hani öpüp koklayıp
    sarılasım gelir oruca,
    "Hakkını helâl!" et
    kadrini bilemedik diyesim,
    nasihatlerine sırt döndük
    serseri ve haylazdık hep
    kırdık döktük incittik
    "Bağışla!" diye diz çökesim,
    misafirdi gönlümüze
    ağırlamak gerekti "Cemal" ile,
    surat astık yan çizdik
    "Pişmanlık!"tan yanasım gelir,
    değil mi ki oruç annedir
    açlıktan bayramlar doğuran
    "Açlık!" olup oruçtan doğasım gelir...
    e.t.
  • pek bir şey yok