engelleme seçenekleri



burakender kullanıcısı size özel mesaj gönderemez.


burakender kullanıcısının yazdığı hiçbir entryi görmezsiniz.


burakender kullanıcısının açtığı hiçbir başlığı görmezsiniz.
not: bu engelleme türü önerilmez (bkz: #46343)


entry akışı (yeni)
klasik görünüm
  • bugünkü blog yazım

    Rus edebiyatı denilince ilk onlar gelir akla. Dostoyevski, Puşkin, Tolstoy… Tolstoy denilince de “Savaş ve Barış” ve “Anna Karenina” gelir. Elbette bu demek değildir ki böyle bir yazarın sadece bir kaç eseri var… Bende bu hafta okuduğum Tolstoy’un “İnsan neyle yaşar?” kitabını okudum.

    Tolstoy’un kim olduğunu, nasıl büyük bir yazar olduğunu anlatmaya gerek yok. Onu eleştirecek vakıflara da sahip olduğumu düşünmüyorum ancak altı yıl Rusya’da yaşamış, orada üniversite eğitimi almış biri olarak bende Tolstoy’u biraz tanıyorum. O hayatın tüm yanlarını anlatma mücadelesine girmiş bir yazar. O dindar biri… Dini duyguları bu kadar yüksek olmayan Rus halkı nasıl onu bu şekilde benimsedi diye düşünürken, onların Tolstoy’u dindar olduğu için değil, edebi gücünden dolayı seviyor ve saygı duyuyor olduklarını anladım.

    Tolstoy: İnsan Neyle Yaşar?
  • bugünkü blog yazım

    Üniversite öğrenci sayısı çoksa o ülkede sorun vardır. Dedi sayın bakan. peki gerçekten öyle mi? Herkesin üniversite okumasına gerek var mı?

    Özellikle bu konuda yorumlarınız benim için çok önemli. Sizin düşüncelerinizi dinlemeyi ve yanlış ya da eksik düşündüğüm noktaları fark etmeği çok isterim. Belki de başka bir perspektiften bakmalıyım... Yapıcı bir tenkit, akıllı insanları güçlendirir,ahmakları öfkelendirir. O halde soruyorum:

    [ https://burakender.com/herkes-universite-okumak-zorunda-degil-mi/ ~ Üniversite öğrenci sayısı çoksa o ülkede sorun var mıdır? Herkes üniversite okumalı mı ya da bu eğitimi almalı mı?]
  • günde 12 saat çalışmak

    V for Vandetta'dan bir alıntı;

    Konuşulmaya çalışılan yerde çoklar söz alıncaya kadar sözler her zaman gücünü korumaya devam eder.

    İnsanı otomatikleştiren çalışma biçimidir. İşleyen demir ışıldarın tam zıttı. Çalışın ki vakit kalmasın... Okumayın gezmeyin, öğrenmeyin yani gelişmeyin diyen zihniyetin dayatmasıdır.
  • bugünkü blog yazım

    Yeni bir gün doğuyor. Işık karanlıkla savaşına başlıyor. Bizim içinse yeni bir gün. Çoğu insan sabahın güzelliğinin farkına varmaz. Homurdanarak kalkarlar yataklarından. Dün gece yatağınıza uzandığınızda, kim ne yapmış nerede ne olmuş derken belki de uyku saatinizi geçirdiniz. Şişkin gözlerle ilk yaptığınız yine telefonunuza uzanıp sosyal medyaya göz atmaksa, hiç şüphesiz kötü gidecek bir güne başlangıç yapıyorsunuz. Sen ne yapıyorsun peki? Sosyal medyada yoksun sanki! Diyor olabilirsiniz. Bende varım ve etkin bir şekilde sosyal medyayı kullanmaya çalışıyorum. Fakat onun istediği gibi değil, kendi istediğim gibi! Yarın yeni bir gün. Hadi onu diğerlerinden farklı yapalım!

    HAYATINI DEĞİŞTİRMEK İSTİYORSAN ALIŞKANLIKLARINI DEĞİŞTİR!
  • bugünkü blog yazım

    2020’nin henüz bebek adımlarını attığı şu günlerde ciddi bir problemle karşı karşıyayız. Avustralya yanıyor arkadaşlar… Koca bir kıta yanıyor. Bunun sebebi yalnızca hükümetler ya da yerliler değil. Sen, ben, Amerika’daki Sam amca, Moskovalı Sergey… Hepimiz bu işin sorumlularıyız. Yazıyı blog adresimde okuyabilir, YouTube'da izleyebilir ya da Spotify üzerinden dinleyebilirsiniz. Yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar.
    Blog : KÜRESEL ISINMA VE YANGINLAR
    YouTube'da izle
    Spotify'da dinle