engelleme seçenekleri



az yazan adam kullanıcısı size özel mesaj gönderemez.


az yazan adam kullanıcısının yazdığı hiçbir entryi görmezsiniz.


az yazan adam kullanıcısının açtığı hiçbir başlığı görmezsiniz.
not: bu engelleme türü önerilmez (bkz: #46343)


992· 0· 0· 0· 48 gün önce
o sert kayınpederleri, valide sultanları küçücük çocukların hatta bebeklerin kölesi yapabileceğine inandığım sevgidir.

emekli veya emeklilik sınırındaki yaşlarını yaşayan insanlar düşünün, bizim şimdilerde verdiğimiz (bazılarımız ...devamını oku
o sert kayınpederleri, valide sultanları küçücük çocukların hatta bebeklerin kölesi yapabileceğine inandığım sevgidir.

emekli veya emeklilik sınırındaki yaşlarını yaşayan insanlar düşünün, bizim şimdilerde verdiğimiz (bazılarımız için vereceğimiz) hayatta ayakta kalabilme savaşını çok geride bırakmışlar, artık yaşam birikimleri, tecrübeleri ve birbiriyle yarışır bilgelikleri var, çocukları artık evden ayrılmış, çalışmak veya okumak için şehir değiştirmişler veya evlenmişler, herkes gittikten sonra kapıyı kapatıp eşinin gözüne bakıp "yaa gördün mü bak?kaldık köroğluyla ayvaz" klişesini çoktan gerçekleştirmişler... yaşlanan bedenleri ve eskidikçe huysuzlaşan ruhları az devinimli bir rutine sokmuş hayatlarını...

Artık yavaşlamaya başlayan hayatlarını torun değiştiriyor. neredeyse hızlarını arttırıyor, güçleri çoğalıyor, yapabileceklerini gördükçe şaşırıyorum.

Kayınpederim dün oğlum onu arayıp simit istedi diye tüm simit çeşitlerinden alıp getirmiş. üstelik arabasının yine akü sorunu olduğu için bakımdaydı. o yaşta dolmuş-otobüs yolculuğu yapmış torunu simit istedi diye...

kayınvalide henüz bebek olan kızımı kucağına alıp konuşmaya başladığında aralarında başka kimsenin anlamadığı bir dili günbegün geliştiriyorlar. aynı ruhun aralarında 70 yaş farkla iki bedende birden canlanması gibiler...

babam oğlumu ve yeğenimi aynı anda kucağına alıp (sonradan itiraf etti, omuzlarına almaya kalkmış danaları) belini kilitledi. baba neden böyle yaptın diyince "oğlum ikisini birden bir arada görünce gençleştim sandım, 18'im sandım, bilemezsin" dedi...

annem ayrı komedi, artık "kuzuuuuuuum" çığlıklarını torunlarına atıyor.

henüz 13-14 yaşlarındayken yaz tatillerinde köye giderdik, babamın babannesi babamı görünce boynuna sarılır kaç yaşındaki adamı çocuk gibi severdi. bir yandan da "yavrumun yavrusu daha tatlı oluyor" derdi. lise dönemlerimde pederi sinirlendirmek için evden çıkmadan aynı şekilde sarılır tükürüklerle öper ve yavrımın yavrısı diye dalga geçerdim. şimdi ise çok masum geliyor o hareket bana...

entry akışı (yeni)
klasik görünüm
  • blog sözlük itiraf

    Karşı sitenin yönetimini sokağa cikabildigim bir gün kutlamak istiyorum. Şu ana kadarki tüm sokağa çıkma yasaklarını tüm site ahalisi olarak çoluk çocuk genç ihtiyar kadın erkek embesil (karşı sitede embesilin zıt anlamlı sıfatını taşıyabilen kimse yok) hep beraber deldiler. Site bahçesinde kolkola girip gezdiler, yemek organizasyonu yaptılar, el işi işlediler, basket oynadılar... Birkaç kere polis geldi. Her polis aracı geldiğinde veya geçtiğinde tavuk sürüsü gibi içeri kaçtılar ve hiç yakalanmadılar. Onların ben... (bkz: neyse boşver). onların ben a.... Q.... (bkz: tamam sakinim)
  • yazarların bayram mesajları

    Ramazan bayramınızı kutlar, sevdiklerinizle nice güzel bayramlar geçirmenizi dilerim. Az Yazan Adam

    Bu bayram bir inat herkese SMS atmayı kafaya taktım. Ama SMS kullanmayı unutmuşuz. Saçma sapan toplu mesajlar ve mms grupları kurdum. Birbiriyle alakasız insanlara alakasız icerikle SMS attım. Nasıl yaptimsa iş yerindeki asistan kızla kayinbiraderi yazistirdim. ***

    Watsaptan şaşmayın diyorum...
  • anneme yakın oturalım diyen kız

    Kabul edin. O çocuklara kim bakacak? Sabah 5 dakika içinde iki çocuğu ve eşyalarını dedeye bırakıp gönül rahatlığıyla işe gidebilmek, akşam dönüşte geç kalma korkusu yaşamamak nedir o zaman öğrenirsiniz. (bkz: tecrübe konuşuyor )

    Tabi yakınlık kelimesinin anlamını netlemek lazım. Üst kat da yakın, arabayla 5 dakikada gidilebilen 4 km de yakın, arka sokak da yakın, öbür mahalle de...
  • ülkü ocakları

    Lise ve üniversite yıllarında müdavimlerinden az dayağını yemediğim siyasi parti ve ideolojinin takipçisi oluşum.

    Neden dayak yediğime gelince... Hiç biri siyasi veya ideolojik değildi. İşte saçın uzun, top sakalın var, o ne biçim tişört, o komünistle neden ev arkadasisin VS derken iletişim ile çözüm yolu denenmeden toplu bir lince dönüşüyordu ortam...

    Neyse, boklamak veya tükaka için yazmadım bunları. Zamanında, zamanında derken bir önceki neslimin üniversite okuduğu sağ-sol kavgalarının gündemin sıradanı olduğu o dönemde etkindi. Her zaman aslında ne kadar ideolojik veya ne kadar idealist diye düşünmüşümdür.
  • pek bir şey yok