engelleme seçenekleri
entry akışı (yeni)
klasik görünüm
-
artık tüketmiyoruz üretiyoruz
bu lafı duyunca, insan hayallere dalıyor. böyle tatlı tontoş ve gücü tek elde toplamamış bir devlet başkanı veya kabile reisi olsun fark etmez, çıkıp açıklama yapsa bu şekilde: "artık üreteceğiz." sonra herkes kendisine en güzel gelen işin ucundan tutsa, çalışsak, üretsek. hatta şarkı, türkü bile söyleriz bunları yaparken. hava karardığında da ateş yakıp muhabbet falan etsek. insan hayal ediyor işte.
-
birikmiş parayı değerlendirme yolları
küçük veya büyük meblağları değerlendirerek kar etme ya da en azından zarar etmeme (yani paranın değerini kaybetmesini engelleme) yollarıdır. bu iş için herhalde herkesin bildiği en basit şey parayı dolara çevirmektir, fakat dolar bu vaziyetteyken insan ne yapacağını şaşırıyor.
-
james gandolfini
the sopranos'un tony'si.
-
the sopranos
---vikipedi---
The Sopranos, David Chase’in yapımcılığını üstlendiği, 1999-2007 yılları arasında Amerikan HBO televizyonunda yayınlanmış dizidir. Dizinin konusu New Jersey’de bir Amerikan-İtalyan mafya ailesi patronu Tony Soprano’nun meslek, suç, şiddet, aile, adalet ve dostluk kavramları arasındaki denge kurma mücadelesi üzerine kurulmuştur. Dizi aynı zamanda Soprano ailesinin bireyleri ve Tony’nin yakınında bulunan insanların hayatından da kesitler sunar. Dizinin senaryosunda belki de en önemli yeri tutan Tony ve psikiyatristi Dr. Jennifer Melfi arasındaki diyaloglar, 6 sezon boyunca suç-ahlak dengesinin tartışılması açısından dizinin en çok hatırda kalan sahneleri olmuştur.
---vikipedi---
-
yaşamak için ölene kadar çalışmak
hatırlandıkça iç burkan gerçeklerden biridir. hani herkes bir işin ucundan tutup yürütsek, eyvallah. ama ben çok çalışıp az kazandıkça birileri viskisini yudumlayıp arkamdan kahkahalar atıyor ya, o beni çıldırtacak. bir de bu devirde bunların alkol kullanmayan çeşitleri var, onlar da aynı bok. besmele çekip arkamdan kahkahalar atıyor kesin pezevenkler.
-
nazım hikmet
(bkz: nazım hikmet ran)
-
ben içeri düştüğümden beri
nazım hikmet şiiri:
ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya.
ona sorarsanız : "lafı bile edilmez, mikroskobik bir zaman."
bana sorarsanız : "on senesi ömrümün."
bir kurşun kalemim vardı ben içeri düştüğüm sene.
bir haftada yaza yaza tükeniverdi.
ona sorarsanız: "bütün bir hayat."
bana sorarsanız : "adam sen de, bir iki hafta."
katillikten yatan osman,
ben içeri düştüğümden beri,
yedi buçuğu doldurup çıktı,
dolaştı dışarlarda bir vakit,
sonra kaçakçılıktan tekrar düştü içeri,
altı ayı doldurup çıktı tekrar,
dün mektup geldi, evlenmiş,
bir çocuğu doğacakmış baharda.
şimdi on yaşına bastı,
ben içeri düştüğüm sene, ana rahmine düşen çocuklar.
ve o yılın titrek, ince, uzun bacaklı tayları,
rahat, geniş sağrılı birer kısrak oldular çoktan.
fakat zeytin fidanları hala fidan, hala çocuktur.
yeni meydanlar açılmış uzaktaki şehrimde ben içeri düştüğümden beri.
ve bizim hane halkı bilmediğim bir sokakta görmediğim bir evde oturuyor.
pamuk gibiydi, bembeyazdı ekmek
ben içeri düştüğüm sene.
sonra vesikaya bindi,
bizim burda, içerde, birbirini vurdu millet
yumruk kadar, simsiyah bir tayın için.
şimdi serbestledi yine,
fakat esmer ve tatsız.
ben içeri düştüğüm sene ikincisi başlamamıştı henüz.
daşav kampında fırınlar yakılmamış,
atom bombası atılmamıştı hiroşima'ya.
boğazlanan bir çocuğun kanı gibi aktı zaman.
sonra kapandı resmen o fasıl,
şimdi üçüncüden bahsediyor amerikan doları.
fakat gün ışıdı her şeye rağmen ben içeri düştüğümden beri.
ve "karanlığın kenarından onlar ağır ellerini kaldırımlara basıp doğruldular" yarı yarıya...
ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya.
ve aynı ihtirasla tekrar ediyorum yine,
ben içeri düştüğüm sene onlar için yazdığımı :
"onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar,
korkak,cesur, cahil, hâkim ve çocukturlar,
ve kahreden yaratan ki onlardır, şarkılarımda yalnız onların maceraları vardır."
ve gayrısı, mesela benim on sene yatmam, lâfü güzaf.
not: ekşi'den kopyala-yapıştır.
-
edebiyat mutluluktur
zülfü livaneli'nin vatan gazetesi'ndeki yazılarından derlenerek hazırlanmış kitaptır.
-
zülfü livaneli
yazar, müzisyen, senarist ve yönetmendir. ayrıca 2002 yılında chp'den istanbul milletvekili de seçilmiştir. rönesans adamıdır.
(bkz: edebiyat mutluluktur)