yeşilçam saçmalıkları
-
Yeşilçam sineması birkaç istisnai yönetmen haricinde (Yılmaz, Atıf, Metin...) konvansiyonel, endüstriyel bir sinemadır. Film yapımının ön koşulunu çoğunlukla maddi konumlanmalar ve egemen muktedirin ideolojik saikleri belirler. Bunların neticesinde beyaz perdeye sunulan filmler genellikle aynı anlatı tekniklerini, aynı klişeleri döndürüp durarak, bir şablondan fırlamışcasına saçmalamaya başlar. Nitekim ne kadar saçma olursa olsun, seyircinin film kahramanı ile sonsuz bir özdeşlik kurduğu ''klasik anlatı'' filmlerinde saçmalıklar pek çok zaman göze batmaz. O yüzden çok ta şey etmemek lazım...
Eğer tüm saçmalıkları bir arada görmek isterseniz, Ertem Eğilmez'in yeşilçam sinemasının klişelerini ortaya koyduğu ''Arabesk'' filmine bakabilirsiniz.
Arabesk- Ertem Eğilmez -
zeki müren ve türkan şoray hayranı olmama rağmen aşağıdaki sahne beni bir hayli güldürmüştür.
Durdurun Uçağı İniyoruz -
ohooo..say say bitmez. neden hep tarık akana aşık oluyor altın kalpli ve de çok güzel esas kızlar? bir gün de masum, temiz kalpli , çirkin şabalağa aşık olsunlar. -
O amca senin babandı yavrum. -
Cüneyt Arkının gözüne defalarca mil çekilmesine rağmen. Birkaç aya gözelerinin kendiliğinden yeniden görmeye başlaması. -
O suyun içinden çıkan şişme ahtapotu hiç unutmam :D çocukluğumuzun kabusuydu -
yıkılmayan adam. kurşun bitiyor cüneyt arkın yıkılmıyor. burdan gidelim çakır. -
Araba çarpınca kör olan kişinin tekrar araba çarpmasıyla gözlerinin açılması buna bir örnektir.