yerleri yeni silinmiş dükkana girmek

  • Tam bir suçluluk duygusudur.
  • istisnayla hiç karşılaşmadım, yerleri silen kişinin "gel gel ne olacak bi daha üstünden geçerim" sözleriyle suçluluk duygusunu da silip atar.
  • Bir (bkz: basabilir miyim) dilemması yaşatır. İnsanın içi sızılar (ama yine de basar).

    Sürekli başı yerde gezen biri iseniz ıslak parkeyi ilk fark edenlerden olmanız olası.

    (bkz: burada duruyoruz arkadaşlar)
  • kenarlardan ayak uçlarıyla yürünerek ; "abi bak silmişsin eline sağlık sana saygı duyuyorum o yüzden en az alanı kirletebileceğim şekilde yürüyorum." havası verilir.
  • O an ayaklarimi boynuma asıp yürümek istiyorum. Aşırı stres oldugum bir durum.
  • Silen insanda hemen yanı başınızda elinde paspasıyla duruyorsa tadından yenmez. Gözler birbirine kitlenir, ufak çaplı bir tango başlar.
  • Birçok restaurantta denk geldiğim, beklediğim fakat ben hariç kimsenin umursamadığını fark ettiğim durum. Temizlikçi abla da bakıyor ve gülüyor, "ne kadar anlayışsız insanlar." maalesef ablacım.
  • Öğrencilik yıllarımda çalıştığım yerlerde çokça yaşadığım durumdur. Saat sabah 8! Cafeyi açılışa hazırlıyorum ve doğal olarak yerleri paspaslıyorum. Bir çift sinsice yaklaşıp "girebilir miyiz? Yeni de paspas atmışsınız ama" lan git bir tur at gel o kadar düşünceliysen. O günlerin hatırına paspas gördüğümde kaçarım. Dönüp de ardıma bakmam.
  • düşük imdbli gerilim filmi. kimse seni öldürmüyor, korkutmuyor ama yine de bir miktar tırsıyorsun viledanın sapına bakıp.
  • Acayip vicdan azabı çekiyorum.. Parmak ucumda ve en köşeden gidiyorum gideceğim yere..
    edit: paspas yakınımdaysa çaktırmadan silip kayboluyorum. söylemeyi unutmuşum..
  • can sıkıcı bir durumdur. pırıl pırıl parlayan nemli yüzeye attığın her adımda koca bir ayak izi bırakmaktır. keyfi değil de ihtiyaca binaen girildiyse geri dönmek de mümkün olmuyor. mahcup bir ifade takınarak kenardan kenardan gitmeye çalışırsın ama nafile.

    (bkz: umut sarıkaya tipi mutsuzluk tanımları)