yazarların sevdiği şiirler
1 entry daha
-
şu mesela;
"uykuya yağmur düştü
düşler ıslandı hep
bir kuş güldü sonra
çakıltaşları toplandı avuçta
üç kez sekti hatırda
bir ağaç ıslık çaldı
bir çakı kapandı aniden
güneş sessizliğin boşluğuna
ay da denizin karanlığına
dünya tekrara düştü
çimenler ağladı hep
sersem bir ayaz çattı kapıya
üç cılız çıtırtı duyuldu sonra
bir çiğ damlası kırağı
bir bulut esir sandı kendini
bir rüzgar kanatlandı sonra
her şey normale döndü
döndü dünya
turuncu dünya lacivert dünya "
- Ahmet Tunç -
Çok var ama ilk aklıma gelen şudur:
Kaldırımlar
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
(bkz: Necip Fazıl Kısakürek) -
Ey uğruna yüzyıllar savaştığımız sancak!
Türk’ün yüce dileği seni yaşatmak ancak
Kanımızla boyadın,biz sendeniz,sen bizden
Armağansın bu ırka Atilla’dan,Cengiz’den.
Senden gayrı kimseye gönül verir mi zafer?
Tarihler tanır seni hep cenklerde muzaffer
Sayısız ülkelerin üzerinde yükseldin
Önünde durulmayan taşıp giden bir seldin
Bazı düşman değil cihanla savaştın
Bozkırlar ortasından okyanuslara taştın
Kosova’da kahraman,İnönü’de kahraman
Var mıdır cihanda sana demeyen aman!
Kaç hükümdar önünde teslim etti tacını,
Kaç yaralı milletin verdin sen ilacını
Ödevimiz yaşatmak seni şerefle,şanla
Sanca yaşar uğruna dökülen temiz kanla
Sana kim yan bakarsa ona karşı geliriz
Sancak demek ne demek,onu bir biz biliriz
Yaşayacaksın evet,tarihle sen beraber
Ta ezelden ebede, götüreceksin haber
Her Türk sana borçludur,canını seve seve
Şehit haberi bizde,müjde gibidir eve
Senin için ölenler ermiştir muradına,
Ah ne tatlıdır ölmek! Vatan,sancak adına.
-
(bkz: Eskisi kadar özlemiyorum seni) -
Edip cansever - ne gelir elimizden insan olmaktan başka -
gülce
Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir dilber kalesinin burcunda
Vazgeçilmez belaya nazır
Topuklarım boşluğun avcunda
Derin yar adımı çağırır
Kaldım parmaklarımın ucunda
Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir gamzelik rüzgar yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Uçurumun kenanndayım Hızır
Divan hazır
Ferman hazır
Kurban hazır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Başım döner, beynim bulanır
El etmez
Gel etmez
Gözleri bir ret, bir davet
Gülce uzak uzak dolanır
Mecaz değil
Maraz değil
Gülce semavi bir afet
Uçurumun kenarındayım Hızır
Gülce bir beyaz sihir
Canıma bedel bir haz
Nar ve nurdan bir zehir
Gülce Arafta infaz
Bir tek bakışıyla suyum ısınır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Uçurumun kenanndayım Hızır
Ben fakir
En hakir
Bin taksir
Cahil cesaretimi alem tanır
Ateşten
Kalleşten
Mızrakla gürzden
Dabbetülarzdan
Deccaldan, yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben
Tir tir titriyorum Gülceden
Ödüm patlıyor Gülceye bakmaktan
Nutkum tutuluyor, ürperiyorum
Saniyeler gözlerimde birer can
Her saniyede bir can veriyorum
Ömer Lütfü Mete
1 entry daha