yazarların ruh hali
-
kelebeklerin yanı başında uçası var -
1 saat boyunca iphone için en iyi kamera ayarları/pil performası vs. tavsiye videoları izledim. 2-3 gündür içimdeki keyifsizlik çok tuhaf bir halde. Gidip uyumaya çalışmalıyım sözlük. -
muharebe alanını bırakıp gitmenin zamanıdır diye düşünüyor. hoş emin de olamıyor ama... kazanılamayacak savaştan çıkmanın da bir çeşit zafer olduğunu sanıyor! -
Bugün ilişkim bitti sözlük. Yani o kadar yoruldum ki çocuk gibi birinin "bitiriyorum" deyip bitirmesinden 4-5 kere. Bu sefer gerçekten bitti.
Ha arif sanma ki bundan sonra tekrar birine şans verir. Sanma ki tekrar birinin mükemmel ilk ciddi ilişkisi olur.
2 günlük ömrüm kalmış, yeter da. -
su an biraz heyecanlıyım ramazan ayı geldiği için. ramazanda yediğim yemeğin tadı hep başka oluyo ya. bide agora avm de ramazan menüsü hediye ediyolarmış.ben koşarak gidicem çünkü neden olmasın -
zor. "ne demek şimdi bu yâ hu?" belki de anlamaktasın içerimdekiyi sızıyı. sen doktor musun -ki? elinde neşter ile ur deşmeye çabalarsın. zor değil midir hayat şimdi pespaye ortamlardan doğar iken gökyüzü?
her şeyini kaybet-miş bir adama kim yaklaşabilir? "dokunamadım sana, ellerim neşter idi çünkü..."
bana yazar mısın? dertleşmek istiyorum. -
Artık ilacımdan mıdır bilmiyorum, şu anda aklımda 3 şey var:
1- Dün Hakmar'dan aldığım haşhaşlı ve acılı mısır cipsi tam bir f/p ürünü idi. Markası adios idi sanırım.
2- Burnum kapalı olduğu için, ki 3-4 gün önce üşüttüm, tat iptal sözlük.
3- Kimse farkında mı bilmiyorum ama son 1 haftadır sanırım, her geçen gün dolar'a karşı türk liramız 0,01₺ gibi bir değer kaybı yaşıyor.
Diğer dertlerimi vs. yazmaya halim yok. Teşekkürler selectra.
Bloguma yazasım var mesela, ama yazasım da yok aynı zamanda. Neyse dur gece moduma geçmeyeyim iyice.'*' -
öyle tuhaf ki zamanlar hep. artık tuhaflık bile normalleşti! -
Yani nasıl bir dibi gördüysem bilemiyorum, geçen hafta cumartesi sabahına bir epilepsi krizi ile uyandım/uyandırdım. Nöbet esnasında sanırım ki, bilemiyoruz hala, gözüme mi vurdum yoksa gözümü mü yastığa sürttüm; sol gözüm şiş şekilde kendime geldim. 1 hafta içinde tam 6 doktor gördüm. 1 tane acil, 3 tane göz, 1 tane nöroloji, 1 tane psikiyatri doktoru.
Onca şey var aklımda. Tek bildiğim ve en çok şükrettiğimse, gözlerimin görüyor olması. Çünkü 1 hafta tek gözümün bandajlı haliyle dolaşmam, bilmem kaç solüsyonla acısa da gözümü takip etmeye çalışmam, dilimi ısırmamdan gelen klasik dil ısırma acısı... say say bitmez. Daha içmeye başladığım minik koyu çimen yeşili antidepresanımdan bahsetmiyorum bile.
En iyisi ekrandan uzaklaşayım. Çünkü kriz gecesi hatırladığım dışarıdan geç geldiğim, 2 gibi uyuduğum, iki gözümün de ekrana bakmaktan çok ağrıdığıydı. Yani bana "ekran ve stres/sıkıntı yasak"
Başka ne yasaklar var da yazmayacağım sözlük. -
sözlüğe ilk girdiğim zamanlarda olduğu gibi yine okulum kapatıldı ve ben bu yüzden yine eve sıkıştım, kurtulmak için aylarca üniversite sınavına çalışıp gecemi gündüzüme katmıştım. üzgünüm -
bir şeyler yapıyorum,
yürüyorum,
koşuyorum,
yemek yiyorum,
yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum
ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde.
sanki içimde derin bir hiçlik var.
(bkz: zülfü livaneli ) -
donmuş bir anda sanki... -
Cuma akşamı arkadaşların evine gittim. Cumartesi sabahı da kahvaltı yaptık birlikte. Elimiz boş gitmedik tabi. Bir adet çok sevdiğimiz prosecco'dan götürdük. Ona da zam gelmiş malum, 260₺ olmuş. Yani bir şişe köpüklü beyaz şarap...
Şimdi çalışmadığım için, öyle eli bol da olamıyorum; ama bizim arif yani ben, durur mu? Durmaz. Arkadaşım Akbank'dan yeni hesap açtığı için ona tam 5 bin ₺ chip para kazanma yöntemini anlattım. Üstelik bir 100₺ chip daha kazandırdım. Hatta bunları yaparken bir 200₺ de ben kazandım onun üzerinden.
Sonra bana arkadaşım "ya arif sen işe girme bence, böyle bankaları sömürerek epey kazanıyorsun valla" dedi. Güldüm, güldük.
Güldüm sözlük.
Aslında ağladım da güldüm gibi gözüktü.
O şaraptan o akşam içmedim bile.
1 bilemedin, 2 kadeh şarap düşecekti bana. 2 kadeh değil, 2 şişe içsem o anda anca bütün melankolik halimi paklardı. Ama hiç içmedim. Erkek arkadaşıma bıraktım payımı.
Pek alkol kullanan biri değilim. Ama son 3 aydır 3-4 kere Taksim'de Kulp isminde bir mekana cümbür cemaat gidip eğlenmiş(!) ve gözyaşlarımı içime atmış hallerim oldu. Ondan önceleri ağzıma sürmemeye özen gösterirdim.
Depresyon kötü bir şey sözlük.
Ben gidip bloguma bir şeyler karalayayım en iyisi. -
Suçlu hissediyorum yediklerimden ötürü. -
Boş boş gülümsüyorum; ama içimden. Hani böyle antidepresan içmiş de anlamsız olan gülümsemelerden. -
yeni bir duyuruya kadar boşverme kampanyamız başlamıştır. -
bazen fermente armut yiyip sarhoş olan sincap gibi hissediyorum -
akıl ve ruh sağlığımın uçurumundayım. -
Musa Eroğlu Cem Adrian düeti. -
"kimin ülkesinden geçsem
şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim,"
