yaşasın ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize

  • türkiyede her yere asmak istediğim cümledir. aslında kendileri bir onur ünlü şiirirdir. ancak asmi bence bu ülke için 3456567 yıldır yapılan en doğru ve haklı tespit olabilir.
    sahi ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize bi yerlerde bi gökkuşağı kullansan eşcinsellikle "suçlanıyorsun" dinine dair bi şeyler söylesen yobazlıkla alkol kullansan ayyaşlık ve dinsizlikle... sürer gider bu liste
    allah aşkına bi salsın herkes herkesi nefretimizde boğulmak üzereyiz nooolur. kim ne yapmak istiyorsa yapsın
  • aslında mesele ideolojik yaklaşmak değil de mesele o ideolojileri savunların her şeyi körü körüne savunmaları. bizi ayrıştıran bu işte. mesela biri aşırı dindar diyelim, bu dindarlığı kimseye dayatma olarak kullanmıyorsa ya da birinin alkolüne sosyla hayatına saygı duyuyorsa o insan en aydın insandan daha aydındır benim için, mesele dinle ilgili değil insanın kendini geliştirmesi ile ilgili yani ama bizim ülkemizde tutucu kesim seküler kesime nefretle baktığı için keza aynı şekilde seküler kesiminde dindarlara aynı şekilde baktığı için ayrışıyoruz. akp li chp li kişiden nefret eder ama asla saygı gösterme erdeminde bulunmaz aynı şey chp li kesim içinde geçerlidir. insanlığını, kültürel, anlayışlı ve saygılı taraflarımızı geliştirmediğimiz için bu böyle devam eder gider. bizi ayıran ideoloji değil yani insanlarımızın gelişmemişliği. biri alkol kullanıyormuş, çok doğal :) ya da diğeri namazında niyazındaymış e bu da doğal :) ama bunlar birbirine saygı duymuyor ve her ikisi de bir diğerini kendi tarafına çekmeye çalışıyor :) bak bu çok gereksiz ve çok yanlış bir hareket :) bizden bir cacık olmaz yani
  • ben de o radikal taraflardanım.
    ülke, anayasasında yazdığı gibi tam anlamıyla laik olmadığı sürece; din bağlantılı sapıklıklar, sapkınlıklar, suçlar gerektiği gibi cezalandırılmadığı sürece; 5 yaşındaki çocuğa türban takıldığı sürece, benim gibiler ve yobazlar hiç bir zaman ortak paydada buluşamayacaktır. benim eşime, ablama, kızıma başı açık diye, giyimi kuşamı mutaasıp değil diye orospu gözüyle bakan, taciz eden, tecavüz eden insan artıklarıyla hangi ortak çatıda buluşacağız? çağ dışı olan, elbet yok olacaktır; nefret ede ede yok olmalarını bekliyoruz ne yapalım.

    ülkedeki herkes gri değil, simsiyah insanlar var, sayın başlık sahibi. keşke dünya şairlerin istediği gibi olsa...
    olmaz.
  • bir 'ah muhsin ünlü' şiiridir. 'bağzıları' isimli müzik grubu tarafından 2016 yılında bestelenmiştir.

    "bazen çok korkuyorum. ama bu; aslanlarımı açıklamama engel olmuyor" diye başlayıp "siz hiç yahudi bir minibüs şöförü düşlediniz mi?" diye biten bu güzide şiir, şahsım tarafından oldukça başarılı bulunup, türk edebiyatında örneği az rastalanan türdendir.

    filmlerinde olduğu gibi şiirinde de sıradanlıktan uzak ve özgün olan onur ünlü'nün dünyasını anlamak isteyenler için "gidiyorum bu*" isimli şiir kitabının okunmasını defaatle tavsiye ederim.

    -şiir:
    -bahsi geçen beste: Bağzıları-Zaten kırılmış bir kızsın





  • Türkiye Cumhuriyetini kuran temel ideolojiyi körü körüne savunmanın yanlış bir hareket olmadığını düşünüyorum.Eğer yetiştirmek ve görmek istediğiniz insanların apolitik olmasını istiyorsanız ideolojilere karşı olabilirsiniz ve bu aradığınız kesim zaten şuan gençliğin büyük çoğunluğunu oluşturuyor.İdeolojik savaşım olmazsa ne teknojik ne de sanatsal gelişim olur.Gönül isterdi ki siyasete gerek olmayan tüm ihtiyaçlarımızı komünal bir düzende karşıladığımız bir dünyada yaşayalım.Ama dünyamızın şartları yukarıda söylediklerimi doğruluyor.
  • Günümüz ayrışmasının temeli, özellikle siyasilerin kendi varlıklarını idame ettirme adına, ele geçirip sahiplenip birbirlerine karşı kullandıkları argümanlardır.
    Bir tarafta atatürkçü laik kesim ,
    Diğer tarafta muhafazakar dindar kesim.
    Bu iki olguyu birbirinden çok ayrı, birbirinin zıttı, birbirinin düşmanı gibi gösterip, bunu siyasi emellere alet etme alışkanlığı var bu ülkede.
    Bu da toplumun hemen her konuda birbiriyle ters düşen iki ana gruba ayrılmasına sebep olmakta .
    Din , kabul etseniz de etmeseniz de bir tabu bu coğrafyada.
    Hicbir biçimde konuşamaz, irdeleyemez eleştiremezsin.
    Sorun da tam burda başlamakta .
    dini ele geçirenler de sonsuz sınırsız haklara sahip olur bir anda , konuşulmaz eleştirilmez mutlak itaat edilir zırhına bürünürler , tıpkı dinde olduğu gibi.
    Bu da toplumsal huzurun sağlanmasının önüne geçer.
    Iste atatürkün getirdigi laiklik ilkesi tam da bunun önüne geçer, toplumun bu bölünmenin içine düşmesine engel olur .
    Bu anlaşıldığı, din olması gerektiği gibi tanrı ile kul arasına geri döndüğü an , toplumdaki bir çok ayrışma sebebi de kendiliğinden ortadan kalkacaktır, tıpkı 20 yıl önce olduğu gibi .
    Hatırlayanlar o dönem toplumdaki bu ayrışmanın şimdiki kadar olmadığını teyid edeceklerdir .