yaşamak
-
Yazıklanacak tek şey şimdiydi, bugündü sadece edilgen bir tutumla katlandığım, bana ne armağanlar sunmuş, ne beni fazla sarsmış bu sayısız saatler ve günlerdi.
(bkz: Bozkırkurdu) - (bkz: Herman Hesse)
-
Yaşamak Debelenir İçimde Kıvrak ve Küheylân...
ismet özel, yaşamak umrumdadır. -
Zor olsa da idare ediyoz be hocam denilesi durum. -
Hayatın akışında insan gibi hissedemeden günleri geçirmek.
Nazım gibi yaşamayı şöyle düşleyip de becerememek üzüyor.
"Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
Yani bütün işin gücün yaşamak olacak. "
(bkz: nazım hikmet)
(bkz: yaşamaya dair) -
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim... -
Ne yaşamak tasası, ne dünyanın yasası,
Ne de bir kaygı kalır can yükünü derince. -
"Yaşamak,
kendi kendini adam etmektir.
Zeka ve bilgiyi kullanarak
etinden kemiğinden
kendi heykelini yapmaktır."
(bkz: goethe) -
Yaşamak dediğin nedir ki
şunun şurasında?
ölümüne nefes almaktan b/aşka?..
ışıl
-
hayatta kalmakla karıştırdığımız kavram. bu yaşamak değil, bu hayatta kalmak. yaşamak ümidiyle.
