yaratılış teorisi
-
türklerden örnek verecek olursak, yaratılış destanı yani ergenekon destanını örnek verebiliriz. Moğol iline, Oğuz Han soyundan İl Han padişah olur. Tatarlar ile savaş olur ve İl Han'ın ordusu yenilir. Tatarlar, büyükleri öldürür, küçükleri tutsak efendilerinin boy adını alır.
bir tane daha vardır o da Altay destanıdır,
altay destanı ise,
Türklerin Altay-Yakut zamanında çıkan bir destandır. Ayrıca ilk Türk destanlarından olma özelliğine de sahiptir. rivayetlere göre Asya kıtasının çeşitli bölgelerinde yaşayan Türk boyları ve Altay Türkleri arasında geçtiği söylenmektedir.
Türk destanlarının bilinenleri arasında en eskisidir. V. Radlov tarafından saptanıp yazıya geçirilmiştir. Kahramanlarının olağanüstü eylemlerini coşkulu, törensel bir üslupla anlatan ve genellikle birkaç bölümden oluşan manzum yapıtlardır. Bilinen en eski edebiyat türlerinden biridir.
Altay Dağları’nda söylenen yaratılış ve türeyiş destanları, yalnızca Türklerin değil; bütün Orta Asya ile Sibirya’nın bile, en gelişmiş ve üzerinde ilgi ile durulan mitoloji verileridir.
-
Böyle bir teori yoktur. Yaratılış bir inançtır aynı biyolojik evrimin ortak ata ve türler arası geçiş iddiası gibi. Çünkü bilimsel metotlarla kanıtlanması mümkün değildir. Her ikisi için Ancak mukayese ve karşılaştırmalara dayalı tahminlerde bulunursunuz. Bunlar evrim teorisi için bilimsel metot olarak kabul edildiği için günümüzde kanıt diye önümüze konmaktadır. Biyolojik evrimin, türlerin evrimi yani gelişiminin kabul edilen Kanıtları mevcuttur.
Yaratılış inancı kabulü gerektirir. Milyonlarca yıl önce yaratılmış canlıların DNA ları incelendiğinde günümüzde ki türleri ile büyük ölçüde benzer olması, türlerin müstakil yaratıldığına dair mukayese yolu ile kanıt sunmak olur. Aynı evrim teorisyenlerinin gen havuzlarında ki ortak genlerden yola çıkarak ortak ata formülüne vardıkları gibi.
