yanlış kişiyi sevmek
-
doğrusunu hiç sevemedik -
Istiraptir. Gencligimde tasrada bir hakime sevdalanmistim. Olur mu olmaz mi demeye kalmadan abayi yakmis bulunduk. Nasil acilirim ne derim kabul eder mi etse sonu nereye varir diye dusunurken en sonunda careyi sehri terk etmekte bulmustum. Son bi goreyim vedalasim dedim yanina gittim. Hakime hanim ben gidiyorum dedim. Neden diye sordu ulan senin sevdandan yandim kul oldum diyemedim. Oyle icap ediyor dedim. Neyse vedalastik. Otogara bindim otobuse bir de ne goreyim. Benim gidecegim otobuse bilet almis. Hem de cift koltuk satin almis. Kadin milletinden korkacaksin abi. Gittigin yere beni de gotur demesin mi. Ah ulan ah. Ne gunlerdi be. Ama dedigim gibi istiraptir. Sonra gitti bi savciyla evlendi zalimin kizi. Bak Rahmetli dedemin lafi aklima geldi. Evlat, davul bile dengi dengine vurur. Evlenecegin kadini iyi sec. Statu farki olmasin. Olursa sayet esikten her gecisinde essegin siki alnina alnina vurur. Hayat sana zehir olur derdi. Vay be. Hizli zamanlarimizdi. Gecti gitti.
-
şu zamana kadar yaptığım en iyi iş olabilir. bir de üzerine verdiğim emekler, yaptığım fedakarlıklar... aman aman... doğru insana o çabayı harcamak için sabırla bekliyorum. çünkü ben gönül bağı kurduğum her şeye müthiş bir sadaketle bağlıyımdır. -
bir yaratımdır sanırım. insan seveceği kişiyi kendi yaratır. nietzche'nin deyimi ile; "insanları sevdiğinizi söylüyorsunuz ama daha derine indiğinizde sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz.
siz bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz." bu durumlar dışında yanlış kişiyi sevmek sanısına kapıldıktan sonra artık bağlanmamak hususunu değerlendirmek lazımdır. kendini prangalar ile bağlamak aşkın insanın gözlerini kör etme durumda aşkın ne kadar da kötü bir şey olduğunu görebiliriz belki de. zordur. sonrasında gelen o'nsuzluk hissi duygudurum bozukluklarına dahi yol açabilir. tecrübe ile sabittir. -
eninde sonunda!
üzerine yıkılacağını bildiğin duvarları,
ev bilmek...
