yalnızlık
-
alışıldığında vazgeçemeyeceğiniz eylemdir.
genellikle bir kaçıştır.
insan ait olmadığı bir kalabalıkta yalnızlaşabilir. -
ıslak gecenin karanlığı eşliğinde uzunca yürüdüm. gelecekteki geçmişlerin hüznü vardı içimde. rüzgar, yalnızlığımın tozunu aldı, biraz daha rahat nefes alabilmeye başladım.
neredeyse tepeye varacakken neredeyse olduğun yere geri dönmek sıkıcı bir hal almaya başladı. neredeyse yalnız ya da yalnız değilsin. geçen evrenin sırrını çözmeye 5 dakika kala bu sefer de ben vazgeçtim. evet, bunun suçlusu benim, günahı benim boynuma.
pamuk ipliğine bağlı benler, senler. kadife bez ile sarılı soğuk çelikten artık kalbim. kadife bez de görülmez, kimse yırtamaz o yüzden. ben bilirim ama, belki de biraz fazlasıyla. istemiyorum diye değil daha güzel inanmak için sadece. -
Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş ama sen gitme ben cahil kalayım,diyen değerli şair özetlemiş aslında. (bkz: nazım Hikmet ) -
Hani Nazım diyor ya,küstürmeyin insanları sonra her şeyden vazgeçiyorlar...Nerede bir yalnızlık varsa onu seçiyorlar, öyle işte benim için yalnızlık.. -
Bazen çevrende özür dileyeceğin kimsenin bile kalmaması. -
alışınca yakanızı bırakmayan hede. -
dünyanın en özgür eylemi, bununla mutlu olmak da en güçlü eylemi. -
yanlış yazımı "yanlızlık"tır. -
insanın doğasına aykırı durumlardan biridir. insan sosyaldir, sosyalleşin. -
Kimi zaman, büyük edebi eserlerin yazılış sürecinde ilham tohumlarının filizlenmesi için gerekli olan verimli topraktır. -
zaman zaman gereken yaşam biçimidir. insan arada da olsa yalnız kalmalıdır. kendi başına kalmalı ve uzun uzadıya düşünmelidir. hayatını, geçmişini, yaptıklarını, yapamadıklarını... yani kısaca muhasebe etmelidir hayatını. aynı zamanda çalışmak için de yalnız kalmak gerekir. -
her şart ve koşulda kendi kendine konuşmak. -
carl jung'un sevdiğim bir sözü vardır.
''Yalnızlık, insanın çevresinde insan olmaması demek değildir. İnsan kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu bazı görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder.” -
Çok farklı durumları içinde barındırabilen bir kelimedir. Herkes kendi anlamını yükler, aslında birçok kelimeye/duyguya/duruma olduğu gibi. Bizim oralarda ise;
Gece gelir yalnız kalma arzusu ve korkusu. Kimi zaman aytmatov'un asırlık günlerinin ev sahibi çöllerdeki tren istasyonu kadar sıkıcı, kimi zaman da atay'ın umut hastalığına yakalanan demiryolu hikayecisi kadar çaresiz hissettirir. Ama gün gelir mumun alevinde sadece kendi nefesimiz iz bıraksın, o gece o yıldıza sadece biz "benim" diyelim, bu defa sessizliğin mimarı sadece biz olalım isteriz. Böyle zamanda bulursanız yalnızlığınızı, o hazzı tarif edemedim bilen bilir. Bir de bu durumdan korku mu yoksa haz mı duyduğunu bilmeyenler var ki onlara bulaşmayalım. Ayrıca, düşünmeyi sevenlerden kendi çığlıklarına sağır olanlar için de donanımlı bir dağ evidir yalnızlık.
'*' -
Günümüz teknolojisinin iletişimi kolaylaştırması beklenirken karşı komşumuza bile selam verme gereği duymadan geldiğimiz,geleceğimiz durum. -
insan bir ölümü bir de ondan beter yalnızlığı istemez ama ikisi de muhakkak başına gelir insanın bir yalnız yaşama sırasında. -
"bu kalabalık içinde yapayalnız hissetmektense dünyanın bir ucunda bir başımayım." -
Yalnızlık, kişinin sahip olduğu kitap sayısıyla ölçülebilen, tercih edilmiş bir ‘uzak durma’ faaliyetidir demiş ali lidar.. -
böyle bir şey mümkün değildir. -
hiçbir çaba göstermeden elde edilebilecek bir ütopyadır. kesinlikle basit bir şey değildir, her yalnızım diye yakınan "basitçik" de yalnız değildir.
