yalnızlığın anlaşıldığı anlar

  • Tek başına hastaneye gidip muayene sırası beklenen andır.
  • Bu başlığa entry girilen andır. Eğer başlığı okur okumaz yazacağınız maddeler aklınız da uçuşuyorsa tebrikler mis gibi yalnızsınız ama iki saat boş boş bakıp ne yazsam diyorsanız çokta zorlamayın karışın kalabalığınıza.
  • bir türk dizisinde görmüştüm:
    - ''yalnızlık, evine karpuz bile alamamaktır.''
    ayrıca akşam yemeklerini düzenli olarak tek başına yemekte ağır bir yalnızlık göstergesidir.
  • telefon rehberini üç tur dolaşıp da arayıp "canım sıkkın yaa" diyecek birinin olmadığını görmek.
  • Bazen bir kaldırımda yürürken anımsarım yalnızlığımı. Oturmuş bir yerde çay içerken veya. Uyumadan önce mesela. Ya da ansızın çıkar karşıma. Yanımda birilerinin olması değiştirmez bu durumu. Yalnızlık öyle tek kalmak gibi bir mesele değil zira. Kalabalıklar içinde iliklerinize kadar hissedebilirsiniz. Herkes kadar benimki de. Herkesten biraz farklı belki. Ben yalnızlığımı kendimle konuşmaya başladığımda fark ederim. Belki aklımla aram yok, Adına yalnızlık koydum. Fark etmez. Birisi bir şey anlatırken başka biriyle konuştuğum da çok oldu benim. Nereye gidersem gideyim. Tek bedende iki kişiydim. Ya da tek bedenin iki gölgesiydim. Ve hep bildim. Bu yalnızlığımdan. Nereye gidersem gideyim. Kurtulamadım bu yalnızlığımdan.
  • "-seviyordum be abi!
    +nasıl seviyordun, hidayet?
    -deli gibi be abi! gün onunla ağarıyordu. ben susam helvası satarım abi gündüzleri. cebin de mis gibi simit kokuyor abi. gün onunla ağarır; onunla kararırdı. bir dakkam yoktu onu düşünmediğim. abi, rüyada gbi yaşardım. her laf gelir gider ona dayanırdı. insanlar bana bir laf söylerdi. o ne cevap verebilir, diye düşünürdüm. bir şey alacak olsam o alır mıydı acaba, derdim. bir şey yesem içime sinmezdi. biri yol sorsa o gösterir miydi diye kafama sormayınca ve içimde o yol göstermeyince aptal aptal bakardım. bir güzel şey görsem ona göstermezsem, gösteremediğim için zevk alamazdım güzel şeyden."
  • Ekli fotoğrafta hüzün dolu bir tanesiyle karşılaştığım anlardır.
    fotoğrafa buradan
  • Seni anlayan kimsenin olmadığı zamanlar
  • Sevdiceğinizle, her türlü sosyal ağdan birbirinize sürekli olarak gerekli gereksiz linkler atıp üzerine konuşuyorsanız, ilişki bittiğinde, kendinizi, gördüğünüz herhangi bir şeyi onunla paylaşmak arzusu duyarken yakaladığınız anla aynı zamana tekabül etmektedir.
  • Sevdiğin insanın/insanların hayallerinde yer almadığını fark ettiğin andır.
  • Her an
  • Etrafınızdaki büyük kalabalığın, hata yapmanızı bekleyen kan emiciler olduğunu fark ettiğiniz anlardır. Halbuki onlar ne samimi, ne güzel görünürler.
  • Mutluluğu ve üzüntüyü paylaşacak kimse bulamadığımız zamanlardır.
  • kapıya çarptığında pardon dediğin andır.
  • anlatsam dâhi anla-ya-mayacağını anladığım ân
  • gölgene bakarak yürürken...
  • (bkz: Sesinin kısıldığını pizza söylerken farketmek)
  • işin ilk günü
  • Tek başıMa yemek yerken başka bir tekin gelip çaprazımda oturmasıyla an itibariyle gerçekleşmiş durumdur. Neyse ki amca çok sevimli şükür, farkında olmadan sebep olduğu duruma ilaç olmasını bildi.
  • Ruhunla bile aynı şeyi hissedemiyor olmak.
/ 4