yalnızlığın anlaşıldığı anlar
-
hiçbir şeyden zevk almamak. -
Üniversitenin ilk günü -
bilekliğini dişlerinle bağlamayı öğrendiğin an. -
1 çatal, 1 bıçak, 1 kaşık, 1 bardak, 1 tabak. her şey tek. -
Sevindiğin yada moralini bozan bişeyi paylaşacak kimseyi bulamadığın an. -
Kendini bir çok insan içinde yalnız hissediyorsan, gerçekten yalnızsındır. -
komik bir karikatür gördüğünde kimseyle paylaşamamak. -
Ruhunla bile aynı şeyi hissedemiyor olmak. -
Tek başıMa yemek yerken başka bir tekin gelip çaprazımda oturmasıyla an itibariyle gerçekleşmiş durumdur. Neyse ki amca çok sevimli şükür, farkında olmadan sebep olduğu duruma ilaç olmasını bildi. -
işin ilk günü -
(bkz: Sesinin kısıldığını pizza söylerken farketmek) -
gölgene bakarak yürürken... -
anlatsam dâhi anla-ya-mayacağını anladığım ân -
kapıya çarptığında pardon dediğin andır. -
Mutluluğu ve üzüntüyü paylaşacak kimse bulamadığımız zamanlardır. -
Etrafınızdaki büyük kalabalığın, hata yapmanızı bekleyen kan emiciler olduğunu fark ettiğiniz anlardır. Halbuki onlar ne samimi, ne güzel görünürler. -
Her an -
Sevdiğin insanın/insanların hayallerinde yer almadığını fark ettiğin andır. -
Sevdiceğinizle, her türlü sosyal ağdan birbirinize sürekli olarak gerekli gereksiz linkler atıp üzerine konuşuyorsanız, ilişki bittiğinde, kendinizi, gördüğünüz herhangi bir şeyi onunla paylaşmak arzusu duyarken yakaladığınız anla aynı zamana tekabül etmektedir. -
Seni anlayan kimsenin olmadığı zamanlar
