yalnız olmak
-
sözlükte tek başıma dolaştığım saniyelerde daha yoğun bir şekilde hissettiğim şey ve açmak istediğim başlık. -
kayıtlara tedavi amaçlı gelen hasta diye geçmenize neden olur.
Hastanın şikayetine dikkat.
yalnızlık -
Bir mucize olsun ve artık insanlar göründükleri gibi değil oldukları gibi davransın. Bir mucize olsun ve bazı aşklar bu kadar imkansız olmasın. Bir mucize olsun ve imkansızlık denen şey artık olmasın. Bir mucize olsun artık ve damlattığımız göz yaşı bir kez olsun mutluluktan olsun...
Bir Mucize Olsun ve artık yalnızlık ile anılmıyalım. -
Kafanızı dinlemek, kendinizle yüzleşmek ve kimsenin sizi üzemeyeği bir durumda olmak... -
kalabalıktan, işlerden, hayattan bunalıp tek başına kalma isteği/durumu -
sürekli olunca adamı deli eden durum ! -
bir tercihse eğer ne âlâ. lakin birde yalnız kalmak var. yani zorunda olmak. öyle olması gerekiyor durumu hani.'*'
dünyada kimsenin sizi anlamaması ve anlamayacak olması mesela. ya da aileni kaybetmek mesela. göçüp gitmeleri ve asla yeri dolmaması durumu. bunun kadar ağır, yaralayıcı bir durum/duygu yoktur. eğer yalnız olmayı tercih edip sevebiliyorsanız bence güçlü ve kendini seven bir insansınız. lakin bundan kaçıyorsanız hayat sizin için çokta kolay olmayacak.
henüz yalnız kalmak zorunda kalmadıysanız başınıza gelmeden -yalnız olmayı- tadın derim. çünkü hayatta her an her şey olabilir ve bir anda yalnız kalabilir, o çok korktuğunuz yalnızlık ile yüzleşmek durumunda olabilirsiniz. ve bunu öncesinde yapmış olursanız bazı şeyler sizin için daha kolay olur.
(bkz: yalnız kalmak) -
omuzlarda ağır bir yük, kalbinde ise kimsesizliğin verdiği bir acıdır. -
kimi zaman ihtiyaç duyulan, kimi zaman kendinden bıktıran eylem. -
İnsanın ruhen veya fiziken veya her iki yönden de kendisini tek başına hissetmesi durumudur. -
Yanında insanlar olsada kendi içinde hissettiğin durum. -
insanlıktan soyutlanma halidir.