vincent van gogh

6 entry daha

  • bu bir itiraf olabilirdi elbette hayatını konu alan (bkz: loving vincent ) filminde ağlamıştım. bazı insanların hayatı dünyaya kurşun gibi ağır gelebiliyor.
    bu da filmden harika bir müzik
  • sien için yazılmış, okunmuş bir şarkı eklemek istediğim ressam.
    Korhan Futacı&Kara Orkestra-Sien
  • eski rahip, sien serisindeki modeli clasina maria hoornik isimli fahişelik yapan ve iki çocuğu (biri karnında) olan bu kadına aşkından ötürü kulağını kesen (bilindiği gibi kulak memesinden küçük bir parça kesmemiş, kulağını kesmiştir), sarı renge olan sevdasından ötürü yemeklerine bu renk boyayı katan (bkz: van gogh sarısı), yaşarken hiçbir resmi satılmamış hatta sefalet içinde bir yaşam sürmüş, 1890 yılında göğsüne sıktığı kurşunla intihar eden ressam. değeri öldükten sonra anlaşılmıştır. amsterdam'da bulunan ismine özel müzede eserleri ve taslak çizimleri sergilenmektedir. (bkz: van gogh müzesi)

    not-1: kulak kesmesiyle ilgili birçok farklı hikaye bulunmaktadır.
    not-2: bir dönem kendi isteğiyle akıl hastanesinde yatmıştır.
    not-3: vincent van gogh hakkında çekilmiş 6 farklı film vardır. (belki daha fazla olabilir, ben 6 tanesini biliyorum.)
    not-4: kardeşine yazdığı mektuplar, theo'ya mektuplar ismi ile basılmıştır.
    not-5: ölümü ile ilgili şüpheler bulunmakla birlikte olayın intihar değil cinayet olduğunu söyleyenler vardır.

    edmund blair leighton'dan sonra en çok sevdiğim ressamdır. starry night isimli tablosu favorim. otoportrelerinde çoğu ressama göre başarılı olduğunu düşünüyorum. ilk zamanlar yaptığı koyu tonlardaki resimler (bkz: patates yiyenler) yerine sarı rengin çoğunlukta olduğu eserlerini daha çok beğeniyorum.
    son olarak pieta isimli eserinde mesih'i, van gogh'un otoportrelerine benzeten sadece ben miyim? kasti bir durum mu? pieta isimli resmi

    e: küçük imla hataları
  • Hollandalı ressam. Kendisine derin bir hayranlık duyuyorum. Yaşadığı dönemlerde hiçbir tablosunu satamadığı halde resim yapmaktan vazgeçmemesi takdir edilecek bir davranıştır. kardeşi theo'dan para isteyemediği dönemlerde yeni resimler çizmek için eski çizimlerini silmiştir. Yaşamının son anlarını bir akıl hastanesinde geçirmiş olan Van gogh tabloları sayesinde, bir delinin gözünden hayatın renkleri görebiliyoruz. Sanırım beni en çok etkileyen yanı bu. Tüm hastalık süreci boyunca resim yapmayı sürdürdüğü için tablolarında hayata karşı değişen algısı yakalayabilmek mümkün. Eğer bir gün yolunuz Amsterdam'a düşerse, tüm eserlerinin sergilendiği müzeyi ziyaret etmenizi şiddetle tavsiye ederim.
    *
  • (bkz: eski kulağı kesiklerden) *
6 entry daha