üzücü durumlar

  • sensiz mutlu olduğunu ve güldüğünü görmek.
  • obezitenin arttığı dünyada çocukların açlık ve susuzluktan ölmesi ve bir annenin evladını kaybetmesi kadar üzücü olamaz hiç bir şey.
  • üniversite mezuniyetimin olamayacak olmasını bilmek.
    halbuki okul uzayınca son yılımda her şeye katılıp tadını çıkaracağım demiştim.
  • insanın sevdiği biriyle konuşmaya ihtiyaç duyduğu bir anda, sevdiğinin ona ayıracak zamanı olmadığını fark etmek.
  • Bir gün ölecek olmak.
  • Elin kolun bağlı, çaresiz kaldığın anlar kadar Üzücü bir şey yoktur
  • sokakta neşeli bir şekilde yürürken bir anda karşınıza çıkan masum bir küçük çocuğun dilencilik yapıyor olması.
  • Eğer farkındalığı yüksek biraz da hassas bir insansanız, dünyanın öbür ucunda yaşanan acı bir duruma karşı bile üzülebilirsiniz. Tam tersi yapıda ise, burnunuzun ucundaki insanın ne halde olduğuna kör, sağır, dilsiz olursunuz. Kanser olma pahasına ilk grupta olmayı yeğlerim. ..
  • üzücü olan ne biliyor musun? her geçen gün insanlığa olan inancımı yitirmem.
  • 100.cü entrimi girdiğim başlığın bu olması kadar üzücü bir durum yok sanırım. 1 dk sanırım olay paradoksa girdi . üzücü durumlar başlığına girdiğim 100.cü entry nin üzücü durumu.
  • Artık insanları kırmaktan çekinmemem. Eskiden birinin üzülmemesi, kırılmaması için yeri gelir kendimden ödün verirdim. Ama artık kendimden ödün vermiyorum ve karşımdakilerin kırılmasını görmek bazen üzüyor. Vaktinde iyi niyetimin suistimal edilip daha acımasız ve merhametsiz hale getirilmiş olmam ise daha da çok üzüyor.

    edit: ekleme
  • 2 gün önce çok sevdiğim,öğrenciyken minibüs şöförlüğümüzü yapan ,köydeki evimize komşu ve eşimin amcası olan bir büyüğumüzü kaybettik.78 yaşındaydı kendisi.çığlıklara koştuk,adam yerde ,gelini kalp masajı yapıyor,eşi çığlık atıyor falan,içeri girince nabzı yok mu dedim,gelini" bilmiyorum"deyince nabzına baktım,nabız alamadım,belki heyecandandır dedim,sağlıkçı değilim ki,ilk kez nabız alamadığım bir durum,çocuklarla birbirimizde deneriz öğrensinler diye.nabız alamadım ve adam buz gibiydi,bir ara dudakları ve dili hafif kıpırdadı,hemen bizim arabaya taşıdık battaniyeye koyup.o an o battaniye elimden kaymasın diye resmen kenetlendim,etraftakilere "sakin olun" telkini verirken"kafasına dikkat et" derken, aslında kendim kalp hastasıyım,kendimden korkuyorum o an kalp çarpıntım gelir adamı kafa üstü merdivenerde düşünürsem diye.arabaya yatırdık, eşim düştü ilçenin yoluna,ambulansla yolda karşılaşmışlar,yarım saat kalp masajı yapılmış,sonra hastane ve o haber,artık amcamız yok.lanet okudum kendime niye ilk yardım öğrenmezsin,niye nabızdan emin olamadım,niye dudağı kıpırdadı diye kalbini dinlemekten hemen vazgeçip ambulansa yetiştirme gayretine düştüm.şimdi izledim kalp masajı videosu,bilinçli yaklaşıp müdahale edip,bir ihtimal onu hayata döndürebilirdim.işte bu duruma çok üzüldüm:(
  • Yeni tanıştığın insana babasının mesleğini sorup "benim babam vefat etti" yanıtını almak.
    Böyle beynimi falan delesim geliyor sanane ne soruyorsun diye.
  • Alttan çıt çıtlı badi
  • hem ayranımız döküldü hemde tatsız olaylar yaşandı
  • Birisi tarafından kırılmak ama onun zerre kadar farkında olmaması.
  • mutfakta kertenkele olması.
    üzücü demek az kalır gel de uyu şimdi.
  • insanların kolayca kırılabilir bir kalbe sahip olduğumu unutması.
  • - umursanmamak
    - istediğin şeyi o an yiyememek
    -ödevleri yetiştirememek
    -dersten çok küçük bir puanla kalmak
    ve sevgine karşılık bulamamak............ (bkz: sözlük duman altı..)
  • arkadaşım sandığın kişilerin aslında ne seninle ne hayallerinle alakası olmaması
    akrabalarının hayallerin üzerine perde çekme çabası
    ailenden birinin sana karşı sevgisiz olması

    not: unutmadan dostum dediğin kişinin bilmem kaçıncı flörtü için seni ihmal etmesi'*'
/ 2