üzücü durumlar
-
yaşadığı/duyduğu zaman insanı üzen durumlardır. mesela yalnız başına lahmacun yemek üzücüdür. -
üst katınızdaki bebeğin ağlama sesi... -
Evde veremedigi terbiyeyi ortalik yerde milletin gozu onunde vermeye calisan anne babalari gormek cok uzucu bir durumdur. Ha bir de cocugunun terbiyesizligiyle ovunen anne babalar vardir ki onlari gormek cok daha uzucu bir durumdur. Zavallilar. -
ruha batan tığların sebebi -
Hayatın en verimli yıllarını düzgün geçirememek. -
-uyku düzeninin olmaması.
-spor yapmamak.
-işsizlik. -
Aileden ayrılmak... -
yaşanması halinde üzüntü verir, koskoca uçakta bir tek sizin bavulunuzun kayıp olması gibi -
mahallede sevilip beslenilen hayvanların ölmesidir. çarpıp kaçan arabalara selam olsun, eyer bigün yakalarsam herhangi birinizi sonunuz pek hayırlı deyil,şimdiden uyarıyım.
-
arkadaşım sandığın kişilerin aslında ne seninle ne hayallerinle alakası olmaması
akrabalarının hayallerin üzerine perde çekme çabası
ailenden birinin sana karşı sevgisiz olması
not: unutmadan dostum dediğin kişinin bilmem kaçıncı flörtü için seni ihmal etmesi'*' -
- umursanmamak
- istediğin şeyi o an yiyememek
-ödevleri yetiştirememek
-dersten çok küçük bir puanla kalmak
ve sevgine karşılık bulamamak............ (bkz: sözlük duman altı..) -
insanların kolayca kırılabilir bir kalbe sahip olduğumu unutması. -
mutfakta kertenkele olması.
üzücü demek az kalır gel de uyu şimdi. -
Birisi tarafından kırılmak ama onun zerre kadar farkında olmaması. -
hem ayranımız döküldü hemde tatsız olaylar yaşandı -
Alttan çıt çıtlı badi -
Yeni tanıştığın insana babasının mesleğini sorup "benim babam vefat etti" yanıtını almak.
Böyle beynimi falan delesim geliyor sanane ne soruyorsun diye. -
2 gün önce çok sevdiğim,öğrenciyken minibüs şöförlüğümüzü yapan ,köydeki evimize komşu ve eşimin amcası olan bir büyüğumüzü kaybettik.78 yaşındaydı kendisi.çığlıklara koştuk,adam yerde ,gelini kalp masajı yapıyor,eşi çığlık atıyor falan,içeri girince nabzı yok mu dedim,gelini" bilmiyorum"deyince nabzına baktım,nabız alamadım,belki heyecandandır dedim,sağlıkçı değilim ki,ilk kez nabız alamadığım bir durum,çocuklarla birbirimizde deneriz öğrensinler diye.nabız alamadım ve adam buz gibiydi,bir ara dudakları ve dili hafif kıpırdadı,hemen bizim arabaya taşıdık battaniyeye koyup.o an o battaniye elimden kaymasın diye resmen kenetlendim,etraftakilere "sakin olun" telkini verirken"kafasına dikkat et" derken, aslında kendim kalp hastasıyım,kendimden korkuyorum o an kalp çarpıntım gelir adamı kafa üstü merdivenerde düşünürsem diye.arabaya yatırdık, eşim düştü ilçenin yoluna,ambulansla yolda karşılaşmışlar,yarım saat kalp masajı yapılmış,sonra hastane ve o haber,artık amcamız yok.lanet okudum kendime niye ilk yardım öğrenmezsin,niye nabızdan emin olamadım,niye dudağı kıpırdadı diye kalbini dinlemekten hemen vazgeçip ambulansa yetiştirme gayretine düştüm.şimdi izledim kalp masajı videosu,bilinçli yaklaşıp müdahale edip,bir ihtimal onu hayata döndürebilirdim.işte bu duruma çok üzüldüm:( -
Artık insanları kırmaktan çekinmemem. Eskiden birinin üzülmemesi, kırılmaması için yeri gelir kendimden ödün verirdim. Ama artık kendimden ödün vermiyorum ve karşımdakilerin kırılmasını görmek bazen üzüyor. Vaktinde iyi niyetimin suistimal edilip daha acımasız ve merhametsiz hale getirilmiş olmam ise daha da çok üzüyor.
edit: ekleme -
100.cü entrimi girdiğim başlığın bu olması kadar üzücü bir durum yok sanırım. 1 dk sanırım olay paradoksa girdi . üzücü durumlar başlığına girdiğim 100.cü entry nin üzücü durumu.
