unutmak

  • bilincin sahip olduğu bir bilgiyi kaybetmesi durumu.

    bir lanet mi yoksa bir lütuf mu olduğu tartışılır.
  • (bkz: lethe)
  • Unutma unutmadan olmuyor
    (bkz: sagopa kajmer)
  • (...)"insanın en iyi ve en acımasız özelliğidir unutmak. insan hata yapar, unutur, tekrarlar. tekrarlar özetidir hayatın. 'Tarih tekerrür eder.' diye boşuna dememişler herhalde. milyonlarca yıllık insan yaşamında elbet ki herkes bir şeyler düşündü ve çoğu aynıydı. neden biliyor musun? çünkü biz çevremizle şekilleniriz. yaptığımız her hareketin temelinde yetişme tarzımız yatar."(...)
  • Unutmak diye bir şey yok , sadece alışmak o
  • unuttuğumuzu düşündüğümüz lakin benliğimizin derinliklerinde çırpınan 'şey' belki hiç ihtimal vermediğimiz bir nesneye belki bir tada belki bir kokuya saklanmıştır ve bilincimizin aydınlık yüzeyine ulaşıp ulaşmaması onunla bir nesnede, kokuda, tatta yeniden karşılaşmamıza, karşılaşıp karşılaşmayacağımız ise ne kadar şanslı olup olmadığımıza bağlıdır belki de.
    unuttuk diyebilir miyiz.
  • Kalple değil, beyinle yapılır.
  • unutmak un kelimesinden gelirmiş, behzat ç deki son sahneyi hatırlatır hep bana. unutamazsınız sadece alışırsınız. çünkü; her yara bir iz bırakır.
  • unutulmaz, unutul-muş gibi yapılır, izi kalır.
  • unutmaya çalışıyorum. lakin gördüğüm, üzüyor. Aslında girip bakmamam gerek yazdıklarına. okumamam gerek. ne hali varsa görsün demek gerek. benim yerim çoktan dolmuş. onu görünce hüzün doluyor içime. ama var ya, ben bir gün unuturum birader. aha da buraya yazıyorum.
  • insan en çok unutmak istediği şeyleri unutmakta zorlanıyor.

    a bir de ufak bir tavsiye : eğer yapmanız gereken bir şeyi unutursanız arkadaşınıza çocuksu bir tatlılıkla "unuttummm : )" derserseniz daha az azar işitiyorsunuz.
  • Bir yengeç burcu insanının yapmakta zorlandığı eylemdir.
  • hatırlamak kavramının olması için unutmak vardır. unutmak vardır çünkü hatırlamak vardır. siz eğer unutmayı silmek istiyorsanız hatırlamayıda silmek zorundasınız. çünkü unutma ortadan kalkınca hatırlamanın önemi kalmaz, hatırlama diye bir şey olmaz.*
  • affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır demişler. Güzel demişler.
  • Öyle bir unutulacağız ki kendimizden şüphe edeceğiz. Acaba ben hiç yaşamadım mı diye.
  • Varlığına inanmadığım bir işlevdir. Hatırlama imkanı olduğu sürece bir şeyin unutulabileceğini sanmıyorum. Tam unuttum derken akla gelmeyeceği ne malum. Belki de var olan bir işlevdir. Ama düzgün çalışmıyordur. Hata raporu göndere basmak lazım. Ya da boşver gönderme.
  • çoğu anıyı unutmazken, herhangi basit şeyleri unutmak, en kötüsü birde saçmalaması.
  • (bkz: kahrolsun bağzı şeyler)
  • Bardaklar üzerinde uygulamayı sevdiğim eylem, evin her yerinde bir dünya bardak unuturum hep, annem bağırır sonra bardakları getirrr diye, bir bir toplar getiririz mutfağa. Hayat da böyle unuttuklarınızı gün gelecek beyninizin bi odasında toplayacaksınız diye edebiyat yapayım dedim ama olmadı napalım gecenin bu saati de böyle olsun
  • Ocakta unutulan yemeklerin,bugünün günlerden hangisi olduğunun,eski bir tanıdığın isminin vb.nin ötesinde de başarabildiğime inandığım bir eylemdir.