umut
8 entry daha
-
umut fakirin ekmeğidir. -
umudu olan insan o zamanın hiç gelmeyeceğinide biliyordur efenim. -
insanı ayakta tutandır. -
Aklıma şu sözü getiren kelime
(bkz: bir umuttur yaşamak)
Ya da bunu
(bkz: bir umuttur yaşatan insanı ) -
Artık varolmayan olgu. -
EL DEĞMEMİŞ SABIR
Tam da sabrının bittiğini sandığın bir anda,
Üzülme!
İçinde bir yerlerde
Henüz el değmemiş sabırlar vardır.
Tam da ümitlerinin tükendiğini sandığın bir anda,
Üzülme!
Keşfedilmemiş bir ülkede
Henüz güneş değmemiş ümitler vardır.
Tam da güzelliklerin kayıplarda olduğunu sandığında,
Üzülme!
Kalbinde kilitli unuttuğun sandıklarda
Henüz açılmamış güzellikler vardır.
Tam da kendini çaresiz hissettiğin bir anda,
Üzülme!
Gözünün önündeki perdenin arkasında
Henüz göremediğin çareler vardır.
Tam da acılara teslim olduğun bir anda,
Üzülme!
Güvercinlerin kanatlarında
Henüz yakalanamamış mutluluklar vardır.
k.kız -
Umut çok garip bir şey, insanı olduğundan daha aptal etmeye yetiyor.
(bkz: olduğu kadar güzeldik)
(bkz: mahir ünsal eriş) -
becel marka yağ paketinin içindeki jelatinin altında (oha tamlamayi kess) bulunan şifreyi hiç üşenmeden gönderilmesi gereken yere gondermektir.
Bu ara hayata bu umutla tutunacağım. O iphone'u kazanacağım. -
umut zeki insanların sahip olduğu şeydir. umutsuzluk fikri tamamen aptallıktır. Aslında tanımı daha güzel kavrayan başka bir sözcük ile devam etmek istiyorum (bkz: ye's). Ye's edip saçma saçma düşünenler ve hiçbir şey yapmayanlar zavallılardır. "Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun." (bkz: atiyi karanlık görerek azmi bırakmak) -
bu aralar ben de olmayan şey -
iyi bir şeydir, belkide en iyisi.
bakınız: esaretin bedeli -
Yaşadığınız olaylar karşısında keybettiğinizdir. Lakin kaybetmekle bitmeyeceğini dün bir kez daha anladım. Dün bir kez daha kaybettim umudumu gelecekten. -
rahmetli olduğunu ümit ettiğim muhabbet kuşumun adıdır. hoş, kendisiyle muhabbet edemedik ama olsun. ilkokula gidiyordum sanırım. bir sabah uyandım kafesinde ters dönmüş yatıyor. dokundum hareket yok. dürttüm tık yok. aradan süre geçti aynı pozisyon. o zaman anlamıştım. hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. ufak çaplı bir canaze töreni de düzenlemiştik hatta. babam, ben ve abim katılmıştık cenazeye. mezarı babam kazmış, mezar taşını ben dikmiştim başına. toprağı da abim döktü demek isterdim ama hayır onu da babam dökmüştü. sanırım abim konu mankeniydi orada. her neyse, her ölen erken ölür değil mi? -
2009 yapımı murat aslan yönetmenliğinde b1r Türk filmi.
yılların ardından oğluna kavuşan bir babanın ve insanın kendinden vazgeçişinin hikayesi. filmin tamamı acıklı, konusunu okuyunca insana çok klişe gelebilir, ama duyguları direkt manen hissettiğim nadir filmlerdendir. öyle ahım-şahım övülecek olmasa da, dram konusunda hakkı verilecek, bu tarz film arıyorsanız izlemeyi tercih edebileceğiniz bir film.
imdb: 6.3
zenco: 7.1 -
zamana izin vermektir.hoş,zamanla kabuk bağlayanın yaralarımız değil benliğimiz olduğunu fark edenler için ise olmayandır. -
pos bıyıklı niçe abimiz bu konuda şöyle der; “umut en büyük kötülüktür, işkenceyi uzatır” -
bir umuttur yaşatan insanı -
(bkz: ümit) -
hayal etmektir.
misal; eve gittiğinizde sıcak bir karşılama umut edersiniz, kapıyı kendi anahtarınızla açmak yerine.. -
ALDIĞIM NEFESLERİN ALTYAPISIDIR.
8 entry daha
