türklere özgü yemek yeme alışkanlıkları
-
Gerek konuyla ilgili (bkz: gastronomi ) alanında yapılan çalışmalar, gerekse de kendimden ve çevremden gözlemlediğim sonuçlara göre bize özgü, bize has davranışlardır (biraz akademik biraz toplumsal). Hepimizin etrafından ya da kendisinden aşina olduğu bu davranışlara ya da alışkanlıklara birkaç örnek vermek gerekirse;
• (bkz: Pilav), (bkz: makarna )gibi karbonhidrat deposu yemeklerin yanında ekmek yemek.
• sulu yemekleri ekmek banarak yemek keza salatanın suyuna da.
• Günün her saatinde (bkz: çay )demleyip içmek, boş çay içmeyi sevmemek, genelde yanında atıştırmalar yemek ((bkz: şekersiz çay içiyorum) diyenlerin en tipik alışkanlığı)
• Türk kahvesini yorgunluk giderici, sohbeti taçlandırıcı olarak bir ritüel şeklinde içmek.
• Etli yemeklerde eti en sona bırakmak.
• Tabakta yemek bırakmamak, tabağı dibine kadar sıyırmak.
• Yemekle içeceği aynı anda bitirmeye çalışmak.
• Hızlı ve büyük lokmalarla yemek yemek.
• Eve gelen misafire yemek yemesi için ısrar etmek, yemeyince alınmak/küsmek.
• Dışarıda yemek yedikten sonra hesap öderken kavga etmek.
• Kahvaltı ve öğle yemeğini birleştirerek yeni bir öğün yaratmak (özellikle geç uyananlarda görülür).
• Yemeğe besmele ile başlamak ve bitirdikten sonra şükür etmek.
-
En belirgini sanırım bağdaş kurarak yemek yemek. -
yemeğin çabuk yenmesidir. Kırsal kesimde mümkün olduğu kadar yemeği çabuk yiyip sofradan kalkmak benimsenen bir davranıştır.
Eskiden çocuklara, sofrada “Adam olacak kişi sofrada yemek yiyişinden belli olur” denirdi. Yemeğini çabuk yiyen çocuk, işinde de becerikli ve başarılı olur inancı vardı.
halen bazı yörelerde tek kaptan yemek yeme alışkanlığı vardır. herkes kaşıklarken yavaş yiyene bir şey kalmayacaktır.
Ayrıca iş sırasında yemekte fazla zaman harcamayıp tarlada çifte çubuğa bir an önce yetişmek, işi tamamlamak kaygısı da çabuk yemekte rol oynuyordu.
bazı anneler de çocuklarına "çabuk ye, daha sofra kalkacak, bulaşık yıkayacağım" derler, yemeğin acele yenmesine neden olurlar. -
Mantıyı ekmekle yemek '*' -
Günde bir kaç kere çay içilir, çayın yanında atıştırmalık bir şeyler yenilir.
Pilav, makarna, mantı gibi yemeklerin yanında ekmek yenir.
bir erkekle yemeğe çıkınca ise hesabı erkek ödemek ister. oysa avrupa ülkelerinde alman usulü herkes kendi yediğinin parasını öder. hesabı erkeğin ödemesi görgü kuralı değildir. hesabı davet eden ödemelidir. -
Bence ekmekle ekmek yemek -
büyükler yemek yerken gelinler ayakta bekler hizmet eder -
daha yemeğin tadına bakmadan tuz atmak. -
hiçbir şey yoksa ekmeği tuza banıp yemek.
-
hemen her gün, 'buzdolabında yer yok', 'boş tencere lazım', 'yarına kalmasın' diyen kıymetli annelerimizin, kalan yemeği bize sunması'*'; biz zavallıları öğütücü olarak kullanması.
artık öyle bir hale geldi ki; şişip, soda içmediğimiz zaman, doyduk diyemez olduk sağ olsunlar.
bakın abartmıyorum, türkiye'deki sağlık/kilo problemlerinin önemli bir sebebi de budur. '*'