türkiye'de 5 yılda 10.900 erkeğin intihar etmesi

  • Başlığı cinsiyetçilik olarak algılanmamasını umarak, bu başlığın isimlendirilmesi kadınlara kıyasen dikkate değer bir erkek intihar oranıdır diyerek ifade etmiş olayım. Yoksa kadınların intiharı ayrıca bir sorunumuzdur.

    bu başlığin tüik verilerilerine dayandiğinı ifade ederek herhangi bir şüpheye yer vermek istemem. Tüik'te ki intihar verileri ortalama olarak, yılda 3,100 kişinin intiharı ve bu intiharların ortalama olarak cinsiyet ayrımı şu şekilde, erkekler intihar edenlerin %70'ini kadınlarsa %30'unu oluşturuyor.

    Bununla alakalı şahsi görüşüm şu şekildedir; genel algının aksine bulunduğumuz toplumun erkeklerinde dezavantajlı olduğu ciddi problemlerin var olduğunu farkında olmamız gerektiğini düşünüyorum. Dikkat edin, genel algı kavramını kullandım. Çünkü günümüz kültürün üstünde büyük bir etkiye sahip olan feminizm'in toplum sorunlarını tek taraflı ele alması ve propagandalarını topluma lanse ediş biçimi dolayısıyla, bir kültürel anlayış haline gelen erkeklerin kötülüğün kaynağı algısı söz konusudur. Öyle ki böyle bir istatistiğin feminizm'in bir sorun olarak dikkat çekmemesi buna delildir.

    Bu ifadelerim altına bir anti-feminist olarak imza atıyorum.

    İlgili istatistiklerin ss 'leri
  • böyle devam ederse +1 le bende katılabilirm.
  • ilk entry'de yazarın kullandığı cümlelere dikkat ettim de, birkaç kere yanlış anlaşılmama çabasına girişmiş. bunun nedeni çok açık; son zamanlarda ülkede amip gibi türeyen tatlı su feministleri. istediklerini hedef gösterip linç ettirebildikleri için artık insanlar yazarken bile kendilerini kasmaya başladılar.

    şimdi başlığa gelirsek; bu ülkede kadın olmak kadar erkek olmak da zor. kısacası insan olmak zor. ekonomik şartlar, sosyal ve kültürel yapı, saçma sapan toplum anlayışı derken yaşam inanılmaz zor bir hale geliyor. haliyle de kaçabilen yurt dışına, kaçamayan da ya psikolojik sorunlarla başa çıkmaya çalışıyor ya da dayanamayıp intihar ediyor.

    aah ah şimdi ispanya'da olmak vardı. gerçi orası da karışık. nereye gitmeye niyetlensek orada bir şeyler oluyor. virüs mü var bende anlamadım amazeko.



  • Yanlış anlaşılmamayı umarak şunları söylemek isterim:
    Türkiye'de birey olmanın zorluklarının yanı sıra aile olmanın zorlukları da epeyce fazla. Bir ailenin yıkılmaz iki yapıtaşından birinin erkek birey olduğunu düşünürsek, üzerine düşen yükleri az çok hayal edebiliriz. Ama hayal ettiğimizden daha ağır yükleri olduğunu da kabullenmeliyiz. Ataerkil bir toplum olduğumuz su götürmez bir gerçek maalesef. Haliyle toplum içerisinde erkeğe pay edilen sorun ve sorumluluklar çok daha fazla. Yetmezmiş gibi "sen erkek adamsın", "erkek adam ağlamaz", " erkeksin sen, güçlü dur" gibi söylemlerden dolayı psikolojik baskı altında olduklarını da kabullenmek gerek. Bir insan kadın olduğu için ağlamaz, insan olduğu için ağlar ve bir kadın ne kadar insansa bir erkek de o kadar insandır. Eski çağlarda bilek gücünün esas alındığı işlerin bolluğundan kaynaklı olduğunu düşündüğüm 'kadın kısmı çalışmaz, ekmeği eve erkek getirir' algısının artık eskilerde kalması gerekirken hala aktif olarak var olması da bir yük. Artık çoğu iş, masa başı bir hal almışken bazı kesim kadınların ev ekonomisine dair her şeyi erkekten beklemeleri de hoşgörülebilir bir şey değildir. Üstelik kadınların sürekli olarak bir erkek tarafından korunmaya muhtaç olduğu algısının da asıl kaynağının kadınlar olduğunu düşünmekteyim. Fakat işin özüne indiğimizde, günümüzde artık sadece bilek gücü dayanaklı şiddet olmadığı gibi erkeklerin de en az kadınlar kadar korunmaya muhtaç olduğunu unutmamalıyız ve erkekler koruma 'içgüdüsü'yle, içgüdü diyorum ama sırtlarına vurulmuş bir semer nazarımda, kadınları öncelikli tanımlarken kendilerini çoğu zaman daha savunmasız duruma düşürmektedirler. Önce can sonra canan arkadaşlar, yapmayın eylemeyin.
    Velhasıl kelam bunca yükün altında bir erkek olarak dik dururlarken, insan olarak eziliyorlar. Bundandır ki bu iç bunalımın sürüklediği tek yol uçurumun kenarı oluyor. Nasıl ki kadınları insan olduğu için kabul etmeliysek erkekleri de insan olduğu için kabul etmeliyiz bana göre.
  • şu yazıları okuduktan sonra iyi sabretmişim diyorum. bütün bireylerin Allah yardımcısı olsun, yaşamak çileye dönüştü iyice.