türk ceza kanunlarına işkencenin eklenmesi

  • bana pek mantıksız gelmeyen öneridir.

    hakim ceza verirken, 5 sene hapis yada 50.000 tl tazminat cezası verir gibi 3. şık olarak 2 sene boyunca işkence cezası vercek. işkencenin uygulanma şekli standart günde 2 saat sürekli olacak mesela ve haftasonu uygulanmayacak. ağır suç işleyenlerde sürekli günde 4 saat ve haftasonu dahil uygulanacak. işkencenin amacı kalıcı hasar vermek olmayacak. sadece acı hissetmesi sağlanacak ve doktor eşliğinde yapılacak.

    doktorun bulunma amacı işkence suçu infaz edilirken mahkumun bayılması yada kalıcı hasar görmesinin engellenmesi olacak. mahkumun işkence esnasında bayılmaması için beslenmesi ve vitamin destekleri sürekli doktor gözetiminde takip edilecektir.

    birde işsiz adamla milyarder adama aynı suç için aynı para cezasını verme saçmalığı var o ayrı bir konu.

    hapis ve para cezası varken işkence suçu neden olmuyor ? geçenlerde 4 yaşında kıza tecavüz edip, iç organlarını parçalayarak öldüren arkadaşın kanunlara dayalı resmi işkence görmesini hangi hukuk prensibi engelliyor ? o hukuk prensibi hangi tarihte kimler tarafından ve neye dayanarak oluşturulmuş ?

    edit: öneri derken benim şahsi önerimdir. haber kaynağı falan sözkonusu değil yani.
  • (bkz: aynen)
  • öncelikle cezanın ne için verildiği sorgulanmalıdır. benim gözümde cezaların caydırıcı olmaktan ve toplumu suçludan korumaktan başka bir niteliği yoktur. yani cezanın varlığı bireyi o suçu işlemekten alıkoymalı eğer suç işlendiyse de o kişi toplumdan izole edilmelidir ve suçun tekrarlanmaması için geçerli önlemler alınmalıdır.

    öncelikle şunu sormak lazım; acaba cezalar gerçekten caydırıcı mı? çoğu zaman evet ama vahşet duygularıyla işlenmiş suçlarda her zaman değil. örneğin abd'nin bazı eyaletlerinde idam cezası var ama yine de bu kapsama giren suçlar halen işleniyor. demek ki cezalar sandığımız kadar da caydırı olmuyor. yani sen adama sana en büyük işkenceyi de yapacağım desen örnekteki gibi sonunda ölüm de olsa, o kişi bunu umursamadan yine de o suçu işleyebilir demek oluyor bu. peki kurban zarar gördükten sonra bu cezanın ne anlamı kalıyor? bence hiç. yani o kişiye verdiğin ceza ne kurbanın ailesinin ya da kendisinin acısını dindirebilir, ne de ölen birini geri getirebilir. ikinci olarak ceza suçu işleyen kişinin bunu bir daha tekrarlayamaması için bir önlem olmalıdır. adam katilse hapse atarsın ki başkalarını öldüremesin, para cezası verirsin ki bir daha aynı yanlışı tekrarlamasın. bütün bunlar toplumu bu kişiden koruyabilir mi? bir süreliğine evet. ama bu kişinin suçu tekrarlama olasılığı var mı? maalesef bunun yanıtı da evet. yani katil hapisten çıktıktan sonra tekrar gidip birini öldürebilir ve sen onu tekrar hapse atmaktan başka birşey yapamazsın. o zaman ne yapmak gerek? bence cevap suçu önleyecek önlemler almak ve rehabilitasyon. yani suçu daha gerçekleşmeden önleyebilmek, psikolojik yardımı daha ulaşılabilir kılmak, suçu tetikleyebilecek ya da ortam oluşturabilecek unsurları ortadan kaldırmak. bütün bunlara rağmen ortada suç işleyen biri varsa da rehabilitasyonla bu suçu tekrar işlemeyeceğinden emin olmak.geniş açıyla bakarsak bunların dışında herhangi bir eylemin toplumdaki suçun azaltılmasına ve toplumun refah düzeyine etki edeceğini sanmıyorum.
  • (bkz: avrupa insan hakları sözleşmesi)
    (bkz: avrupa insan hakları mahkemesi)
    (bkz: avrupa birliği)
  • Kadınlara şiddet uygulayanlara ve sapıklara yapılmasını istediğim ceza türüdür.