toplu taşımada yer vermenin saygı ile bağdaştırılması

5 entry daha

  • bu yeni nesilden sürekli şikayet edip, nezaketten bihaber olanları gördükçe tuhaf bir ifade oluşuyor suratımda.

    öncelikle bu şikayet ettiğiniz nesli siz yetiştirdiniz. kendi eserinize şikayet etmek yerine, çuvaldızı kendinize batırın.

    ne yaşlılar gördüm; sırf bedava diye ekmek almaya bile toplu taşımayla giden, yer verelim diye gözümüze gözümüze bakan 2 dakika sonra boş yer görünce depar atan, yer vermek zorundaymışız gibi kaba davranan... say say bitmez.

    tabi bunun yanında gayet kibar olan yaşlı insanlar da var. kaldı ki ikinci kategoriye dahil olan yaşlılara elimden geldiğince yer veriyorum.

    yani 10 saatlik bir okul sürecinden sonra bırakın da yer vermeyelim. nezaketten nutuk atıp da düşüncesizce konuşmak nerenin adeti acep?
  • Hiç bir zaman kabul etmeyeceğim bağdaştırma. Yer verilmeli mi? veya kime yer verilmeli? bunlar ayrı konular fakat bu yer verme olayı tamamen saygıya bağlandığı vakit hiç yer veresim gelmiyor. Aslında bu, ayakta yolculuk etmesi güç olan insanlara yapılan bir yardımdır ama malesef bazı insanlar hala kendilerine oturma organımla saygı göstermemi bekliyor. Sırf sana yardım etmedim diye senin varlığını ve sahip olduğun hakları yoksaymış mı oluyorum?
  • hatalı bir bağdaştırılmadır.
    ayakta yolculuk edemeyecek olana yer vermek düşünceli bir harekettir. aslında düşünceli bir hareket değildir ya bir gerekliliktir.
    ayakta yolculuk edebilene yer vermek düşünceliliktir aslında. ya da başka sebeplerden yer vermek işte.
    19 yaşındayım. toplu taşıma kullanan insanların ortalama olarak en gençleri, en dinçleri arasında yer alıyorum. ama bazen bana bile yer veriyorlar. bkz örnekleri;
    bir keresinde sabahın köründe antrenmandan dönerken dilim dışarıda bir şekilde otobüse binmiştim ve orta yaşlı bir adam ölü balık gibi bakan gözlerimden çok yorgun olduğumu anlayıp bana oturduğu koltuğu vermişti. *
    bir keresinde de kapitalizmin köpeği gibi davranıp varımı yoğumu avmye döktüğüm bir günün gecesinde tramvaya binmiştim ve tramvay o kadar kalabalıktı ki o tepemizde sarkan lastik tutamaçlar * bile tükenmişti. tramvayın en ortasında hiçbir yere tutunmadan poşetlerimle ayakta duruyordum. * işte o an orta yaşlı bir adam bana bulunduğu yeri verdi. ayakta duruyordu ama benim bulunduğum yere göre daha sağlam bir yerde duruyordu. sonra konuştuk muhabbet ettik. ingilizce öğretmeniymiş. e böyle centilmen biri de başka ne olabilirdi ki ;)))))
    ha bir de, yine bir keresinde hiçbir yerden tutunamazken ve kendi kilom kadar ağır poşetleri taşırken oturan bir oğlanın üstüne düşmüştüm puaahdjdhsfgsf sonra bana oturduğu yeri vermişti ama keşke daha erken davransaydı, yazık oldu ona..
    işte demek istediğim bunlar insanlık vazifelerimizdir. tramvayda kendim ayakta giderken nefes bile almaya mecali kalmamış yaşlılara yer vermeyen gençleri azarladığım çok oldu. ama doğru ama yanlış. bencesi böyle. saygılı olmak insani bir değer olduğu için belki dolaylı olarak bu şekilde bağdaştırılabilir.
  • yeni nesil gençlik serzenişi. eskilerin adab-ı muaşeret, yenilerin nezaket kuralları dedikleri şeyden bihaberdirler. herkes eşit bir bireyse önce gelen kapar, tapulu malı gibi kullanır mantığıyla yaşarlar. özgür ruhlarıyla, kendi mantıklarına göre davranırlar...

    sonuç olarak kimse sizin oturma organınızdan yardım beklemiyor. sadece nezaket kurallarına dikkat edersek daha nezih bir toplumda yaşarız diyoruz.
5 entry daha