tanrı varsa afrikalılar neden açlıktan ölüyor sorunsalı
-
Annem evde değil evde herşey mevcut kardeşim yemek yapmış ama benimle paylaşmıyor benim o becerim yok diyelim. Evde herşey varken annemin Yine de yemek yapıp bırakmasını mı beklemeliydim?
Kardeşim yemek yapıp paylaşmadığında iyi mi olmuş oluyor? Peki ben niye harekete geçmiyorum? -
diğerleri de çok yemekten ölüyor -
dindar nesil, eğer tanrı yoksa gerçekten fena fake yemiş olacaklar. -
dine inanmam (gerçi bu konunun dinle ilgisi yok, neden bağlamaya çalışanlar var onu da anlamadım) fakat dünyanın bir yerinde insanlar obeziteyle savaşırken başka bir yerinde açlıktan ölenler varsa hatayı tanrı'da değil, kendimizde aramamız gerekir. her şeyin suçlusu olarak tanrı'yı gösterip kurtulamayız bu işten. -
tanrı varsa neden afrikalıları, avrupalıları veya bizi; bize sormadan yarattı da bir imtihanın içine attı? sorusundan daha önemli olmayan bir sorudur. bu sorunsalın temeli din felsefesinde kötülük problemi olarak bilinir. wiki de bile konu hakkında bilgi bulunaabilir. bakınız
ama bence bu sorunsalın cevabını aramak anlamsızdır. çünkü iyilik de kötülük de varoluş ile başlamıştır. asıl sorun varoluştur. bireylerin ve maddelerin kendisinden ve iradesinden bağımsız gelişen bu varoluşun sebebi asıl sorgulanması gereken sorunsaldır. allah/tanrı (veya bilinçli bir herhangi bir varlık zeus, ea, baal vs gibi) ise varoluşun sebebi; neden bu bilincin benzeri şeyleri var etmek istedi? ve neden bu yeni bilinçlerin herbirine birbirinden farklı yaşamlar-hayatlar sunarak onları imtihan etmek istedi? eğer allah/tanrı; kendi kitaplarında bahsettiği gibi sonsuz bir güç ve kudrete sahipse; bu bilinçleri yaratmadan önce bile bu bilinçlerin imtihan sonucunu bilemez miydi? bu bilinçlere bir irade verildi elbet ama levhi mahfuz gibi bir kitabı var eden bu güç, sırf bilinmek için neden tüm bilinç/ruh ve canlıları sonucu belli bir imtihan ile test etmek ve sonucunda kimini cezalandırmak istedi? hem de bu bilinçler/ruhlar eşit koşullarda girmiyor bu imtihana. afrika'da/hindistan'da/çin'de allah nedir ömrü boyunca duymadan ölen milyonlarca bilinç var dünya da. onların bu dünya da çektiği açlık-sefalet-zulüm yetmiyor mu? öbür tarafa dinsiz olarak gidecek bu kişilerin ceza alması doğru mudur? tebliğ şartı diyenler olacaktır. tebliğ; gelmeyen bir fani ile tebliğden haberi olup, kendi mantığı ve vicdanı doğrultusunda bunu reddeden fakat; bütün ömrünü iyi ve güzel amellerle geçirmiş bir insanın ceza alması ne kadar adaletlidir?
asıl sorun tanrı var da neden din gönderiyor, neden açlara müdahele etmiyor, neden kötüler sürekli kazanıyor, kötüler burda kazanıyo da öteki tarafta yanacaklar xd değildir. asıl sorun varoluşumuzdur. varoluşun dinamiğidir. onu çözebildiğimiz zaman zaten bir çok benzer sorunsala cevap bulabileceğiz. bulamasak bile anlamaya başlayabileceğiz.
tanrı'nın/allah'ın davranış yöntemini, neden x yaptığı/yapmadığını çözmeye çalışmak beyhude bir çabadır. çünkü var olup olmadığı bile yüzyıllar boyunca tartışılmış, halen tartışılan bir olgudur, varlıktır o. varlığına inanlar mevcut(saygı duyarım), inanmayanlar mevcut, bilemeyiz diyenler mevcut. herkesin kendine göre haklı argümanları var. ama hep gözden kaçırılan bir gerçek var. canlı-kanlı önümüzde duran bir gerçek. varoluş. neden ve nasıl varolduk? asıl sorunsal bu.
varedildiysek kim var etti? kim yazdı simülasyonu? varolduysak, bu varoluş süreci nasıl gelişti? meymunlar nası insan oldu vs. sorulan tanrı varsa afrikalılar neden aç sorusu oldukça yüzeysel ve cevabı verilse bile çözümü bulunamayacak bir sorudur.
ayrcıa; tanrı mutlak iyi olmak zorunda mıdır? mutlak kötü(bize göre kötü diyelim) bir tanrı modelini neden düşünmek istemeyiz? kitaplardaki gibi sonsuz kudrette bir tanrı; kötü olmayı seçemez mi? kötülükten kastım zeus gibi bakire sikip, kan içen bir tanrı değil elbette. ama bir evren yaratıp buraya yarattığı kimi bilinçleri salıp naparsanız yapın, sizi izlicem ben sadece diyemez miydi? düşükte olsa ihtimal dahilinde bence.
sizin ya da başkalarının hayatlarına edilen/edilmeyen müdaheleler, kabul olan/olmayan dualar vs yerine varoluşu sorgulamak, aramak bana çok daha mantıklı geliyor açıkçası. -
kuran'da cevabı bulunan sorunsaldır.
(bkz: Yasin suresi 47. Ayet)
--- spoiler ---
Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hayra sarfediniz, denildiğinde, kâfirler müminlere dediler ki: Allah'ın dilediği takdirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız?
--- spoiler --- -
Cüzi ve külli irade kavramları var. İnsan cüzi iradesiyle tercihler yapabilir. Afrikalılar açlıktan ölmemek için tarım yapmalı, eldeki kaynaklara göre nüfus politikaları uygulamalı.
İslam'a göre Allah'tan yardım istemeden önce elinden geleni yapmalısın. Afrika nüfus artış hızının en fazla olduğu yer. Hiç acıyamam kusura bakmayın.
Edit: kötü muameleye maruz kalan herkesi Allah mucizeyle göğe çıkaracak mı sanıyorsunuz? Dini bilginiz zayıf. -
bir şiirimin son cümlesinde
'oysa biz seni çöllerin ortasında dahi sevmiştik tanrım,
biraz daha fazlasıydı hak ettiğimiz.'
dizeleriyle aslında arap yarımadası ve kardeşlerimizin acılarına tercüman olmuşum istemsiz. -
Tanrı, aşevi genel müdürü mü la -
Asıl soru tanrı varsa nasıl kapitalistler vardır. -
düz mantık. bir google araması ile birçok sonuç bulacağın garip sual. -
Sınav denilen cevap. Bir insan açlıktan ölüyorsa, bir insan önce tecavüz edilip sonra vahşice öldürülüyorsa, bir çocuğun küçücük bedenine el sürülüyorsa ve buna sınav deniliyorsa affedersiniz ama böyle sınavın...
agnostiğim bu arada ateist değil. -
eğer tanrının her şeye müdahale edebildiğine inanıyorsan ve buna müdahale etmediğini fark ettiysen "aynı benim gibi" bunu şöyle açıklarım ve her zaman böyle açıklıyorum: "tanrı bütün kötülükleri haksızlıkları bitirmek istese bunu yapabilir. ama bunun sonucunda "sınav olma, denenme" mantığımın çöktüğünü görebilirim. eğer tanrı açlığı, haksızlığı, adaletsizliği bitirmiyorsa bunun bir sebebi olmalıdır. bu sebep bence, benim yaşıyor olmamdır. çünkü tanrı insanları deniyor, bu dünyada yaşadıklarım öldükten sonraki hayatımı belirleyecek. orada açlıktan ölen insanlar da sınava tabiiler, bu da onların sınavı. benim sınavım ise onların orada aç olduklarını görüp, ne yapıp yapmayacağımdır. eğer ben kötülüğü engellemeye çalışırsam sınavı geçebilirim. ama umursamazsam sınavdan kalabilirim.
yani tanrının gücü olmasına rağmen bunlara müdahale etmemesi bize yüklenen görev yüzündendir. kötülüklerden haberim var iken neler yapabileceğimi göstermem gerekiyordur. oradaki insanlarda açlıkla imtihan ediliyordur, sadece açlık değil birçok şeyle imtihan ediliyor olabilirler. bu tamamen insanın seçimlerinin sonucudur. birilerinin aç kalması, kötülüğe maruz kalması tanrının varlığına veya yokluğuna işaret değildir. bu insanların vicdanlarının olup olmadığının bir sınavıdır bir bakıma" diye kendimce bir düşünce geliştirdim. bu şekilde düşünen birçok insan vardır eminim.
birilerinin kötülüğe maruz kalması insanın ateist olmasını gerektirmez. bütün işleri yolunda gidenlerin de müslüman olması gerekmez. sadece dünyanının mantığını anlamak önemlidir bence. -
aslında olayı afrika'ya kadar uzatmaya gerek yok. kadın cinayetlerinin, kadına yönelik şiddetin, kadın cinsel istismarının cenneti bir ülkeyiz. artık öyle ki gazeteler için haber niteliği bile taşımayabilir. benim de her daim sorguladığım bir durumdur bu. özgecan aslan yardım dilerken tanrı yok muydu? ya da bu onun kaderi miydi? veya bir çocuğun kalbi kırıldığında, biri haksızlığa uğradığında ne oluyor? savaşlar çıkarken insanlar birbirlerini saçma sebeplerle katlediyorken neden bir şey yapmıyor? tanrı bizi sevmiyor mu? -
T: Ateist conconların kafasını kurcalayan bir sorunsaldır. Saçma sapan bir sorunsal olduğu gibi Dini kitaplarla falan gayet kolay açıklanabilir.
“Sorunsal” kelimesine tabir-i cayizse “gıcık” olan arkadaşlar bu durumu açıklar diye umut ediyorum.
Denklemi tersten kurarsak; Afrikalılar açlıktan ölüyorsa, Tanrı neden var?
