taksi muhabbetleri

  • takside ön koltuğa oturuyorsan eğer bu, çoğu zaman muhabbet etmek istiyorsun anlamına gelir. daha kalender daha anadolulu bir yaklaşımdır. samimiyet göstergesidir. memleket ve meslek, yaş sorularıyla başlar, siyaset, ekonomi, gençliğin bugünkü durumu ile giderek tatsızlaşır. sonra eğer yaşını almış biriyse abimiz "eskiden şöyle güzeldi, böyle iyiydi..." diye devam ederek iyice çekilmez bir hale sokar muhabbeti. desen ki amca bugün de 35 yıl sonrasının seksenleri sayılır. 35 yıl sonra birileri de çıkıp bugünleri övecek bir başka kişiye... gençliğine duyduğu özlemi bu şekilde dışa vuruyor sanırım.
    kadınlar, elit * ve muhabbet etmek istemeyenler tek başına da olsa direk arka koltuğa oturur. kadınlar güvenlik için, elitler * daha parlak görünmesi için diğerleri ise iki dakika kafa dinleyebilmek için...
    (bkz: ne çok konuştum ya)
  • muhabbetten ziyade taksici amcamızın monologu şeklinde devam eder. dinlemeseniz bile arada dikiz aynasından baş sallayarak onay vermeniz ve susmanız yeterlidir, en azından öyle umuyorum.
  • en son ne zaman taksiye bindiğimi hatırlamıyorum ki muhabbetini hatırlayayım dedirten başlıktır.
  • çoğu zaman çekilmezdir. Hele ki geveze birine denk gelirseniz ve yol uzunca allah yardım etsin.
    Bunu bir diğer versiyonuda kuaförde saç kesilirken yapılan muhabbetlerdir ki düşman başına.
    (bkz: insanı bir anda hayattan soğutan şeyler)
  • Para olmayınca pek taksiye binemiyorum ve muhabbette olmuyor normal olarak.
  • yeni taşındığım şehirde her yeri malum bilmediğim için ulaşım olarak taksi tercihim arttı. dolayısıyla farklı farklı muhabbetler, karakterler görmüş bulundum. Genel olarak bir şikayet havası ve bizi tercih et iması üzerine olan bu muhabbetler yazı konusu edinmeme sebep oldu.

    her seferinde yolları bilmediğimi söylemeyeceğim deyip söylemem ama korktuğum başıma gelmedi (sanırım) şükürler. yolu uzatmadılar zannımca ödediğim ücret tahminlerimi aşmadı çünkü.

    +merhaba, ... avm'ye gidebilir miyiz, lütfen.
    -hay hay..
    +teşekkürler
    -ne iş yapıyosunuz?
    +... mühendisiyim ama çalışmıyorum. buraya yeni geldim ben. yani yeni evlendim.
    - aa hayırlı olsun. ne güzel, maşallah, allah mutluluk versin şöyle böyle...işteeee ankara'da şöyle böyle.. nereden geldiniz?
    +eskişehir.
    - aa ben orda bilmem ne kadar yaşadım. bilmem nerede kaldım, bilmem şu işi yaptım, orası şöyle böyle...
    +evet.

    velhasıl her seferinde ankara hakkında ve oturduğum semt hakkında bilgiler ediniyorum. ve her seferinde eskişehir hakkında da aynı şeyler. şöyle böyle.. *