sözlük yazarlarının garip takıntıları

  • İnformal dengedir. Her şeyde informal-simetrik olmayan bir denge kurmaya çalışıyorum.
  • touchpad'e kesinlikle dokunmamak.
  • - şarkı dinlemeden ve söylemeden hiçbir iş yapamam.
    - yazı yazarken sayfada başlıklar tek renk olmalı ve çok özenli yazdığım yazı da yanlış olursa sayfayı yırtıp atarım. Ciddi derecede yazı ve kalem takıntım var.
    -yaz ayları her gün duş almak zorundayım yoksa kendimi kirlenmiş hissediyorum.
    -BİR de ocağı temizlerken diş fırçası kullanıyorum bazen, tabii bu sinir dereceme göre değişiyor.
    Bu kadar sanırsam.
  • çoraplarımı çıkardığım yerde bulmalıyım
    arabanın koltuğu ve aynasının ayarı bozulmamalı
    oyun oynarken çok önemli konular harici rahatsız edilmemeliyim
  • okey oynarken sarı ve mavi taşları mutlaka yan yana getiririm. (fenerbahçeliyim.)

    tatlıyı yemekten önce yerim.

    bir kıyafeti sadece denemek için bile giydiysem onu yıkanmadan bir daha giyemem.

    telefonda konuşurken asla alo diyemem. ben arasam bile karşıdakinin tepki vermesini bekleyip efendim diyorum.

    biri konuşurken rastgele bir kelimesini seçip, içimden 4 kere heceliyorum.

    (bkz: #170656) bunu benden başka birinin daha yaptığına çok sevindim. her siteye gizli sekmeden girerim ki arama çubuğum hep temiz dursun. öneri gösterince sinirim bozuluyor.

    evde saçım açık gezemem. mutlaka tepede toplanmış olacak o saç.
  • Bir elimi yıkadıysam diğerini de yıkarım
  • asla karanlıkta yemek yemiyorum yiyemiyorum.
  • daha önce demiştim, çok fazladır. hepsini yazmam için şahsıma ait bir sözlük lazım.

    ilk aklıma gelen dil bilgisi takıntım. dilimizi doğru yazma ve konuşma takıntım var. dil türkçe' den uzaklaşırsa, millet de Türklükten uzaklaşır.
  • Aklıma gelmedi garip takıntım yok sanırsam, Ama takıntı sayılırsa Çatalı sağ elimle kullanmayı Hiç sevmiyorum, genellikle sol elimle yemekten hoşlanırım.
  • Gizli sekme kullanmadığım zaman içim daralıyor, herkes işi gücü bırakmış beni takip ediyor gibi hissediyorum. Her şeye gizli sekmeden giriyorum.fesatlaşmayın efenim
  • dışarda (cafe, restaurant, okul, dershane vb. ) ve başkasının evinde wc'ye girememek.
    hatta buyüzden dışardayken mümkün olduğunca su içmiyorum ki günde 4 lt su içen biriyimdir.
    çok zorda kalırsam mecbur giriyorum mesela otelde girmem gerekiyor ama içim gidiyor işte..
  • metro beklerken eğer öndeyseniz arkadan birinin sizi raylara iteceğini düşünüp rahatsız olmak.

    merdivenlerden çıkarken bir ayağımı daha çok kullandığımı hissediyorsam diğer ayağımın üzerinde zıplıyorum veya o ayağımı duvara vuruyorum.

    klavyede birçok tuşu adil bir şekilde kullanmam gerekiyor.

    çözülen ayakkabı bağını bağladıktan sonra, yeni bağladığınız tarafın diğer ayakkabınıza göre daha sıkı olması ve bu durumdan rahatsız olup aslında çözülmemiş olan diğer ayakkabıyı da çözüp tekrar bağlamak.

    çıtlamayan bir parmağım olduğunda sanki o parmağımı kaybedecekmiş gibi hissediyor çıtlatmak için elimden geleni yapıyorum.

    duşa girerken klozetin kapağını kapamak. kapamazsam oradan samara çıkacakmış gibi hissediyorum.

    koltukla duvar arasındaki boşluğu yastıklarla kapatmak.

    bulunduğum ortamdaki kapıların kapalı olması.

    örneğin elimin bir parmağını kaşıyorsam diğer elimdeki aynı parmağı da kaşımak zorunda hissetmek.

    kendi ekseni etrafında dönen koltukla 1 tur sağa dönüldüyse 1 tur da sola dönmek. 2 ise 2... eşit olması lazım turların.
  • Lisans döneminde bir giyim firmasında çalışmıştım. Oradan kalan düzen takıntım var. Gömlek ve pantolonları titizlikle askıya asar, tüm t-shirtlerime sıfır kat atarım. Bozuk durmalarına pek tahammül edemiyorum.
  • Alarm kurduktan sonra, saatini doğru mu kurmuşum diye uyuyana kadar defalarca kontrol etmek.
    (bkz: Obsesif kompulsif bozukluk)
  • Karabasan gelecek diye sırt üstü uyumuyorum ama ne hikmetse her sabah uyandığımda sırt üstü oluyorum. sessiz bir ortamda da uyuyamıyorum mutlaka bir ses olacak.

    biraz da realistlikle karışık kamu spotumu yapayım, bir yıl önce yiyeceğim her lokmanın kalorisine bakardım. Yapmayın. Sahip olduğum en ruh hastası takıntıydı.
  • Hoşuma gitmeyen seslere tahammülüm yok. Odadaki birinin fısıldaması,kendi kendine konuşması,yemek yerken ses çıkarılması... bu liste uzar gider
  • Kapali kapilar ardinda asla uyuyamiyorum. En cok da misafirlikte sikinti oluyor bu durum. Mumkun mertebe baskasinin evinde yatiya kalmiyorum.
  • Gitarı her elime alışımda akordu tam ve mükemmel olana kadar uğraşmak. Kulağım olması gereken sesi duyana kadar asır geçiyor. Sittinsene o muazzam sese ulaşamayacağım. (bkz: deli) (bkz: obsesif kompulsif bozukluk)
  • Elimi yıkarken musluk kolunu da yıkamak sonra tekrar elimi yıkamak,
    Dişimi fırçaladıktan sonra binlerce defa ağzımı çalkalamak,
    Her yeri domestosla yıkamadan temizlenmediğini düşünmek,
    Sağ ve sol adımlarımı eşitlemeye çalışmak (?!?!)
    Duştan sonra kesinlikle saçlarımı koklamak.

  • yalnızken, bir şey izlemeden katiyen yemek yiyememek.
    hatta yemekten önce izleyeceğim şeyi hazırlarım. bazen boşluğuma gelir, alt yazısı bozuk çıkar, düzeltmeye çalışırım, olmadı yeni bir şeyler ayarlarım; yemek soğur. ama olsun, asla dokunmam çatala asla !
    (bkz: ruh hastası manyak şizofren deli)
/ 2