sözlük yazarlarının garip takıntıları

17 entry daha

  • İnsanların ayaklarını görmekten nefret ediyorum kıpırdayan ayak parmağı görünce kesesim geliyor hatta
  • Akbilde para yoksa ve etrafta doldurabileceğim yer yoksa otobüse binmem, parayla taksiye dolmuşa binerim sonra dolum yerinde iner doldurur bu kez otobüse binerim. Nedense "fazla akbili olan var mı?" benim lugatimda olmayan bir soru kalıbı. Evet garibim.
  • Bir elimi yıkadıysam diğerini de yıkarım
  • Aklıma gelmedi garip takıntım yok sanırsam, Ama takıntı sayılırsa Çatalı sağ elimle kullanmayı Hiç sevmiyorum, genellikle sol elimle yemekten hoşlanırım.
  • Kapı açıkken uyuyamıyorum. Nedeni ne bilmiyorum ama olmuyor.
  • yalnızken, bir şey izlemeden katiyen yemek yiyememek.
    hatta yemekten önce izleyeceğim şeyi hazırlarım. bazen boşluğuma gelir, alt yazısı bozuk çıkar, düzeltmeye çalışırım, olmadı yeni bir şeyler ayarlarım; yemek soğur. ama olsun, asla dokunmam çatala asla !
    (bkz: ruh hastası manyak şizofren deli)
  • (bkz: krem)
    Kremsiz hicbir sey yapamam. Elime krem surmedigim surece bir seylere dokunamam, tuvalete gidemem, yemek bile yiyemem. Hatta oyle ki bugune kadar bir kutu krem yemisimdir bence. '*'
    (bkz: arko nem kokulu ekmekler)'*'
  • misal pc karşısına geçip film izleyeceğim veya kitap okuyacağım ve kahve yaptım. bu aktivitelere kahve eşliğinde başlamayı severim.

    o sırada telefon çalarsa çok önemliyse açarım ve o kahveyi içmem. kapatınca tekrar yaparım. yani ben o aktivite için yapmıştım o kahveyi diye düşünürüm. hatta önemli değilse açmam bile telefonu. kahvemi bitirip, sonra açarım.

    tek başıma içtiğim kahvelerin eşlik edicileri bellidir ve katiyen de değiştirmem.

    bir arkadaşımla kahve içmeye gidelim ki karşı tarafta kahve içen birisi normalde. ama o an canı kahve istememiş. başka bir şey söyledi. canım sıkılır bu duruma. birlikte kahve içmeyi severim. ki genelde erkek arkadaşlarımın çoğu kahve sevmezdi. o kadar sinirlenirdim ki bu duruma. ama bir tanesiyle sert sek kahve yapıp sabahları, mutfakta oturup içmemiz ve sigara normalde kullanmazken o kahvenin yanında onuna içmem inanılmaz hoşuma giderdi.

    kardeşimi istemeye geldiklerinde öyle bir hevesle tuzlu kahveyi ben yapıcam diye tutturdum ki, tuz atmak istemeyen kardeşimden gizli de attım tuzu. yani beni istemeye geldiklerinde ola ki çocuk içemedi kahveyi çıkacak rezilliği düşünemiyorum. gelin çıldırdı diye kaçacak insanlar sinir krizimden.

    gerçekten çok garip geliyor kendime bu takıntılarım. ama kahve beni insanlara yakınlaştıran, uzaklaştıran, günlük planımı belirleyen bir unsur.
  • Bir yere yetişmem gerekmiyorsa Yağmur yağarken kaldırımlara bakarak yürürüm.çünkü salyangozları ezmek istemem..eğer yolun çok ortasında iseler onları alıp ezilmeyecekleri bir kenara koyarım.bana iyi hissettiren en garip şey olabilir muhtemelen.
  • Yıllardır gördüğüm tüm araç plakalarinin rakamlarını topluyorum.neden yapıyorum bunu bilmiyorum ama keyif veriyor gibi hissediyorum.
  • metro beklerken eğer öndeyseniz arkadan birinin sizi raylara iteceğini düşünüp rahatsız olmak.

    merdivenlerden çıkarken bir ayağımı daha çok kullandığımı hissediyorsam diğer ayağımın üzerinde zıplıyorum veya o ayağımı duvara vuruyorum.

    klavyede birçok tuşu adil bir şekilde kullanmam gerekiyor.

    çözülen ayakkabı bağını bağladıktan sonra, yeni bağladığınız tarafın diğer ayakkabınıza göre daha sıkı olması ve bu durumdan rahatsız olup aslında çözülmemiş olan diğer ayakkabıyı da çözüp tekrar bağlamak.

    çıtlamayan bir parmağım olduğunda sanki o parmağımı kaybedecekmiş gibi hissediyor çıtlatmak için elimden geleni yapıyorum.

    duşa girerken klozetin kapağını kapamak. kapamazsam oradan samara çıkacakmış gibi hissediyorum.

    koltukla duvar arasındaki boşluğu yastıklarla kapatmak.

    bulunduğum ortamdaki kapıların kapalı olması.

    örneğin elimin bir parmağını kaşıyorsam diğer elimdeki aynı parmağı da kaşımak zorunda hissetmek.

    kendi ekseni etrafında dönen koltukla 1 tur sağa dönüldüyse 1 tur da sola dönmek. 2 ise 2... eşit olması lazım turların.
  • asla karanlıkta yemek yemiyorum yiyemiyorum.
  • daha önce demiştim, çok fazladır. hepsini yazmam için şahsıma ait bir sözlük lazım.

    ilk aklıma gelen dil bilgisi takıntım. dilimizi doğru yazma ve konuşma takıntım var. dil türkçe' den uzaklaşırsa, millet de Türklükten uzaklaşır.
  • - şarkı dinlemeden ve söylemeden hiçbir iş yapamam.
    - yazı yazarken sayfada başlıklar tek renk olmalı ve çok özenli yazdığım yazı da yanlış olursa sayfayı yırtıp atarım. Ciddi derecede yazı ve kalem takıntım var.
    -yaz ayları her gün duş almak zorundayım yoksa kendimi kirlenmiş hissediyorum.
    -BİR de ocağı temizlerken diş fırçası kullanıyorum bazen, tabii bu sinir dereceme göre değişiyor.
    Bu kadar sanırsam.
  • Yerlerdeki böceklere ve hayvanlara bakınarak yürümektir.
  • Trip yemeyi sevmiyorum. Bence kimsenin buna hakki yok. Bir de cok fazla kurali olan insanlardan uzak durnak istemisimdir her zaman.
  • kalabalık yerlerde kesseler telefon ile konuşamamak.
  • Hoşuma gitmeyen seslere tahammülüm yok. Odadaki birinin fısıldaması,kendi kendine konuşması,yemek yerken ses çıkarılması... bu liste uzar gider
  • odada açık dolap kapağı veya çekmece varsa uyuyamıyorum. hepsinin kapalı olması lazim
  • evin herhangi bir odasında, Işıkları söndürürken iki kez aç kapa yapmak. Nedenini hala bilemiyorum.
17 entry daha
/ 2