sözde ermeni soykırımı
9 entry daha
-
ermeni olayları, uluslararası soykırım tanımına uymamaktadır. bu yüzden soykırım değildir. ama aydınlatılmayı bekleyen ve acı olaylar olduğunu inkar edenlerin tarih bildiğine emin değilim. -
batının binlerce yalanından bir diğeridir.
birileri 'ermeni dölü', 'bugün pazar ermeni azar' gibi söylemleri içi parçalanarak okuyormuş. ancak şunu belirteyim bunlar sadece iki örnek. biraz araştırma yaparsanız anadolu'da buna benzer 'ermeni' kavramını lanetleyen yüzlerce kalıp bulabilirsiniz ve bu çok normaldir.
şimdi rahat yataklarınızdan hümanizm kasmanın hiçbir anlamı yok. eğer bir şeyi doğru düzgün konuşmak istiyorsanız geçmişini, bugüne nasıl gelindiğini araştırmanız gerekiyor. yok, araştırmadan klavye başında 'ah içim acıdı' yaparsanız ne söylediklerinizin bir değeri ne de düşüncelerinizin bir hükmü kalır.
Çok basit bir deneydir ve pek çoğunuzun bunu yapmadığına eminim. Hemen bugün sokağa çıkın, karadenizli yaşlı bir amca veya nine bulabilirseniz azıcık muhabbet etmeye çalışın. Muhabbete çok açık insanlar olduğunun garantisini verebilirim, anlattırırsanız, dinlemeye hevesliyseniz; anlatırlar. Sorun onlara mesela, kızdığı zaman çocuklarına ne diyorlarmış?
Bugünkü gibi öyle 'gerizekalı', 'salak' falan yoktur dillerinde. En rahat rastlayabileceğiniz kalıp 'ermeni'dir. 'ermeni başlı', 'ermeni yavrusu' vs kalıplarla karşılaşmanız işten bile değildir. Şimdi bu durum bazılarının 'içini acıtıyormuş' ya, hiç merak edeniniz oldu mu sebebini?
Burası böyle kalsın, yazının sonunda sebebini de açıklayacağım. Ya da gidin kendiniz bu amcalara sorun öğrenin. Yaşlı olanlarına sorun, oldukça yaşlı olanlarına.
İkinci bir nokta var, kimsenin kelimesini konuşmadığı bir gerçeklik var. Ermenilere kim soykırım uyguladı diyorlar? Osmanlı İmparatorluğu değil mi? Peki Osmanlı İmparatorluğu'nda müslümanların dışında el üstünde tutulan bir tane topluluk gösterebilir misiniz? Hayır gösteremezsiniz zira dini inançlar yönünden uygulanan hukuk bile farklıdır Osmanlı toplumunda.
Şimdi inanç sistemleri konusunda bu denli katı bir tutum takınan koca imparatorluğun çıkıp 'güvenilen millet' diye ünvan icat edip birilerine verdiğini söylesek, bunların kim olduğunu tahmin edersiniz? eğer bilmiyorsanız, bu ünvanın ermenilere verildiğini duymak sizin için sürpriz olur. Ancak bu bir gerçektir. Ermeniler, Osmanlı İmparatorluğu tarafından 'millet-i sadıka' olarak tanımlanmıştır.
Osmanlı toplumunda en rahat yaşayan gayrimüslimler de ermenilerden başkası değildir.
peki batının bütün dünyaya soykırım diye pazarlamaya çalıştığı şey nedir? tehcir yasası. ne yapmış o dönemde devlet? buraya özellikle vurgu yapmak gerekiyor çünkü Türkiye'ye çamur atmaya çalışan samimiyetsiz, lanet güruhlar ve 'içi acıyan' bazıları bu noktayı umursamaz; devlet o dönemde savaştadır. toprak kaybetmektedir ve toprak kayıplarının tamamı, yönetimindeki toplulukların isyanları yüzünden gündeme gelmektedir. tehcir yasası da savaş döneminde çıkarılmış bir kanundur ve tam olarak bu sorunu çözmeye çalışır ve der ki; 'beni sırtımdan bıçaklayan toplulukları dağıtıyorum, örgütlenmelerini engellemek için bunları başka yerlere göçe zorluyorum, yerlerini değiştiriyorum.'
şimdi oturun bir düşünün bakayım bunun neresinde ne kusur vardır? sen ermeni çetelerinin ne boklar yediklerini okudun mu araştırdın mı da devlete çamur atıyorsun? sen ermenilerin hıyanetlerinden haberdar mısın da burada atıp tutuyorsun?
bu toplumun bir parçası olmaktan tiksiniyormuş paşamız. bu toplum senin gibi okumadan, araştırmadan işkembe-i kübradan atanlar yüzünden bu hale geldi! hele bir de cehaleti yetmezmiş gibi ağzı çuval olanlar yok mu (sözlüklerde bol bulunur), sağolsunlar ışığı göremez olduk.
milli mücadele döneminde bile bitmemiştir ermeni domuzlarının yaptıkları ama kime anlatacaksın? göstersen görmez, konuşsan duymaz. çünkü inandığı bir şey vardır, dayanağı olmasa da olur!
Türk devletinin 2000 yıllık sürecini göz önüne alırsan en merhametli davrandığı milletin ermeniler olduğunu görürsün. 2000 yıllık bir devlet geleneği var önünde ve sen daha ne konuştuğunun farkında değilsin! bugüne kadar Türk Devletlerine kafa tutup içinden geçilmeyen tek bir millet kalmamışken ermenilere tanınan imtiyazlara rağmen ettikleri hıyaneti görmezden geliyorsan; bu senin samimiyetsiz cehaletindir başka bir şey değil!
yazının sonunda bahsedeceğimi söylediğim karadenizli amca muhabbetine gelince.. onlara neden kötü bir söz öbeği olarak 'ermeni' katıştırılmış kalıplar kullandıklarını sorarsanız size; anne babalarının veya daha büyüklerinin ermenilerden neler gördüklerini anlatırlar. Mesela benim sorduklarımdan bir tanesi anlatıyor.. Onun ağzından, buyrun;
"..ben görmedim, nenem anlatırdı rahmetli. cihan harbinde düşman bizim oraları zapt etmiş idi. rus ordusu köyün az uzağında dururdu, arada sırada köye rus askerlerle ermeni çete adamları gelirdi. bazen de ruslar yalnız gelirdi. ama rus komutan, ermenileri yalnız başlarına yollamazdı köye. çünkü ruslar köye geldiklerinde isteyeceklerini isterlerdi, ama ermeniler kötülük ederlerdi."
karadenizde 'kötülük' kelimesinin ne demek olduğunu da biraz araştırırsanız oranın köylerinde en ağır suçların bile 'kötülük etmek', 'fenalık etmek' gibi isimlendirildiğine rastlayabilirsiniz.
çok açık bir çek size. çıkın sokağa, sorun arkadaşım..
bir de ayrı bir konu var. eğer ortada bir soykırım tartışması yapılacaksa batının afrika'da, vietnam'da yaptıklarını konuşalım? cezayir'i konuşalım mesela aramızdaki fransızların maçası var mı konuşmaya? mayaları, inkaları konuşalım? koca güney amerika medeniyetlerini konuşalım bir ispanyol var mı bunları tartışabileceğiniz? var mı?
bugün dünyada akan bütün kandan sorumlu batının ipiyle, dibini görmediğiniz kuyuya inmeye kalkmayın.. oldu mu? -
Hollywoodun olmuş kabul ettiği ve fragmanına "true events" yazarak biz türklere hakaret ettiği, bence olmamış (derin araştırma yapmadım ama yaptığım kadarı ile verdiğim karar) olay.
(bkz: the promise) -
sözlük formatına olabildiğince riayet etmeye çalışarak yazarlarla herhangi bir şekilde direkt olarak polemiğe girmedim fakat doğrudan doğruya şahsımı hedef alan sözler sarf edildiği için hiçbir hakarete ve müşkül duruma düşürücü ifade kullanmadığım göz önüne alınarak moderasyondan bu entry'mi affetmesini rica ederim.
bakın arkadaşım. sizin kullandığın küçültücü ve alçalıtıcı ifadelere başvurmadan sana derdimi anlatmaya çalışayım. yazının başında "yalandır, öyle şey yoktuuur, tatlı su hümanistiiii" minvalinde bağırmış ancak ilerleyen kısımlarda benim tezimi doğrulayıcı bir üslupla bir topluma hakaret etmişsiniz. "ben soykırım vardır, türkler katildir" demiş olsaydım bir nebze haklılık payınız olabilirdi fakat bu iddialarının hiçbirinin muhatabı ben değilim azizim. eğer çok meraklıysanız söyleyeyim. benim anne tarafım kars-gölelidir. bildiğiniz üzere kars da 93 harbinden taaaaaa 30 ekim 1920'de karabekir paşa komutanlığındaki milli kuvvetler(o dönem henüz düzenli orduya geçilmemişti) kenti geri alana kadar neredeyse 40 sene boyunca rus-ermeni hakimiyetinde kaldı. dolayısıyla sizin oradan buradan duyduğunuz hikayeleri ben kaynağından dinledim, tüylerim diken diken olduğu da oldu ama dedemden veya diğer hiçbir akrabamdan hiçbir zaman burada yaptığınız gibi ermeniler hakkında bir tek kötü söz işitmedim, hakaret duymadım. tekrar tekrar söylüyorum arkadaşım iyi dinleyin. sebebi her ne olursa olsun, her ne yaşanmışsa yaşansın, bir topluluk bütün bireyleriyle aşağılanamaz, küçük düşürülemez; insan haklarına aykırıdır ve suçtur.
burada türk tarih tezinden kesitler aktarmışsınız, arada bir bana ve benim gibi düşünenlere de ad hominem metodlu salvolar atarak. ermenilerin osmanlı'nın önemli bir parçası hatta üçüncü toplumu olduğu bir vakıadır. peki sizce bu kadar rahatları yerindeyken hiç askere gitmemiş, eline silah almamış ve görece eğitimli bir toplum birdenbire sürekli askerlik yapmış, savaşa alışkın bir çoğunluğa karşı niçin tepki göstermeye ve yer yer çok da çirkin yollara başvursunlar? 3-5 batılı ajanın sözüne kanarak mı mevcut devlete isyan etmeye kalkmışlardır? her dönem şartlarıyla incelenir ve iki tarafın da bu faciada kusurları vardır bu da su götürmez bir gerçektir. -verilen en düşük rakamıyla- 400 bin sivilin yollarda ölmesi açıklanabilecek bir şey midir? bugün "kaygan zemin" uyarısı konulmadığı için ayağı kayarak ölen bir insanın bile yakınları bunun için hesap sorabilir haldeyken niçin anılarını, hatıralarını, evini barkını bırakıp ölüm yolculuğuna çıkartılan insanların torunları bu olayları anamasın ve türk devletinden bununla ilgili bir adım atılmasını beklemesin?
son verdiğiniz örneklere gelecek olursak, güzel bir tahlil çıkartmışsınız hatta ben de bir ek yapayım australia'nın aborjinleri ve yeni zelanda'nın maorileri de ingiliz koloniciler tarafından yüzlerine sürdükleri boyalar, taktıkları tüyler sebebiyle sazlıklarda bir tür vahşi hayvan zannedilerek öldürüldüler 200 sene öncesinde. bugün ise aborjinler vergiden muaf, devlet kadrolarında işe girmek istedikleri takdirde öncelikli(tabii ki pratik olarak pek uygulanmıyor çünkü aborjinlerin geneli tekinsiz yerlerde yaşayarak kirli yollardan para kazanıyor) ve şu an aklıma gelmeyen birçok ayrıcalığa sahipler. sizin örneklerinize de bakacak isek,
fransa'nın cezayir'de yaptıkları evet bir mezalimdir, evet setif katliamı bir soykırımdır, bir fransız vatandaşına sorma imkanınız olursa sorun, çünkü ben sordum ve evet "maçaları var" her ne kadar pek can atmasalar da. birçoğu yaşananlar yüzünden o dönemki hükümeti sorumlu tutuyor ve yaşananlar yüzünden lanet ediyor, tabii ki sizin kullandığınız vahşet dilini kullanan, "beyinsiz çöl bedevilerine medeniyet götürmeye çalıştık" diyen tipler de mevcut. bugün ise ülkelerinde terör estirdiği cezayirliler fransa'nın en büyük azınlığı olmuş durumda ve sayıları 2 milyonu geçik, hatta geçen yıllarda "fransız intifadası" denilen ve son derece köktendinci temellere dayanan bir ayaklanma çıkartarak hayatı felç ettiler ve hükümet protestocularla anlaşma yoluna gitti.
maya ve inca'lar 500 sene önce yok edilmiş topluluklardı. dolayısıyla tarihle ilgili az sayıdaki insan hariç bu konuları konuşabilecek bir insan bulmak zor. buna cevap olarak osmanlı'nın 500 sene önce yaptıklarını anlatırsak işin içinden çıkamayız çünkü zamanın şartlarına göre tarihi yorumlamak gerek, bu örneği vermeniz biraz demagoji olmuş maalesef.
batı devletlerinin afrika'dan ellerini çekmesinden bu yana 60 sene zaman geçti. 60 sene boyunca afrika kabileleri birbirlerini öldürmeye devam etti, askeri yönetimler ülkeleri zaptırapt altına aldı, kan gövdeyi götürdü. ruanda katliamı sırasında 1 milyon tutsi'yi katleden diğer bir topluluk olan hutu'lardı, fransızlar değil. aynı şekilde 1970 civarlarında gerçekleşen biafra savaşında da iki halk birbiriyle çatıştı, yüzbinlerce insan öldü. 1980'lerde zimbabwe'de ırkçı apartheid rejimini deviren zanu-pf hareketi lideri robert mugabe, yapılanların diyeti olarak kızgın ve öfkeli halkı ülkedeki kayda değer tek üretimi gerçekleştiren beyaz çiftçi ve tacirlerin üzerine saldı. akabinde üretimin durması ile hiperenflasyonla mücadele yöntemi olarak dükkan sahiplerinin fiyatlarını kapıya asker dikerek fiyatlarını sabit tutmaya zorlaması ve on binlerce insanı katleden bir diktatör oldu.
son olarak da şunu söyleyip huzur-i alinizi terk edeceğim sevgili arkadaşım ve bu minvalde düşünen yazar dostlarım. yaşanmış acı olaylar üzerinden ucuz propaganda ve nefret yaymaktansa dibini görmediğim kuyuya inmeyi tercih ederim, çünkü sizin körüklediğiniz nefretin getirdiği nokta ve indiğiniz kuyunun dibi kadar iğrenç olamaz. ırkçılık insanlık suçudur. toplumsal acılar 100 yıl önce yaşananlar üzerinden ve ikinci nesilden bile hiçbir canlı tanığın kalmadığı, globalleşme ile bambaşka bir çağa girildiği bu yıllarda halen bu kafatasçı sözleri kınıyor ve lanetliyorum. 70 milyon insanın hayatını kaybettiği, mihver-müttefik fark etmeksizin bütün tarafların son derece ağır ve yıkıcı tahribata uğradığı ve toplumsal travmaları hala daha atlatamamış bir savaş geçiren batı, yaralarını sardı. önce dostluk ve iyi niyet antlaşmaları yaptı, sonra sınırları kaldırdı, parasını birleştirdi, sosyal ve kültürel projelerle arasındaki bağı güçlendirirken türkiye sadece yoksaydı, aşağıladı, küçümsedi, hakaret etti ve hala bir aşama katedememiş halde kendini buldu. -
insanlığın en büyük sorunu koşulsuz ve şartsız aristo mantığıdır. nasıl işler bu mantık, şöyle örnek verelim. tümevarım üzerinden konuşursak bir ermeni birini öldürmüştür. bu adam katildir. aynı adam ermenidir. dolayısıyla tüm ermeniler katildir.
1-0 , siyah beyaz gibi kesin yargılarla işleyen bu mantık gri alanları asla kabul etmez. yani yukarıdaki örnekten ilerleyelim, bir insan hem ermeni hem iyi asla olamaz dememiz lazım bu mantıktan ilerlersek. basit görünüyor değil mi?
maalesef öyle değil. hemen sol frameye bakıyoruz. erkeklerin tamamının aldatması yahut kızların şöyle olması, bu sitenin böyle olması, şu siteyi kullananların aptal olması. bu tarz başlığı görmen lazım. görmediysen şanslı günündesin. ama maalesef biraz aşağı kaydırdığında aradığın başlığı göreceksin.
insanlar ister istemez karşılaştıkları en ufak olumsuzlukta karşıdaki insanla bağı olan herkesi töhmet altında bırakacak ifadeler kullanıyor. genellemelerin yanlışlığı meselesi. fakat doğada hiçbir şey böyle değil.
ermeni soykırımı meselesi de aynı şekilde. bir türkün tüm ermenilere düşman olmasıyla bir ermeninin tüm türklere düşman olması eşit derecede yanlıştır.
kitap önerisi-: kabus -alev alatlı -
türkiye'nin uluslararası meselesi haline gelmesinin esas sebebinin geçmiş hükümetlerin olayları yok hükmünde göstermeye çalışması, sürekli ve iğrenç bir inkar politikası yürütmesi ve ermenileri aşağılayıcı, milli izzetinefsini kırıcı söylem ve eylemlerde bulunması olduğu meseledir. salt "soykırım" olarak tanımlanması elbette güçtür çünkü henüz aydınlığa kavuşmamış çok sayıda nokta vardır ve genellikle gösterilen kaynaklar ermeni anlatılarıdır. sebebi her ne olursa olsun sayısı 1 milyonu geçmiş, yüzyıllardır bu topraklarda yaşamış, şehirler kurmuş, mimari ve kültürel birçok eser ortaya koymuş, eğitimli ve yetişmiş insan gücünün önemli bir bölümünü teşkil eden bir halk ve bıraktığı izleri artık yok. cumhurbaşkanının bile "afedersiniz bana ermeni diyenler oldu" şeklinde bir beyanatı utanmadan verebildiği( canlı yayında "ermeni dölü" diyemeyeceği için o şekilde ifade ediyor) bir ülke burası. hemen akıllara geliveren "bugün pazar ermeni azar" gibi sayıları oldukça fazla ermeni karşıtlığı içeren sözleri var bu halkın. içim parçalanarak okuduğum bu vatandaşımızın sözleri de bunları doğrular nitelikte. nefret ediyorum, tiksiniyorum bu toplumun bir parçası olduğum için. her devletin tarihinde katliamlar ya da çok acı hadiseler yaşanmıştır fakat çoğu devlet toplumsal barışını sağladıktan sonra yaraları beraberce sardı ve dünyanın en başarılı birliktelik projesi olan avrupa birliği'ni kurdular. biz de geçmişten ders almak şöyle dursun, dozajını artırarak ayrımcılığa ve ırkçılığa devam ettik ve ülkenin bir kısmında fiili olarak kontrolü tamamen kaybettik. ne diyeyim, türk ırkı sağolsun ? -
(bkz: sözde ermeni soykırımı) şeklinde düzenlenmesi gereken başlıktır. Yetkilileri göreve davet ediyorum.
Edit; yönetim çağrıma cevap vermiş, başlık düzenlenmiş. Teşekkürler duyarlı insanlara.
9 entry daha
