sözde ermeni soykırımı

14 entry daha

  • türkiye'nin uluslararası meselesi haline gelmesinin esas sebebinin geçmiş hükümetlerin olayları yok hükmünde göstermeye çalışması, sürekli ve iğrenç bir inkar politikası yürütmesi ve ermenileri aşağılayıcı, milli izzetinefsini kırıcı söylem ve eylemlerde bulunması olduğu meseledir. salt "soykırım" olarak tanımlanması elbette güçtür çünkü henüz aydınlığa kavuşmamış çok sayıda nokta vardır ve genellikle gösterilen kaynaklar ermeni anlatılarıdır. sebebi her ne olursa olsun sayısı 1 milyonu geçmiş, yüzyıllardır bu topraklarda yaşamış, şehirler kurmuş, mimari ve kültürel birçok eser ortaya koymuş, eğitimli ve yetişmiş insan gücünün önemli bir bölümünü teşkil eden bir halk ve bıraktığı izleri artık yok. cumhurbaşkanının bile "afedersiniz bana ermeni diyenler oldu" şeklinde bir beyanatı utanmadan verebildiği( canlı yayında "ermeni dölü" diyemeyeceği için o şekilde ifade ediyor) bir ülke burası. hemen akıllara geliveren "bugün pazar ermeni azar" gibi sayıları oldukça fazla ermeni karşıtlığı içeren sözleri var bu halkın. içim parçalanarak okuduğum bu vatandaşımızın sözleri de bunları doğrular nitelikte. nefret ediyorum, tiksiniyorum bu toplumun bir parçası olduğum için. her devletin tarihinde katliamlar ya da çok acı hadiseler yaşanmıştır fakat çoğu devlet toplumsal barışını sağladıktan sonra yaraları beraberce sardı ve dünyanın en başarılı birliktelik projesi olan avrupa birliği'ni kurdular. biz de geçmişten ders almak şöyle dursun, dozajını artırarak ayrımcılığa ve ırkçılığa devam ettik ve ülkenin bir kısmında fiili olarak kontrolü tamamen kaybettik. ne diyeyim, türk ırkı sağolsun ?
  • yunanistan, sırbistan, bulgaristan, makedonya gibi yerlerin elimizden nasıl çıktığı incelenirse altında yatan şeylerin daha net algılanabileceği mesele. önce büyük devletler(özellikle rusya; balkanlardaki panslavizm politikası nedeniyle ve ingiltere, fransa biraz da italya) bu halklara el altından silah dağıtır. dağıtılan bu silahlarla savunmasız türk halk katledilir. bunun üzerine osmanlı buraya asker sevkeder ya da halk kendi silahlanıp intikam çabasına girer. bunun üzerine devreye giren rusya diplomatik baskı ve avrupa'da yapılan propoganda ile osmanlı'nın bu bölgelere özerklik vermesi sağlanır. özerklik elde edilince yapılan sistematik katliamlarla bölgenin nüfus dengesi değişir ve bağımsızlığa giden yol açılır. bunu ben demiyorum.

    robert kolejinin kurucusu, amerikali protestan misyoner cyrus hamlin anlatıyor. kendisinin anılarını yazdığı "türkler arasında" kitabında sistemin nasıl kurulup, işletildiğini anlamak mümkündür. okumak isteyenler için pdf hali şu adresten bulunabilir. özellikle bulgarlar bölümünü okumanızı tavsiye ederim.

    ermeniler için yapılmak istenen de buydu. fakat bu sefer devlet özerklik yerine techir kanununu çıkarmıştır. bu techir sırasında; yolda ölen, salgında ölen ve bazı intikamcı türkler tarafından öldürülmüş olabilir. ancak sistemli bir katliam, yağma vb gibi şeyler yaşanmamıştır. fransız, ingiliz, rus ve abd arşivlerinde buna dair belgeler bulunmuştur. yusuf halaçoğlu yıllar yıllar önce teke tek'te sevan nişanyan'ın yüzüne yüzüne çarpmıştı fakat nişanyan tarafından yalan, propoganda, yanlış okuyorsunuz gibi deli saçması şeylerle geçiştirilmeye çalışılmıştı. o yayınları da izlemenizi tavsiye ederim. ilk yayın nişanyan'ın delirmesi sonucu yarıda kesilmişti asdhask sonrasında murat bardakçı-halaçoğlu nişanyan bir yayın yapılmıştı. ikisini de ekliyorum.

    Teke Tek / Yusuf Halaçoğlu - Sevan Nişanyan / 9 Mart 2010
    Teke Tek Özel - Sevan Nişanyan, Yusuf Halaçoğlu 25 Mart 2010 feat murat bardakçı.

    bu iki yayın şu açıdan önemlidir. iki tarafta kendi tezlerini, belgelerini sunmuştur fakat nişanyan(ki bazı söz ve çalışmalarını takdir ederim ama bu konuda çok kot kafalı) konuya türkiye cumhuriyeti düşmanlığı yaparak tek yönlü yaklaşmıştır.

    peki bu konu neden bu kadar uzadı? malesef ki devletimiz uzun bir süre bu konuyu göz ardı etmiştir. ermeni diasporasının çalışmaları dikkate alınmamıştır. diasporanın çıkardığı kardashian, system of a down -ki müziklerini seviyorum- ve diğer ünlü kimseler sayesinde çok güzel reklam yapmışlardır. diasporanın siyasi ayağı, devletler üzerinde etkin lobi ve baskı çalışması yapmıştır. iş artık tarihi bir mevzudan çıkıp sosyal bir acitasyona dönüşmüştür. ellerinde bu güç varken bizim halen daha ortak komisyon toplayıp tartışalım kafasından çıkmamız gerekmektedir. bunun bir şey kazandırmayacağı yukarıdaki iki yayında bellidir. etkin bir bürokrasi, lobi faaliyeti ve popüler yayınlarla bu konunun üzerine gidilmelidir. superbowl'da bir dakika gözükecek reklama yatırılan milyon dolarlar bu konularda harcanmalıdır.

    Tarihin Arka Odası - Ermeni Meselesi - Haluk Selvi Dikran Karagözyan / 13 Mart 2010
    Tarihin Arka Odası-1915 Olayları / 20 Mart 2010
    Tarihin Arka Odası - Ermeni Tehciri / 27 Nisan 2013
    Tarihin Arka Odası - Ermeni Tehciri / 18 Nisan 2009
    bu yayınlarda burada dursundur.
14 entry daha