şiir yazmak
10 entry daha
-
bir zamanlar denediğim,
Sonra üstatların, nazımların şiirlerini okuyunca kendi pespayeliğimden utandığım durum. -
diğer yazı türlerinde anlatamadıklarını, konuşarak söyleyemediklerini, içindekileri dökmenin en edebi yolu. -
Duyguların alt alta dizeler halinde dile getirilmesidir. -
enis batur şiirin bir 'iç dökme' hali olmadığını belirtmiş idi şiir ve ideoloji kitabında,
küçük iskender'de 'yazmasaydım çıldıracaktım' der gibiydi,
ismet özel, 'şiir yazan kimselerin dünyaya alışamamış kimseler olduğunu' söyler idi,
ben de hepsinin bir seçmecesi olarak bir şeyler karalarım günler boyu, geceler yarısı. hırçın deniz içerisinde boğulma anında atılan bir can simidi kadar değerlidir ba(ğ)zı zamanlar, ba(ğ)zı zamanlar ise hırçın bir deniz olur içimde. ba(ğ)zı zamanlar kıyıya vuran deniz köpükleri kadar çok olduğumu, ba(ğ)zı zamanlar ise, bozkırda tek başına suyu bekleyen bir ağaç ama çoğu zaman vahayı arayan bir bedevi. şiir yazmak ise hepsini gösterir bana çoğu zaman ama halen kim olduğumu söylememiştir.
--- spoiler ---
https://kafkaruhu.blogspot.com/
--- spoiler --- -
mükremin reyiz yargı dağıtıyor -
Bukowski'nin yeni nesile öğüdüdür: şiir yazmayın. -
En sevdiğim eylem. Benim için gözlemlerimin rapor olarak dışavurumu. -
başlığı bile olmayan şiirimle unutulmayan eski sevgilime yine
ben seni özlemiyorum artık
iyi ki gitti diyor beynim, kalbim, ruhum
ama laf gecmeyen uzuvlarim var.
ellerim misal
ellerini özlüyor.
el eleyken terleyen ellerim.
arada bir vuruyorum onlara cetvelle
acımasız bir öğretmen edasıyla.
boynum burnunu özlüyor.
derin derin kokladığın boynum
boynumdan kendi burnuma kokum geliyor.
kendi kokum bile,
bazen seni anımsatıyor.
senin kokunu çoktan unuttum zaten.
devamlı şal takıyorum.
biraz kokun gelmesin bana,
biraz da küçükken kokulu silgimi
kimseye koklatmadigim gibi,
kimse koklamasın da kokum kaçmasın diye.
çocukça.
ayak bileğim misal.
seni özlüyor.
gülme sakın, özlüyor.
halhal takmiyorum artık
gözüm bileklerimde sevdiğin halhala takılınca,
canım sıkılıyor diye.
ya ayaklarım,
onlara ne demeli.
serce parmağıma oje sürmüyorum artık.
yokmuş gibi davranıyorum o.
sadece bir yerlere çarpınca,
varlığının farkına varıp
saatlerce ağlıyorum.
acisi 5 dakika sürüyor oysa.
ve "parmak mi oldun sen" diye
onu sevişin aklıma geliyor,
birde ayağımı öpüşün.
beyaz tenimi zaten hic sevmiyorum artık.
ben karı severdim eskiden
hele senin icin "kartanesi" olmayı,
değerli bir şey kartanesi bakma,
geçiçi ama o an kıymetli.
bakma ben seni özlemiyorum artık.
su uzuvlarımdan da kurtulunca,
ne guzel olacak.
şimdi rakıma buz koyarken,
zeki müren "gitme sana muhtacım"ı da dinlersem
değme keyfime. -
insanı kendine getirir
mutluluğunu, umudunu ,üzüntüsünü, sevgilisini anlattırır
imgeler yardımı ile özelleştirir -
Hayal içinde yüzerken debelenmek. Duygularını aktaracağım diye fazlaca gevşemek. Öz saygı falan hak getire zaten. Sevdiğine tanrı muamelesi göstermek bir yerde. Mübalağa sanatı ile yakından ilgilenmek.
Bazen hata yaptiktan sonra özür amaçlı yazılır.
Pişmanlığı ifade eder. Galip gelen sevginin gücüne ihtiyaç duydurur. Çok özel bir şey aslında. Kıymetli bir şey. Tabi anlayana..
10 entry daha
