sevilen kişiden vazgeçme eşiği

  • "Üzse bile seviyorum napayım" cümlesinin ortadan kalkma eşiğidir. Sevenin sevilene karşı bir daha tolerans gösteremeyecek olmasıdır.
    Bu durum bazen karşı tarafın yavaş yavaş soğutucu hareketleriyle oluşur, bazen de bir hatası yeter.
    En fenasi vazgeçerken veya vazgeçmek zorunda kalırken canın yanar. Allah kimseyi bu eşiğe getirtmesin, güzel güzel sevelim sevilelim.
  • Gururla sevginin çatıştığı andır.
  • Ne kadar istemesen de her şeyde olduğu gibi bunda da elbet bir son noktaya varıyorsun ve bundan sonra istemesen de vazgeçmiş hatta çoktan unutmuş oluyorsun.
  • ''sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
    insan bir akşamüstü ansızın yorulur''
  • Sevseydin vazgeçmez din demek ki sevgi değilmiş o seviyorumsu birşey, bir şarkı vardı aslında sevgi yetmiyor.
  • Yaptıklarının değmediğini fark ettiğin an. Bir anda gelir. Milyonlarca adım bile atsan bir yerden sonra aynı yolu ters istikamette yürürsün.
  • nasıl olduğunu anlayamadığım eşiktir.
    sizin gün içinde hiçmi aklınıza gelmiyo. bi gülümsemede onu hiçmi görmüyonuz. okuduğunuz bişey hiçmi yüreğinizi dağlamıyo, buruk buruk hiçmi gülümsemiyonuz.
    ha karşınızdaki derse ki artık ben başkasını seviyom diye, vazgeçmeseniz bile delikanlılığı bozup sesinizi çıkarmazsınız o ayrı.
    yoksa sevdiceğinize anca bi süre darılabilirsiniz, nasıl bırakıp vazgeçersiniz yoksa.
    bu dünyada sevdicek öyle kolaymı bulunuyo hem.
    hadi artizliklerinizi bi kenara bırakıp, seni özledim, seni seviyom deyin.
    eminimki oda sizi seviyodur.
  • Var böyle bir şey. Yalnızca karşı cins olarak düşünmeyin; arkadaşlık ilişkilerinde de böyle. Artık öyle tükeniyor ki içinizdeki her şey zerre umurunuzda olmuyor. Aklınıza da gelmiyor. Gelse de acıtmıyor. Çok tuhaf bir duygu bu. Uyuşmuş gibi sanki. Ve çok zor. Canınız ciğeriniz olan bir insan gün gelip nasıl bu kadar yabancı olabiliyor, insan gerçekten hayret ediyor.
    En korkutucu tarafı ise bunun evlilikte olması. Arkadaşı, sevgiliyi, flörtü, akrabayı her ne ise; hayatınızdan çıkartması oldukça kolay. Ama evlilik söz konusu olunca insan hafiften bir tırsıyor.

    Bu benim bir kez başıma geldi. Yediğimiz lokmanın ayrı gitmediği, her hayalimizin ortak olduğu bir insandı. Çok yakındık. Sonra ne olduysa; tabi olaylar zinciri. İpler bir koptu.
    Okulu bitirmiş, evlenmiş, kızı olmuş...
    Hayallerini kurduğu her şeyi yaşamış. Yanında ben olmadan. Bense bıraktığı yerdeyim hala. Günah bendeydi belki de. Tuhaf sadece. İçimdeki şey tam olarak Hissizlik... oysa üzülmem, ahlanıp vahlanmam, pişman olmam gerekirdi. Kimsenin yaşamamasını dilerim bu yüzden. Zaten gerçekten güvenebildiğimiz, Can ciğer olduğumuz kaç insan var ki şu hayatta. İki? Belki üç. Hadi dört olsun. O kadar bak. Bir elin parmaklarını geçmedi bile.
  • "sevsem sana yazık, sevmesem incinirsin." dediğin o an, savaşın başladığı an olacaktır.
    ve şunu sakın unutma, hiçbir savaşın kazananı olmaz.