sevgilinin başkasına aşık olduğunu söylediği an

  • hitler'in savaş ilan ettiği ana benzer, radyodan dinleyenlerin basamaklardan kayıp yıkılması gibi sonuçlanır. hücrelerinde başlayan savaş hızlıca tüm vücuduna yayılır, her organın muharebe alanı olur. hastalığa fazla iltimas geçilmiştir ve o da bundan maksimum yararlanmıştır. tüm kıtalarında yenik düşersin. ta ki bir kış gününe kadar. çünkü soğuğun insanı kendine getiren bir niteliği vardır.

    sen de kabullenirsin olanı biteni. kurtarırsın kendini aşktan, yalandan, her şeyden.
  • görünce kafamda "mihrabım diyerek"in çalmaya başladığı başlık.
    gönlünde sevgime yer vermedin de
    yaban güllerini hep derledin de
    ellerin ismini ezberledin de
    bir benim adımı öğretemedim.
    mihrabım diyerek
  • 'görüştüğüm başka biri var' demek varken dert yanar gibi 'ben aşık oldum' demek de bi amatörlük.
    söylemeye takılmayın. aşık olana kadar neler neler yaşanmıştır o arada. o arada siz de hikaye de yer alıyordunuz. fazla da kırılmayın yazık size.

    kahpe

  • çok sevdiğim bir kız arkadaşım vardı üniversitede. çok başarılıydı, güzel bir bölümde okuyordu, sevgilisi de aynı şekilde. ve o kadar güzel bir kızdı ki kızı boşuna kıskanmıyorduk bile. çünkü yanına yanaşamayız bir çok konuda.

    aynı başarısı mükemmel hayatı okul bitince de devam etti. harika bir düğünle, filmlerden çıkmış gibi tablolarla evlendi.

    biz bir şekilde koptuk o sıralar.

    sonra sosyal medya aracılığı ile diyaloğa geçtik. derken o sırada istanbuldaydım gezmek için gitmiştim.

    kızılbüyü bir kahve içelim mi teklifini kabul ettim.

    oturduk ve eskisi gibi ışıldamıyordu. yine bakımlı, yine benim giyimime göre çok şık ki ben genelde elbise tercih ederim o ise şık bir ceket, topuklu, işinin gereği de daha klasik ama daha bir olgunlaşmış giyinmişti.

    hakikaten ışıltısı yoktu. en doğru kelime.

    tolga dedim napıyor. elini gösterdi yüzük yok manasında boşandık.

    ağzımla birlikte açık kalacak tüm uzuvlarım açık kaldı. üniversite boyunca sevgililik, harika bir çift ki öyle sosyal medya çiftlerinden değil. hatta tam tersi kız sosyal medyaya atmaz, akşam gelip yurtta bizi gösterirdi sadece fotoğrafları.

    düğününe dair bir fotoğraf, balayına dair bir fotoğraf dışında düğünüm albümü yapmamış nadir arkadaşımdı.

    ondan sonrasını onun ağzından aktarayım.

    "biliyorsun harika bir düğün, yurt dışında balayı, sonrasında harika kariyerlerimiz ile devam ettik hayatımıza. tüm bunlar olurken, ne birbirimizi ihmal ettik, ne tek bir gün kavga ettik, ne birbirimizin hayatını zora koştuk.
    yani kime ne iyilik yaptım da bu mükemmel hayatım var acaba demeden edemiyordum. sonra bir gün akşam yine sohbetimizi yaptık, her akşam ki fiks yatakta kitap okumalarımızı, sütlerimizi içmemizi yaptık ve uyuduk. ertesi gün pazardı. kahvaltı hazırlıyordum. yanıma geldi mutfağa, konuşmak istediğini söyledi. salona geçtik, pijamalarla değildi üzerini giyinmiş, olabildiğince de ciddiydi. boşanmak istediğini söyledi, başkasına aşık olmuş.

    kim dedim, iş yerinden bir kadına aşık olmuş ve kadının dahi haberi yokmuş henüz, seni yedekte tutar gibi onunla olursa olur olmazsa seninle devam ederim yapmak istemedim dedi sadece. şok oldum, şaşırdım, kırıldım. akşam öpüp uyuyorsun ve sabah başına bu geliyor.

    hep kendime şunu dedim, keşke kavga etseydik, allahın her günü kavga etseydik, keşke sorunlarımız olsaydı, zaten yapamıyorduk derdim ama bu oldukça zordu.ve her şey konuşulup düzelecek bir şeyken karşına geçip başkasına aşık oldum diyen adama bir şey diyemiyorsun.

    sonra ben gittim evden. bu anılarla, bu eşyalarla kalmak istemedim o evde. bir küçük valizle çektim gittim. ailelere bile bunu söylemedik, anlaşamıyoruz dedik. ve hızlıca boşandık."

    o bunları anlatırken ben inanamadım. ama doğruydu aslında, her şey çözülebilecek bir şey iken bu öyle bir şey değildi. başkasına aşık oldum diyen birine hiç bir şey denilemezdi her halde.
  • Aldatmadığı için sevinilebilir bile.