sevgiliden ayrılmadan önceki son konuşma
-
"ailelerimiz birbirinden çok farklı. uzun vadede anlaşamayız."
zorla bıraktığım sigaraya yeniden başlamama sebep olmuştur. -
'Seni çok seviyorum ancak biz artık anlaşamıyoruz'
Benim için hayat o gün bitti, bir daha hiç eskisi gibi olamadım -
"ben düşündüm de bu işin sonu yok. en iyisi görüşmemek."
aslında bende daha önceden kafamda bitirmiştim. -
-ama sen dedenin cenazesine gittin benim doğum günümde yanımda yoktun.
Konuşamamak, konuşacak kelime bulamamak ne demek o zaman öğrendim. Ne beddua ettim ne ağlayabildim. İnsanlara güvenmemeyi o gün öğrendim.
Keşke acıma saygın olsaydı.
-
ilginçtir ki, şahsım karşı tarafın şu son sözlerini işitmiştir:
-kendine iyi bak, seni seviyorum.
bunun nesi ayrılık lan? bu bildiğin halısaha maçına gitmeden önceki son konuşma. kafam karıştı. -
Bazen net olan bir anı değildir. Alan Moore ve Frank Miller'ı konuşmuştuk. Sanırım. Yok lan buluşacaktık. Gerizekalı ya. Üzdü yine. -
sabah saat 05:00 sularında "sana geliyorum"
Gece saat ikiden sonra yapılan işten hayır gelmez derdi babaannem o gün inandım. -
bundan sonraki hayatında başarılar dilerim. Birlikte mutlu olamadık, umarım benden sonra hayatına seni daha mutlu edecek, istediğin gibi bir insanla karşılaşırsın.
Her şey gönlünce olsun. -
B: ben
O: o
B: .....delikanlı kızsın vesselam.
O:.....
O:.....
O.....
O:... önce bir beddua
O:.... özür dileme safhası
O:.... herşey gönlünce olsun vs. (Olmadı)
Galiba hala beddua safhasındayım ! -
"Sanada günaydın, biz artık yapamıyoruz ayrılalım." Saçma değil mi ben 1 hafta şaka yapıyor zannettim ama kendisi 2 hafta sonra başka bir ilişkiye başlayınca gerçek olduğunu anladım. :D -
Akla gelen kişi sevgili olunamadığından şahsımca tanımlanamayan durum. -
Sevgililerimle hiç tam olarak yapmadığım konuşmadır. Genelde ya ne olduğunu anlamadan bittiği ya da aldatma benzeri olaylardan sonra allah belanı versin deyip iletişimi kestiğim oldu. Sadece bir sefer bir flörtüm üç gün kadar mesaj atmayınca neden yazmıyorsun küs müyüz deyince doğruyu mu söyleyim, yeni biriyle tanıştım ve dün çıkmaya başladık demişti. Buna allah belanı versin demedim ama. insan olarak çok seviyordum ve dürüst davrandığı için tamam bana bir daha yazma madem demiştim. -
yoğun bir iş günden sonra eski sevgilimle buluşmuştum. (eskiden anlamışsınızdır zaten) kendisinin yüzü düşüktü ve benimde işten dolayı moralim çok bozuktu. cafeye oturduk ve yaklaşık iki saat boyunca sadece birbirimizin yüzüne baktık. yüz hatları o kadar güzeldi ki, elimi yanağına götürüp sevmek istedim ama tepki vermedi. günün sonunda ise kendisini metroya bıraktım. istasyona kadar bir kelime dahi etmedik. metro geldiğinde elini yüzüme götürdü, ''bu yüzün asla üzülmesini istemiyorum'' dedi ve metroya binip gitti. onu tanıyordum, bazıları bu cümlenin''sen üzgünsün diye söyledi'' diyeceğini duyar gibiyim. ancak onu tanıyordum ve moral vermek için böyle bir şey söylemeyeceğini biliyordum.
şok olmuştum. metro gitti ve peşinden metroya dahi binmemiştim. sanırım yaklaşık 2-3 dakika boyunca ayakta boş bir şekilde kalmıştım. metrodan eve doğru dönerken bu konuşmanın ayrılık olduğunu anlamıştım. ertesi gün sabah günaydın mesajı beklerken telefonuma ''ayrılmak istiyorum'' şeklinde bir mesaj geldi. 4,5 yıllık bir ilişki telefonda bitti. ayrıldık ve aradan 1 yıl geçti. onu hala deliler gibi özlüyorum. hala yüz hatları ve gülüşündeki o ufak gamze aklımda. sevginin sadece bir ilişki için yeterli olmadığını gördüğüm için ayrılma kararına saygı duydum ve aksini iddia etmedim. şimdi ise kendisinin avrupa'da yaşayan bir sevgilisi var. umarım mutludur diyerek yazımı sonlandırıyorum. -
durdum, sustu ben de konuşmadım gözlerine baktım, uzun uzun bakıştık. bir süre sonra sımsıkı sarıldık, ardından küçük bir öpücük. elimi sımsıkı tutması sonra "hadi git" demesi. bundan ibaret. insanın ağzını bıçak açmaz, anlayamaz olan biteni. sonrası pişmanlık keşke sarılırken bir daha fazla sarılsaydım. zaman geçiyor, aklında kalan hiçbir şey yok; sadece son bakış son öpücük. sesini unutmuşum, teninin tenimde verdiği hissi unutmuşum. ne yaparsan yap geri dönüşü olmayan bir yoldayız uzun bir yol, sonu ölüm olan bunu biliyoruz sadece. 14 şubat 2014 sevgililer günü, birlikte öldük. o yaşamak istedi o tarihten 20 gün sonra beni yalnız bıraktı yaşamaya gitti kendisinden vazgeçemedi, işte o günden beri ölüyüm, yaşayamıyorum, gülemiyorum. sana çok teşekkür ediyorum güneş burcu yılmaz bu zamana kadar ne yaptıysam senin sayende.
(bkz: minnettar) -
-sen benden daha iyilerine layıksın.
+bunu simdi mi fark ettin?
-bir suredir düşünüyordum, anca karara varabildim. Ama emin ol daha iyi şeyleri hak ediyorsun.
+gitmesen olmaz mi?
-ben gitmezsem daha iyileriyle nasil karşılaşacaksın?
+senden daha iyisini buldugumda git bari ha? Biraz sık dişini.
-ayrılırken seni kırmamak için yalan söyledim vox. Sen bir daha benim gibisini bok bulursun. O yüzden zaman kaybetmeyelim. Hadi daha da dramatize etme.
+peki sen benim gibisini bulabilir misin?
-oo elimi sallasam ellisi olm.
+bak ben blog sözlükte yazıyorum ama.
-ciddi misin? İnanmıyorum. Tamam tekrar deneyelim aşkım.
Gördüğünüz gibi hayatta hicbir derdim yok. Boyle kızı da bulmuşum sırtım yere gelmez. -
Hiç bişey demeden ortadan kaybolması aylardır döner mi umuduyla beklemek en acısıda veda edememek. -
hayatının geri kalanında mutluluklar.
peki... -
sevgili kalıbının içine doldurulan ufacık aşk kırıntısının bir şekilde bitmesi veya eskisi gibi hissedilmemesi veya mantıklı birkaç sebepten dolayı birbirlerini sevdiklerini zanneden iki kişinin ayrılmadan önce -kimisinin whatsapp veya telefonda- yaptığı karşılıklı konuşma şeklidir -
Birbirlerini seven insanların yollarını ayırırken yaptıkları sohbettir.
Keşke sevgilim giderken bana bir şey deseydi de hiç değilse son kelimelerini hatırlayarak yaşasaydım. Yok hiçbir şey yok. 'Bitti.' Diye bir mesaj da yok. Yok ulan yok. Neyini anlatıyım.
