şecerüddür

  • (bkz: memlük devleti)'nin kurucusu sayılabilecek türk kadın hükümdar. islam tarihinde mısır'ı yöneten tek kadın olmuştur. yaşadıkları, mücadeleleri; hürrem'in ve kösem'in hikayelerine taş çıkartacak derecede ilginçtir.

    kendisi kafkaslardan esir olarak mısır'a getirilen bir köledir. kökeni hakkında net bir bilgi yoktur. saraya cariye olarak geldikten sonra yükselen şecerüddür; sultanın kardeşi salih eyyub'un gözüne girer. kocası; mısır sultanı olan abisi ile mücadeleye girer, hapse atılır. daha sonra diğer emirlerin desteği ile abisini devirip mısır sultanı olur. aynı yıl bir erkek çocuk doğuran şecereddür ve salih eyyub bu doğumdan sonra nikahlanıp evlenirler.

    yedinci haçlı seferi'nin yaşandığı zamanlarda seferde olan salih eyyub; aldığı bir yara sonucu ölür. savaş süresinde kocasının ölümünü alan şecerüddür, bu durumun orduyu ve ülkeyi sokacağı durumu kestirdiği için ordu komutanı ve saray ileri gelenlerinin yardımıyla kocasının ölümünü saklar.

    salih eyyub; ölmeden önce bir varis belirtmez. savaş devam ederken; başka bir kadından olan oğlu Muzaffer turanşah devletin başına geçer. o; mısır'a gelene kadar kocasının ölümünü gizlemeye devam eden şecerüddür, her gün kocası için yemekler hazırlatır, kocasının imzası ile hazırlanmış boş belgeleri doldurarak devleti fiilen yönetmeye başlar. devletin dağılmaması için; hazırlanan sahte bir belge ile muzaffer turanşah'ı kendi oğlu olmamasına rağmen varis gibi göstermiş, bütün önde gelen devlet adamlarının ve askerlerin ona biat etmesini bizzat sağlamıştır.

    haçlılarla olan savaşın kazanılmasından sonra ise; bıçaklar çekilmiştir. iktidarını bölüşmek istemeyen muzaffer turanşah; üvey annesini ortadan kaldırmak istemektedir. yavaş yavaş harekete geçer. babasına ve üvey annesine yakın isimleri devlet kademelerinden uzaklaştırır, kendisine yakın isimlere kadro vermeye başlar. bu hareketi ile devlet içindeki bazı klikleri rahatsız etmiştir. daha sonrasında; üvey annesine onun babasının kölesi olduğunu, bundan sonra onun da kölesi olmasını istediğini, babasına yaptığı her hizmeti kendisine göstermesini ister. bu duruma çok sinirlenen ve zaten her şeyin farkında olan şecereddür; ordudaki çeşitli komutanlarla iletişime geçer.

    bütün bunların yanında alkol, zevk ve sefa alemlerine düşkün olan turanşah, çevresindeki devlet adamlarına sürekli hakaret etmekte, bazen haksız yere sürgün etmekte, bazen de idam emrini vermektedir. kendine karşı oluşan muhalefetin gittikçe güçlendiğinden habersizdir. daha sonradan memlük sultanı olup moğolları yenecek olan, fakat o sıralar orta derece bir komutan olan (bkz: baybars) ve arkadaşları sultana bir suikast düzenlemeye karar verirler.

    haçlılara karşı kazandığı bir seferin ardından otağında ziyafet veren turanşah'a baybars ve askerleri tarafından saldırı düzenlenir. yaralanıp kaçmaya çalışan turanşah; bir kuleye sığınır. kulenin çevresinin ateşe verilmesiyle dışarı çıkmak zorunda kalır. ok atışlarına maruz kalır. askerler hayatının bağışlanması karşılığında sultanlıktan çekileceğini deklare eder ancak baybars tarafından öldürülür. turanşah'ın ölümünden sonra toplanan memlüklü emirler oy birliği ile şecerüddür'ü sultan ilan ederler ve aybeg'i yanına atabek olarak verirler.

    bu süreçte haçlı rehinelerin fidye görüşmelerini yürütür, ülke iç işlerinde huzuru sağlar, iskan faaliyetleri ile meşgul olur şecerüddür sultan. bu sırada; kocasından ve turanşah'tan kalan eyyubi etkisini silmeyi de başarmıştır. fakat bir süre sonra; suriye'de bulunan emirler bir kadına biat etmeyi reddettiler. bu sırada bağdattaki halife de devlet yönetiminde bir kadın olmasının dine uymayacağını belirten bir mektup yollar. mektupta; "orda sizi yönetecek erkek yoksa biz size burdan yollarız" gibi ifadeler bulunmaktadır. baskıların artması üzerine sultanlıktan çekildiğini deklare eden şecerüddür; bir süre sonra kendisinin yerine sultan olan Aybeg ile evlendi. böylece eyyubi hanedanının hakimiyeti resmen sona ermiş, memlük devleti kurulmuştur. kendisi sultan eşi olarak devlet işlerinde etkili olmaya devam eden şecerüddür; bir süre sonra yeni bir tehlikeyle karşı karşıya kalır. kendisine ve kocasına muhalefete devam eden suriye'deki emirler; iç savaş çıkarırlar ve onların üstüne yürüyen aybeg onları mağlup eder. kocası suriye'de seferde iken mısır'dan ülkeyi yönetmeye devam eden şecerüddür; bir süre sonra kocası ile ters düşmeye başlar. buna sebep olarak devlet yönetimindeki karar ayrılıkları, şecerüddür'ün bazı uygulamaları kocasından saklaması, kocasının ondan önceki karısından olan oğlunu tehlike olarak görüp aybeg'i eski karısından boşanmaya zorlaması gibi sebepler gösterilebilir.

    hürrem gibi o da kendi oğullarının tahta çıkmasını istemektedir. bu sırada aybeg; yeni ittifaklar kurup konumunu güçlendirmek için musul emirinin kızı ile evlenmek ister. bunun sonucunda iyice çıldıran şecerüddür; kocasını ortadan kaldırmaya karar verir. aynı kararı aybeg'de şecerüddür için vermiştir. iki taraftan şecerüdür önce davranır ve kocasının hizmetçilerini satın alarak bir eğlence sırasında kocasını öldürtür. şecerüddür kocasının ölümünün bir kaza sonucu olduğunu iddia eder fakat kocasını destekleyen emirler buna inanmazlar. bunun üzerine diğer güçlü emirlerden İzzeddin Aybeg El-Halebi ve Emir Cemalleddin İbni Aydgudi'ye mısır sultanlığı teklif eder şecerüddür. iki emir de bunu kabul etmez ve o sıralarda çok güçlü bir emir olan, aybeg'e sadık seyfeddin kutuz; aybeg'in ilk karısından olan oğlu Mansur ali'yi tahta çıkartır. daha 13 yaşında tahta çıkan mansur ali; öz annesi ve diğer devlet adamlarının kışkırtması ile şecerüddür'ün ortadan kalkması gerektiğine karar verir. odasında genç sultanın adamları tarafından yakalana şecerüddür çırılçıplak soyulur, sopa ve kırbaçlarla dövülerek öldürülür. cesedi kahire yakınlarında bir çukurda bulunur. onunla beraber aybeg'i öldüren hizmetçiler de feci şekilde öldürülmüştür. şecerüddür daha sonrasında ise ibn-i tolun camii'ndeki bir türbeye defnedilmiştir.

    türk tarihinde pek bilinmeyen fakat oldukça etkileyici bir hikayesi olan bir sultandır şecerüddür. hikayesi; hürrem ve kösem'in hikayelerine oldukça benzer fakat onlardan ayrılan yönü, devleti fiilen bir kaç kez başarıyla yönetmesi olmuştur. büyük kadındır, hökümet gibi kadındır. ayrıntılı okuma ve kaynak listesi için; tık tık