şahmeran

2 entry daha

  • Türk mitolojisinde de yer alan belden aşağısı yılan üstü insan doğaüstü yaratıklardır. hiç yaşlanmadığı ve ölünce de ruhunun kızına geçtiğine, betimlemelere göre dişi olduğuna inanılan varlıktır. Akdeniz'in Tarsus ilçesinde yaşadığı düşünülür. Efsaneye göre bir yeraltı dünyasında yılanlarıyla birlikte yaşamaktadır. Aynı isimli bir efsane Mardin yöresinde de vardır.

    Cemşab'ın, şahmeran'ı gören ilk insan olduğu efsanede geçer. Yıllarca şahmeran'ın yanında yaşayan Cemşab, Şahmeran'ın güvenini kazanır. ancak ailesini özler ve Şahmeran yerini kimseye söylememesi şartıyla onun gitmesine izin vereceğini söyler.

    Cemşab ise Şahmeran'ın yerini padişah hastalanıncaya kadar kimseye söylemez. Padişah hastalınca vezir tek çarenin şahmeran'ın etini yemesi olduğunu söyler. Cemşab böylece şahmeran'ın yerini gösterir. Şahmeran, cemşab'a onu kaynatıp suyunu vezire içirmesini, etini padişaha yedirmesini, kuyruğunu da kaynatıp kendisinin içmesini söyler. Vezir ölür, iyileşen padişah Cemşab'ı veziri yapar. efsaneye göre cemşab lokman hekim olmuştur.
    Başka bir inanışta yılanların şahmeran'nın öldüğünden haberlerinin olmadığı ve öğrendiklerinde tarsus'u işgal edecekleri geçer.

    Türk mitolojisi sanılandan çok daha ilginç ve geniş hikâyeler barındırıyor. Küçükken dinlediğim bu mit günlerce korkmama sebep olmuştu. '*'
  • Benim için daima güç ve asilliği temsil eden takı.
  • Kelimenin kökeni "mâr" Farsçada yılan anlamına gelmektedir. Şahmerdan da "yılanların şahı" anlamına gelmektedir. Çok güzel ve güçlü bir kadın olan Şahmeran yeraltında yaşamaktadır.
    Hakkında bu efsane pek ünlüdür:
    Binlerce yıl önce yedi katlı yeraltında Tarsus'ta "yaşayan yılanlar vardı. Meran adı verilen bu yılanlar, gerçekten akıllı ve şefkatli idi. Onlar barış içinde yaşarlardı. Meranların kraliçesine Şahmeran denirdi. O genç ve güzel bir kadındı. Efsaneye göre, Şahmeran'ı gören ilk insan Cemşab oldu. O, geçimi için odun satan fakir bir ailenin oğluydu. Bir gün Cemşab ve arkadaşları bal dolu bir mağara keşfederler.[3] Balı çıkarmak için Cemşab'ı aşağıya indiren arkadaşları, paylarına daha çok bal düşmesi için onu orada bırakıp kaçarlar. Cemşab mağarada bir delik görür ve buradan ışık sızdığını fark eder. Cebindeki bıçak ile deliği büyütünce, ömründe görmediği kadar güzel bir bahçeye girer. Bu bahçede eşi benzeri olmayan çiçekler ve bir havuz ile pek çok yılan görür. Havuzun başındaki tahtta süt beyaz vücutlu bir yılan oturmaktadır. Şahmeran'ın güvenini kazanan Cemşab uzun yıllar bu bahçede yaşar. Şahmeran ona tıp biliminin bilinmediklerini söyler. Yıllar sonra, ailesini çok özlediğini söyleyip gitmek için yalvarır. Bunun üzerine Şahmeran da kendisini salıvereceğini, ancak yerini kimseye söylemeyeceğine dair söz vermesini ister. Şahmeran'a söz verip ailesine kavuşan Cemşab uzun yıllar verdiği sözde durarak Şahmeran'ın yerini kimseye söylememiş. Bir gün ülkenin padişahı hastalanmış. Vezir, hastalığın çaresinin Şahmeran'ın etini yemek olduğunu söylemiş ve her yere haber salınmış. Ülkenin veziri herkesi tek tek hamama sokmuş. Sıra Cemşab'a gelmiş. Cemşab soyununca vezir Cemşab'ın derisinde pullar olduğunu görünce Cemşab'ı konuşturmayı başarmış. Cemşab kuyunun yerini gösterince Şahmeran bulunup dışarı çıkarılmış. Şahmeran Cemşab'a, "Benim başımı kaynatıp padişaha içir, padişah kurtulsun, gövdemi de vezire içir, ölsün, kuyruğumu da kaynatıp sen iç, böylece Lokman Hekim ol" demiş.[1] Böylece vezir ölmüş, padişah da iyileşip Cemşab'ı veziri yapmış. Ve rivayete göre de Cemşab böylece Lokman Hekim olmuş. Efsaneye göre Şahmeran'ın öldürüldüğünü yılanlar o günden beri bilmemektedirler. Tarsus'un, Şahmeran'ın öldürüldüğünü öğrenen yılanlar tarafından bir gün istila edileceği rivayet edilir."
    Şahmeran hakkında faydalı eğlenceli bir podcast
  • Akdeniz üniversitesi bünyesinde tiyatro haftası günlerinde öğrencilere sunulan benim de izleme fırsatı bulduğum , ODTÜ mezunları derneği oyuncularının sunduğu Şahmeran Cafe adlı tiyatro oyununu anımsatan başlık.

    İlginç bir tiyatro oyunu olduğunu düşündüğüm için yazmak istedim. Sanılanın aksine mitolojik canlı olan Şahmeran'ı anlatan bir oyun değil.

    Ağustos böceği ile karıncanın hikayesi gibi anlatalan eser, mültecilerinin sorununu , özelikle küçük yaştaki kişilerinin başından geçenleri göstermeyi amaçlayan bir oyun yazısı.

    Başlangicta Ağustos böceği ile karınca hikayesini anlattığını düşünseniz de sonrasında inanılmaz şok olacak detayların girdiği , başlangıçta ne olduğunu anlamakta zorluk çekebileceginiz bir oyun olmuş , ama sabırlı olup sonuna kadar izlerseniz asıl konuyu ve verilmek istenen mesajı görebilirsiniz. Maalesef bizde sıkıcı olduğunu düşünüp ayrılanlar olmuştu.
  • şahmaran efsanesi

    şahmaran efsanesi, anadolu’da başta tarsus olmak üzere güney ve güneydoğu anadolu’da yaygın olarak bilinen, sevilen, hatta evlere uğur ve bereket getirmesi umuduyla resimleri asılan kültürel bir unsurumuzdur.

    farsça asıllı bir kelime olan şahmaran, yılanların şahı anlamına geliyor.

    şah= kral, padişah
    mar= yılan
    meran= yılanlar.

    efsaneye göre şahmaran baş tarafı dünyalar güzeli bir kadın, alt tarafı yılan olan bir yaratıktır ve yeraltında, yılanlar ülkesinde yaşar.
  • Kadının adam yiyen cinsi diye biliyorum erkeklerin korkulu rüyası
  • Bilekten parmaklara bağlanan bir çeşit bileklik, Bileklik - yüzük birleşimi bir takı.
2 entry daha