roman karakterine aşık olmak
4 entry daha
-
Bir keresinde Don kişot a tutulmuştum. Sonra da iflah olmadım zaten.
Nerde bir olur olmadık nesnelere savaş açan yitik gezici şövalye, benim kalbim hayırlısıyla going to go. -
Okunan romandaki karaktere sempati besleme sonucu içine düşülen durum. Benim için cevabı Raskolnikov'dur. Öyle mükemmel bir insan olarak tasvir edilmemiştir hatta katildir de ama bir çeşit hayranlık duyardım ona(14 yaşındayken heheh). Belki de hayranlığı aşk sanmışımdır o zamanlar kim bilir.
Edit: Bir de şu çizim var tabii heheh -
Lisbeth salander'e aşık olarak benim de gerçekleştirmiş olduğum eylemdir.
Hatun kuru, sıska, çirkin, küpeli, piercingli, dövmeli, kısa boylu ama dehşet zeki bir karakter. Duygusal bir tarafı da var ama rasyonalist-realist çizgiden hic sapmıyor. Yersiz hayalleri yok. İşini mükemmel yapıyor. Vuruldum ben hatuna. Peki sonra?
Tabi olmadı bizim iş. Ben de babaanneme söyledim, bana köyden helal süt emmiş kız bulacak. -
Roman karakteri değil de çizgi film (bkz: ay savaşçısı) nda usagi'nin gizemli aşkı ve yegane kurtarıcısı acar delikanlı mamoro vardı. Mamoro bi hayal ürünü ama yine de çok karizmatik buluyordum ya.. Yine izlesem muhtemelen yine aşık olurum.
(bkz: anime)
4 entry daha
