ömer hayyam

  • Yanlış bir okumayla Ömer Hayvan olarak telaffuz edilebilecek yazar. Tıpkı İlham Aliyev'i İlham Alibey olarak okuyan benim yapabileceği gibi.
  • "Gönül, bir düş madem dünya gerçeği,
    Ne dertlenir, alçaltırsın kendini?
    Hoşgör kaderini, gününü gün et:
    Yazılan senin için bozulmaz ki."
  • Gökleri yarıp darma dağın ettiğin gün,
    Pırıl pırıl yıldızları kararttığın gün,
    Sen sorguya çekmeden ben soracağım sana :
    Ey Tanrı, hangi günahım için beni öldürdün?
  • "ayağa kalk, uyumak için önümüzde sonsuzluk var." sözünün sahibi.
  • meyhanede kafayı bulunca birçok hayyama rastlayabilirsiniz
  • hayyam konusunda ne zamandan beri yazacaktım fırsat olmuyordu. öncelikle hayyam öyle dini anlatan, tasavvufçu bir adam falan değildir. ha aslında benim gözümde gelmiş geçmiş en büyük din adamlarından biridir. ama bugün hayyam'a tasavvufçu demeye çalışan islamcı kadızade artıkları hayyam dizesi okudu diye fazıl say'a yasak getirenlerdir.

    sadece bir kaç dizeyi okuyana bu cezayı verenler hayyam bugün yaşasa ona neler yaparlardı önce bunu farketmek lazım. ikincisi yukarıda yunus emreden esinlenmesi falan denmiş, ben cevap vermeye utanıyorum. en basitinden bari adlarını yazın gogıla sonra girin buraya.

    kafiye konusunda hayyamın onlarca farsça rubaisi ezberinde olan biri olarak bir kısmı aaxa şeklinde diyebilirim. ama yine büyük çoğunluğu bu tanıma uymuyor. hayyam öyle kurallara gelecek bir adam da değildi esasında.

    yanlışları düzeltmesi bile bu kadar sürdü. bir de hayyamı anlatması var. benim gözümde hayyam hafızdan da sadi'den de firdevsiden de büyük şairdir. düşünce hayatıma etkisi çok büyüktür. ha firdevsi hamasette, sadi hikemililkte hafız dervişlikte muazzam şairlerdir. ama hayyam bambaşka.

    öncelikle dine bakış açısı kalenderi-melami çizgisini andırır. zaten bu ekoller de hayyam'dan büyük ölçüde etkilenmişlerdir. bunlar tanrının ve dünyanın namazla oruçla hacla anlaşılamayacağının farkında olan insanlardı.

    pek bilinmese de bilhassa osmanlıyı kuran ve büyümesinde etkili olan bu anlayıştı. mesela osmanlı rumelide kurulup anadoluyu fethetmiştir. hristiyan topraklarda müslüman bir devlet kurmak ancak bu tip hoşgörü anlayışıyla mümkün olabilir. bugün dahi türkiye'de en büyük iç mücadele kadızade-melami mücadelesidir. bunu melamilik başlığı altında izah edeceğim.

    hayyamda devran anlayışı vardır. bu anlayış bahaeddin veled'le mevlana'ya ve mevlana ile anadoluya ulaşan, sonrasında benzeri bektaşi-bayrami anlayışlara öncülük eden bir görüş. temelinde reenkarnasyona benzer. örnek olarak

    ovada her kızıl lalenin teni
    bir padişahın kanıyla beslendi.
    yerden biten şu mor menekşe yok mu?
    bir güzelin yanağındaki bendi.

    sabahattin eyüboğlu çevirisinden bu dizeler yeterince açık olacaktır. bugün mevleviler halen devran ayini yaparlar belli günlerde. eğer yenikapı ya da galata mevlevihanesinde izlemek isterseniz biletleri 150 lira. yani ordaki devranlar başkalarının cebine akıyor. meraklılarına konya türk tasavvvuf müziği topluluğuna imkanları varsa uğramalarını öneririm.

    neyse hayyam rubaileri ekseriyetle aşk-şarap-kadın üçgeninde döner. namazını gökyüzünü seyrederek kılar, orucunu sevgilisini kucaklayarak tutar, hac için şarap testisini doldurur. ama bir tanrıya da tüm benliğiyle inanır.

    zaten hayyam astronomdur. gökyüzüne ara sıra dahi bakan bir insan tanrının azametini farkeder. bir bakımdan da stoacıdır. insanın özünde bulur tanrıyı. ve içindeki tanrıyı besler her daim. tehlikeye maceraya atılmaz. mal, mülk peşinde koşmaz şarap parası dışında.

    örnek alınacak adam mıdır tartışılır. ama karar vermeden önce görüşlerine bakılması gereken bir insan olduğu kesin. sırrı daim olsun.
  • hakkında çok fazla kitap okuduğum bir insan vede beğendiğim karakter
  • ben de size bir tüyo vereyim ozaman arkadaşlar. ömer hayyam' ın rubaileri a a b a şeklinde uyaklanır. günümüze gelen rubailerin çoğu ona ait değildir. toplamda 75 ila 150 rubaisi günümüze ulaşabilmiştir.( çünkü kendisi dinsizlikle de suçlandığı için eserlerinin çoğu yakılmıştır rasathanesiyle birlikte) geriye kalanların çoğu uydurmadır, çeviri yapılırken de buna uymayan ya da farsçadan türkçeye çevirirken uyakları uydurmada zorluklar yaşanabildiği için türkçesinde bu uyak olmayanları da olabilir. burda çevirmenin uzmanlığını görebilirsiniz.

    bu durumda bir rubainin ömer' e ait olup olmadığını anlamak için bakmanız gereken konusu olacaktır. konu aslında şarap ve sevgili dudağı ( sex ) gibi görünse de katmanlı bir anlatımı olacaktır. görüntüde sevgiliye duyulan aşkı ve ayyaş bir aşığı anlatan rubailerdir ama anlamın 2. ve 3. kapısında sarhoşluğun allaha olan sevgiden kaynaklanan bir ayyaşlık olduğunu, şarabın ise akılla düşünmeyi bırakıp kalple düşünmeye yönlendiren simgeleri temsil ettiğini göreceksiniz. günümüze kalp gözü açık olmak ya da kalp çakrası açık olmak gibi uyarlanabilir.çünkü kalp gözü açık olan insana baktığımızda normal bir insana göre çok daha fazla sevgi doludur ve muhammediliğe yaklaşmıştır artık onun yolu velayettir. ömer hayyam' ın ise döneminin şartlarını gözönüne alırsak o kadar alim olmasını kalp gözünün açık olmasına bağlayabiliriz. aslında alimden çok veliliğe gelmiştir ama üstadı yoktur. zorluk çekmesinin asıl nedeni de budur.
    kalp burda allahın evidir ve ömer hayyam ' ın yunus emre'den esinlenmesinin nedenidir.( çağ olarak kesin bilgiler olmasa da birkaç kaynakta bu şekilde geçer. )
  • Gıyaseddin Eb'ul Feth Ömer İbni İbrahim el-Hayyam veya Ömer Hayyam, İranlı şâir, filozof, matematikçi ve astronom.
  • Hayyam Çadırcı demektir,babasının mesleğinden gelir bu isim.Dömemine göre demicem, ßu döneme göre de hala sözleri çok cesur,baş kaldıran ve gerçeklere değinen anlatımları vardır.Arada muzansel de takıla büyük bir matematikçi,astronom ve şairdir.İranlıdır,mezarı da orda bulunmaktadır,çok severim kendisini.
  • Cennette huriler varmış, kara gözlü
    İçkinin de ordaymış en güzeli
    Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
    Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili...
  • "Kim demiş haram bilmez Hayyam?
    Ben helali haramı karıştırmam
    Seni içilen şarap helaldir,
    Sensiz içilen su bile haram."
    Pek sevdiğimiz İran'lı filozof, şair, matematikçi ve astronom.
  • kimilerinin şarapçı deyip geçtiği ama aslında döneminin en büyük alimlerinden ve matematikçilerinden olan, imkansız bir aşka düştükten sonra kendini şaraba ve rubaiye vuran büyük sanatçı ve ilim adamı.
  • titanik'te rubailerinden kaldığı bilinen özellikle cebir konusunda iddialı olan matematikçi.
  • Evet (bkz: alamut kalesi)n'de (bkz: hasan sabbah) kendisinden çok etkilendiğinden bahseder. ruhlar aleminden bir ruh'un dediği gibi dibi görmek kolay değildir, inip çıkışlar fayda sağlamaz bildiğimiz anlamda. Türkiye'de basılmış bilinen 4 adet kitabı vardır.
    (bkz: Dörtlükler (Rubailer))
    (bkz: Çek Şarabı, Sev Güzeli)
    (bkz: Bir Islak Ateş)
    (bkz: Bir Çöl Rüzgarı Ömrümüz - Rubailer)
  • Avcı yemi koydu ve bekledi sonra,
    Avına Adem adı ekledi sonra,
    Dünyada iyi, kötü her şeyi yapıp;
    Suçu hep başkasına yükledi sonra!
  • "kendi içmez,içeni kınamaya bayılır
    yüzünden aldatmaca,sahtekarlık yayılır
    şarap içmiyor diye kasılıp gezer ama
    yedikleri yanında şarap meze sayılır"

    Peki 900 yildir islam dünyasında hic zihniyet değişiminin olmamış olması.
  • Ne sen sensin, Ne de ben ben,
    Ha sen sensin. Ha ben ben,
    Hem sen sensin, Hem de ben ben.
    Kim Söyler misin? Nedir? O sen, ben.
  • Ne diyebilirim ki sana, varlığın sırları saklı senden, benden;

    Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben.

    Bizimki perde arkasında dedikodu;

    Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben.
  • "İçin temiz olmadıktan sonra
    Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
    Hırka, tespih, post, seccade güzel;
    Ama Mevla kanar mı bunlara?"
/ 2