ölümü en iyi anlatan cümle
20 entry daha
-
ölenler ölümü bilmez, ölüm kalanlar içindir.
(bkz: şükrü erbaş) -
ölümü anlamak için okunması gerektiğini düşündüğüm ve içinde ölümle ilgili bir çok kelimenin geçtiği kitaptır.
(bkz: bir idam mahkumunun son günü) -
Yunus öldü deyu selan verirler
Ölen beden imiş, aşıklar ölmez -
"Sizin için toplanılan en kalabalık günde , sizin olmayışınıza ÖLÜM Deniyor " -
Ölümü anlatacak kelime yok, sadece fotoğraflar kalıyor elinizde. paşam... -
(bkz: ismini hatırlayan son kişi öldüğünde hiç doğmamış olacaksın) -
ruhun yoluna bedensiz devam etmesi. bu dünyanın sonu ahiretin başlangıcı. (bkz: bir varmış bir yokmuş) -
"bak şimdi nasıl tokatlıyom bezevengi." -
"demek böyle ölünürmüş" Necip Fazıl Kısakürek -
İki ezan arasında geçen sürenin sona ermesi. -
Ölüm hayatta büyük bir kayıp değildir. Asıl büyük kayıp, yaşarken içimizde ölen şeylerdir.
Norman Cousins -
Bir varmış, bir yokmuş -
Nefes ver,alma -
"dönülmez akşamın ufkundayız..." -
hepimiz yürüyen cenazeleriz -
"Biri ölür üzülmezsiniz, sonra sandalyeye asılı hırkasını görürsünüz, o hırkanın duruşu kalbinize oturur." -
"Yaşamak!" âh toprağın altında nefessiz kalması tohumun,
"Ölmek!" ise, çatlayıp filiz vermesi çiçek açması "Sus!"un...
kibritçi kız -
"abi ben buraya rahat tırmanırım." -
Allah'tan geldik yine Allah'a döneceğiz.. -
BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM...
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun:
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak:
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım.
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
İçimden bir şey:
belki diyor.
18 ŞUBAT 1945
PİRAYE NAZIM HİKMET.
20 entry daha
