ölümü en iyi anlatan cümle
-
(bkz: baba) -
ölenler ölümü bilmez, ölüm kalanlar içindir.
(bkz: şükrü erbaş) -
ensende, bir nefeslik mesafede -
İki ezan arasında geçen sürenin sona ermesi. -
Yunus öldü deyu selan verirler
Ölen beden imiş, aşıklar ölmez -
(bkz: matrix'teki birin sıfır olması) -
(bkz: ismini hatırlayan son kişi öldüğünde hiç doğmamış olacaksın) -
"Yaşamak!" âh toprağın altında nefessiz kalması tohumun,
"Ölmek!" ise, çatlayıp filiz vermesi çiçek açması "Sus!"un...
kibritçi kız -
"Sizin için toplanılan en kalabalık günde , sizin olmayışınıza ÖLÜM Deniyor " -
Başın sağolsun -
sen benden daha iyilerine layıksın -
İsmini bile son kişide öldüğünde, bu dünyada hiç yaşamamış olacaksın. -
"demek böyle ölünürmüş" Necip Fazıl Kısakürek -
Herkesi ve her şeyi aynı anda terk etmek. -
"dönülmez akşamın ufkundayız..." -
"Seninle sonra birsey konuscam." -
böyle bir cümle olduğunu sanmıyorum.
çünkü ölene ve öldüğü duruma göre değişir.
daha yeni doğmuş, bir sürü genetik hastalığı olan bir bebekse ölen, babası tarafından söylenen "çok şükür öldü de kurtuldu şu aletlerden" sözü en iyi anlatan cümledir.
daha 20 yaşında trafik kazası nedeniyle ölmüş bir genç ise ölen, annesi tarafından söylenen "daha yapacak çok şeyi vardı" da en iyi anlatan cümle olabilir.
80 yaşında akciğer kanseri ve buna bağlı bir sürü metastazı olan bir amca ise ölen, oğlu tarafından söylenen "bu kadar ağrı çekmesi yerine ölmesi daha iyidir" de olabilir ölümü en iyi anlatan cümle.
değişir de değişir bu cümleler.
güzel yaşamak önemli olan.
herkes ölüyor sonuçta.
ama herkes güzel yaşayamıyor. -
BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM...
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun:
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak:
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım.
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
İçimden bir şey:
belki diyor.
18 ŞUBAT 1945
PİRAYE NAZIM HİKMET.
-
Allah'tan geldik yine Allah'a döneceğiz.. -
"abi ben buraya rahat tırmanırım."