ölmeden önceki an
-
son iki günde iki farklı kişiye yaşattığım andır. karşıdan karşıya geçerken biraz sağınıza solunuza bakın be. ilkokulda öğreniliyor bu. o korna fren sesi karışımıyla daldığınız hayal aleminden hızlı uyanıyorsunuz, büyük ihtimalle dübür kaslarınızda gevşeme sonucu koku karışımları oluşturuyorsunuz ama inanın beni de korkutuyorsunuz. salakça hareketleriniz yüzünden ölüp adam yerine konulacaksınız... -
bu dinlenir. -
nerden bildiğinizi anlamadığım andır. -
Bir sona son saniyeler varken yine bir başlangıca son saniyeler olan andır. -
Hayatın dibidir, zevk verir... -
ilk aklıma gelen sahne
aklıma gelen ikinci sahne -
son bir nefes vermedir.
yürü, ey saih-i avare yürü, durma yürü!
koymasın rah-ı visalden seni evzak-ı misal.
bu bedayi, bu letaif, heme rüya ve hayal,
yürü, ey zair-i biçare yürü, durma yürü!
-
bir eşiktesiniz ve size nasıl bir kapı açılacağını gördünüz an. -
O anın önemi yok, o ana kadar yaşananlar gerçekten değerli miydi ?
(bkz: işte asıl mesele bu) -
Bilinmeyen ve de anlatilamayacak olan andir. -
Her zaman ana rahminden dünaya ya geldiğimiz ana benzetmişimdir , umarım kalbi güzel huyu güzel iyi insanlar için yeniden bir doğum olur dediğim an -
Arafta olmak gibi bir andır. Ne oradasın ne burada. Aslında daha ölmedin, ama yaşıyor da sayılmazsın. Düşünen, kültür üreten varlık boyutundan, sadece et parçasından ibaret olduğun bir boyuta geçiyorsun. -
Belki de Hayatin en guzel anıdır.. -
(bkz: pamuğa çeyrek kala) -
Ölmeden önce yaşayacağım andır. -
Gülümseyerek hayata veda etmek istediğim andır. -
hayatım gerçekten de film şeridi gibi gözümün önünden geçecek mi acaba diye merak ettiğim andır.
(bkz: karamsar yazar)
