okuryazan

4 entry daha

  • Yazılarında kendimi bulduğum, kelimeler ile oyunlar oynayan bir umuttur tutturmuş olan kız.
    '*')
  • kendine yazdığını söylediği ama herkesin kendinden birşeyler bulduğu yazılarıyla blog hayatına atılan, yazıları her ne kadar seviliyor olsa da potansiyelinin çok daha yukarılarda olduğunu bildiğim yazar. ve de kuzen.
  • OKURYAZANDAN GÜZEL BİR YAZI
    ÇİÇEKLER*
    Bir film, bir kitap, bir dergi, bir defter, bir kalem iyi gelebilirdi. Zengin kılabilirdi beni. Öyle hissederdim. Yeni bir kitap, yeni bir kıyafete (kılığa) bedeldi. Yeni bir defter heyecanlandırabilirdi yazan, yazmayı seveni. Sokaklarda olmaktansa balkonumda kalmayı tercih ederdim. En sevdiğim müzikleri dinleyerek, yazmayı ya da merakla açıp okuduğum kitapları okumayı. Onca binaya inat karşımda duran kiraz ağacına bakmayı severdim. Ya da annemin çiçeklerine kırmızısına, pembesine, beyaz gülüne bakıp dalıp gitmeyi, saatlerce düşünmeyi. Sadece bir çiçek değildiler. Onlar benim manzaramdı. Bazen dert ortağım, esin kaynağım bile olurlardı. En usta ressamın canlı tablolarıydı. Her gün, her seferinde aynı çiçekleri incelemekten, seyretmekten, sevmekten ve koklamaktan alıkoyamazdım kendimi. Çiçeksiz balkonlar ne kadar boş gelirdi. Eksiktiler, yalnızdılar sanki. Balkonun balkon olabilmesi bir çiçekle sağlanırdı kendimce. Böyle yer edinmişti zihnime. Çiçekler...

    Bir çiçeğe bile bakmak, az veya çok sabır isterdi. Özen gerektirirdi. Sevgi isterdi. Sevmeyi bilmeyenlerin bir çiçeği olamazdı bence, olmamalıydı. Sevgi barındıramayanların. Ya da olurdu ve ölürdü. Benim de üniversitenin ilk yıllarında bir çiçeğim vardı. Mor bir sümbül. Lakin bende o sabır ve sevgi yoktu sanırım, yarım yıl sonra ölmüştü çiçeğim. Ya da sevmemişti beni, yerini, suyunu.

    Annem çiçekleri çocukları gibi severdi. "Benim hiç çocuğum olmadığı için miydi?" diye düşünmüştüm. Sonraları kendime “Ben bir çiçeğe bile bakamam.” dediğimi hatırlıyorum. Oysa çiçeklerim olsun isterdim rengarenk, çeşit çeşit. Ama önce bir balkona yahut bahçeye sahip olmalıydım kendimce. Bir balkonum, bahçem olursa orayı çiçeklerle donatacağıma dair bir söz bile verdim kendime. Lakin sırf güzel gözüksün değil amacım. Çocuk sahibi olur gibi, evlat edinir gibi edinmek niyetindeyim. Çiçekleri gösteriş amaçlı kullanan onca insana inat. Onlar canlı bir sanat eseri. Ve öldürülüp satılması kadar yaralayıcı bir şey olamaz, olmamalı. Umarım çiçeklerin katledilip satılmadığı bir dünya var olur. Umarım..


    Ve bir gün her renkten, her ırktan çocuğum olacak bahçemde, balkonumda. Zenginim diyeceğim. Çünkü bahçemde soyut somut bir sürü şey edindim. Çiçekler içindeyim. Artık zenginim anne…

    Sevgiyle...
  • çok sevimli, çok iyi kalpli, çok nazik, hanım hanımcık en sevdiğimiz yazarlardandır.
    yüreği güzel insandır en başta.
    inşallah en kısa sürede bahçesinede bi hayvan alacaktır.(bkz: swh)
    sahalara fırtına gibi dönmüştür, yazıları eksik olmasın dileğiylen..
  • Kadın gözyaşlarını yavaşça elleriyle sildi, ıslak yanaklarına yapışan saçlarını topladı, mürekkep olan parmakları ile kalemi son kez eline aldı ve mektubun son cümlesini yazdı.
    “Elveda Dilaver…”

    kalemine sağlık, şahene olmuş.
  • sergen'in milimetrik hesaplarla topu altı kişinin arasından önünüze bırakması gibi; 'Omuzlarında yük olup taşıdığı duygular bir bir mürekkep olup kâğıda damladı' şeklinde ifadelerle bir duyguyu kalbinize bırakan yazar.
  • (bkz: delidir, ne yapsa yeridir) '*'
  • Tek kelimeyle helal olsun dedirtir. (bkz: okuryazan)
  • İçerikleri güzel ama birde fazla etiket kullanmasa yazılarında...
  • "söz vermiştim kendi kendime: yazı bile yazmayacaktım. yazı yazmak da hırstan başka ne idi ? burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. hırs hiddet neme gerekti? yapamadım. koştum tütüncüye, kağıt kalem aldımç oturdum. ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. kalemi yonttum. yonttuktan sonra tuttum öptüm. yazmasam deli olacaktım."
    sait faik abasıyanık* haritada bir nokta
  • Dunyalar guzeli oldugundan kimsenin bahsetmemis olduguna sasirdigim yazardir. İc guzelligin disa vurmuslugunu cok net goruruz ona baktigimizda. Zaten icine hayrandim artik disina da hayranim. Allah nazarlardan saklasin.
  • kalemi kuvvetli değil yalnızca, kendisi de pek becerikli olan yazar.
    Gece vakti büfeden aldığı üç dört kocaman mumla birkaç dakikada görsel harikalar yaratabiliyor. Bu tabii keyfine düşkün olduğunun da ispatı olabilir.

    Kendisine çok sevdiğim şarkıyla birlikte çiçekler sarılmalar. Mum
  • Sozluge geldigimden beri icten ice hayranlik beslediğim yazar. Bugun ise ictenlikle attigi mesaji okudugumda hayrani oldugu bir unluden mesaj almis bir fan gibi hissettim cok heyecanlandim, gercekten. İyi ki burada ve iyi ki yazdigi guzel seyleri okumamiza izin veriyor. Bu arada gercekten ailecek takip ediyoruz. '*'
  • yazdıklarıyla kendime çok yakın gördüğüm badilerimden biri olan yazardır.
  • blog dünyasına yeni giriş yapan ama sözlüğe fırtına gibi giriş yapan yazar. blogunu şuradan ziyaret edebilirsiniz.
  • takip edilesi bloglardandır. daha çok içerik girmesi talepler arasındadır.
  • (bkz: kayıplarda)
  • şimdiden, bu ayın en çalışkanları listesinde 15. sırayı ele geçirmiş olan sözlük yazarı.
  • entry' lerini keyifle okuduğum blog sözlük yazarı.
4 entry daha