öğrenciye 12 yılda ingilizce öğretemeyen sistem

17 entry daha

  • ilkokul ve lise dönemimde iyi ingilizce hocalarımın olması hasebiyle dil konusunda sorun yaşamadım. buna ingilizce'yi sevmem ve kendi çabamı da ekleyebiliriz elbette.

    ilkokul seviyesinde sistemin hatasını ekleyebiliriz, en azından gerekliliğini öğretemeyen bir sistem mevcut.
    ancak lise seviyesinde bakıyorum da göz attığım yerlerde hep cambridge, oxford vb. yayınlar kullanılıyor. yahu elin ingiliz'i de bu yayını okuyor, yani o kitaplar o kadar güzeller ki, değerlendirilmemesine üzülüyorum.
    burada hatayı tek yere yüklemek doğru olmaz, lakin kendi gözlemim, yds gibi ingilizce ölçmeyen sınavlarlar ingilizce hocaları ve ülkenin dil seviyesi belirlenmeye devam ederse, 12 değil 22 yılda da ingilizce öğrenemez evlatlar.
    girdiğiniz her iş başvurusunda da ingilizce biliyor kısmını işaretleyip, seviyeniz konusunda kutucuklarla bakışırsınız.
  • İngilizceyi öğrenmekten kasıt konuşabilmek ise bunu yapamıyor evet. Ancak yurtdışında şunu gördüm ki, dil okullarında gramer bilgisi en iyi olanlar hep Türklerdi. Özellikle uzak doğululara, japonlar ve Koreliler dahil dilbilgisi konusunda fark atıyoruz. Bizim pratik eksiğimiz var. onu da Amerika veya İngiltere olma şartıyla iki ay gibi bir süre de halledebiliyoruz.
  • -how are you ?

    -yes
  • Daha kendi dilimizin doğru bir şekilde öğrenememişken, ikinci bir dili öğretmek gerçekten eğitim sistemimizin en büyük hatalarından biridir.
    Ayrıca dil dediğimiz şey konuşarak öğrenilen ve geliştirilen bir şeyken, bizde -yani benim bildiğim ve gördüğüm kadarıyla- sadece grammar bilgileri ezberletildiği için yetersiz kaldığımızı düşünüyorum.
  • sisteme, öğretmenlere ne desek bilmiyorum ki belki de dil becerisi türkler olarak çok iyi değildir bizde bilmiyorum.

    pakistanlı bir arkadaşımın bir sürü akrabası vardı türkiyede. beni yemeğe davet etti. ama ne kalabalık bir ortam. kendi dilleri urduca. ingiliz sömürgesinden dolayı ingilizce de öğrenmişler güya ama sadece bir kadın benimle ingilizce konuşuyor. cevap veremiyorum.

    ingilizceyi bu kadar iyi konuşmayı nerden öğrendiniz dedim. okulda ingilizce dersinde dedi. öğrenim dilleri mi ingilizce bizler gibi ders saatimi görüyorlar diye sordum arkadaşa.

    aynı sizlerdeki gibi ingilizce dersi görüyoruz işte dedi. hayret etmiştim.
  • Çünkü sistem ingilizce okur-yazarlığı üzerine kurgulanmıştır. İngilizce konusmak pratikle olur, hatalarımızın düzeltilmesiyle iyileştirilebilir. Örneğin, bisiklet sürme diye bir dersiniz olduğunu düşünün, burada bisikletin tanımı, mekanizmaları, fren nerede, sele vs her şey anlatıldığını düşünün, sonra deseler ki biz sana her türlü bilgiyi verdik, hadi sür bakalım deseler, her türlü bilgiye sahip olmamıza rağmen bocalamamız düşmemiz hemen hemen kesin olacaktır, işte amaç o bocalamalardan sonra kalkıp tekrar tekrar denemektir, bunu yüzmeyi öğrenmeye de benzetebilirsiniz, pratik olmadan teoriğin bir anlamı olmayacaktır. Ayrıca ingilizceyi bir ders değil bir dil olarak görmeli, yanılmaktan çekinmemelisiniz. Unutmayın kimse emeklemeden yürüyemez, yürümeden de koşamaz. 12 yıllık teorik eğitim, eğer bunu sadece ders olarak görmüşseniz asla akıcı konuşmanıza yeterli gelmeyecektir. Bırakın sistemi eleştirmeyi, bol bol dinleyin, bol bol izleyin, hata yapmaktan çekinmeyin, sormaktan utanmayın, ingilizce başka türlü konuşulmaz.
  • Türkçeyi sonradan öğrenen biri olarak bu konuda bir tezim var.

    1. Gramer ile diş öğretmek yanlıştır.
    Kişi kafasında büyütür ve psikolojik olarak yapamayacağı kanısına varır.
    Neden mi gramer ile başlamak yanlış?
    Anadilinizde dahi grameri iyi bilmezsiniz!
    Sokakta Türkçe konuşan milyonlar var ama aralarında bir cümlenin öznesini ve yüklemini bilecek çok az kişi vardır!

    2. Parçalı ve süreksiz eğitim.
    Bir sene içinde belli dönemler ve o dönemlerin de içinde belli aralıklarla dil çalışılmaz ve öğrenilmez.

    Türkiye gibi ülkelerin İngilizceyi öğretmek istediğinden bile emin değilim!
    Malum okuyan kesim iktidara yaramaz.

    Bir yılda öğretilebilir.
    Benim formülüm şu.
    Bir yıl seçilir. Örneğin 4. Sınıf.
    O yılda İngilizce harici ders konulmaz. Günde 5 saat bir yıl boyunca İngilizce öğretilir.
    1 yılın sonunda Türkiye geneli 4. Sınıfların %70’i İngilizce öğrenir.
    Bizzat denedim.

    Bakınız iki kardeşim de matematik korkusu ve travması olan çocuklardı.
    Liseden mezun oldular ve sınava girdiler.
    Sözel iyiydi matematik berbattı.
    İki yıl dersaneye gitseler en fazla 25 puan artardı eminim.
    Sadece matematik için bir yıl ayırdık.
    365 gün boyunca sadece matematik çalıştılar.
    Sayı saymadan başlayarak.
    Sonuç gayet iyiydi.
    Aynı yöntem uygulanır.
    1 yıl kayıp diyen kişi gerizekalıdır dinlemeyin.

    Tanım da yapalım.
    Yanlış taktiğin sonucudur.
  • 12 yılda öğretemediği ingilizceyi hazırlıkta 1 senede öğretrceğini idda eder ayrıca.
  • siz sadece teoriyi öğretmeye dayalı bir sistem oluşturursanız, pratik yaptırmadan teoriyi zorla kafaya sokmaya çalışırsanız kimse bir şey öğrenemez.
  • “48 günde İngilizce öğren” ilanını da gördü bu gözler.
17 entry daha