son 4 günde ekşi sözlük'ten aramıza 249 kişi katıldı, sen de çaylaklıktan kurtulup yazar olarak bize katılmak ister misin?
şimdi üye ol

nutuk

  • Nutuk, yazıldığı dönemde Cumhuriyet Halk Fırkası Genel başkanı olan ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 15 - 20 Ekim 1927 tarihlerinde, yerli ve yabancı basın mensuplarının da katıldığı partisinin 2. yılı olan 15-20 Ekim 1927 yılları arasında Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının faaliyetlerini özetleyen konuşma. Türkiye Cumhuriyeti'nin bu dönemle ilgili en temel resmi tarih kaynağı olmak niteliğindedir. her türk vatandaşının mutlaka okuma listesinde, kitaplığında bulunması gereken tarihi bir eserdir.

    "1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım.." cümlesiyle başlar.

  • güzel insanın güzel mirasıdır.
  • Söylev de denilir
  • "Tam bağımsızlık demek, elbette siyaset, maliye, ekonomi, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulus ve yurdun gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir."
    "Adalet dilenmekle ve başkalarına kendini acındırmakla ulus işleri, devlet işleri gorülemez; ulusun ve devletin onuru ve bağımsızlığı güven altına alınamaz."
    "Lozan Barış Antlaşması, Türk ulusuna karşı, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşmasıyla tamamlandığı sanılmış büyük bir yok etme eyleminin yıkılışını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasal utku yapıtıdır!"
    "Kurtuluş çaresi ararken İngiltere, Fransa, İtalya gibi büyük devletleri gücendirmemek temel ilke olarak kabul edilmekte idi. Bu devletlerden yalnız biri ile bile başa çıkılamayacağı kuruntusu hemen bütün kafalarda yer etmişti. Osmanlı Devleti'nin yanında, koskoca Almanya, Avusturya - Macaristan varken hepsini birden yenip yerlere seren İtilâf kuvvetleri karşısında, yeniden onlarla çatışmaya varabilecek durumlara girmekten daha büyük mantıksızlık ve akılsızlık olamazdı. Bu zihniyette olan yalnız halk değildi; özellikle seçkin ve aydın denen insanlar böyle düşünüyordu."
    gibi ne kadar harika cümleleri içinde barındıran eserdir. geleceği yorumlamak, tarihin tekerrürden ibaret olduğunu bize çok güzel aksettiren eserdir.
  • okumak için bir iç dürtü oluşmasını beklemeniz gereken eserdir.

    sadece "okudum" demek için okursanız, bu sizin için sadece vakit kaybı olacaktır.

    eğer güncel siyaseti takip ediyor, yakın tarih okumaları yapıyor ve cumhuriyet dönemi ile inkilaplara ilgi duyuyorsanız bir süre sonra dönemi kaçınılmaz olarak Atatürk'ten dinleme ihtiyacı hissediyorsunuz. Size bir tavsiye vermek istiyorum. Eğer verimli bir okuma yapmak istiyorsanız bu ihtiyacı hissedene kadar o kitabı elinize almayın.

    Ve emin olun, Erzurum ile Sivas kongrelerinin bile mantığını hiç anlayamadığınızı fark edeceksiniz. Bu sadece çok küçük bir kısmı. Kitap tamamen devasa bir farkındalık kitabı diyebilirim. Eğer kongre deyince aklınıza; "toplanış bakımından yerel, aldığı kararlar bakımından ulusal, hebele hübele" gibi şeyler geliyorsa, kitabı okuduğunuz zaman okulda tekrar ettirilen, konunun özünden sapmış gereksiz sonuçların hiçbir anlamı ve faydası olmadığını fark edeceksiniz.