nürnberg mahkemeleri
-
Hitler yargılansaydı nasıl bir ortam olurdu diye merak ettiren mahkemelerdir -
"aga beni bi sal" dedirten mahkemelerdir.
Peter von Hagenbach yargılamasından başlayıp UACD ye kadar geçen süreçteki her şey aga beni bi salın iki yıldır ne darladınız beeee -
yığınlarla insanların öldürülmesi, ceza kanunlarında yer alan teferruatlı pek çok suçtan farklı bir durum olduğundan, tabii bir suç sayıldığından ve dünyanın her yerinde suç kabul edildiğinden "suçun kanuniliği ilkesi" prensibinden çıkılarak "insanlığa karşı suç" kavramının literatürde ilk defa kullanıldığı mahkemelerdir. sanıklar genel olarak emre itaat ettiklerini, verilen emirlerin o zamanın kanunlarında suç teşkil etmediğini ve dolayısıyla suçlu olmadıklarını belirtmişlerdir fakat mahkeme bu savunmaya itibar etmemiştir. buradaki "insanlığa karşı suç" kavramı işte bu durum neticesinde ortaya çıkmıştır. zira konusu suç olan emrin yerine getirilmemesi gerektiği, bu emri yerine getirenin de suçlu olacağı yönündeki kararı doğurmuştur. nazi liderleri bu mahkemede insanlığa karşı suçların dışında savaş suçları, barışa karşı suç işlemek için komplo kurma, savaşı planlamak ve uygulamaya koymak suçlarından yargılanmıştır. yargılananlardan 12'si idam edilmiş, 7'si çeşitli hapis cezalarına çarptırılmış, 3'ü ise beraat etmiştir.
mahkemenin ilk aşamalarında gerek dünya kamuoyu, gerekse sanık liderlerce bu yargılamaların ciddi bir sonuç getirmeyeceği ve göstermelik birkaç duruşmadan ibaret olacağı sanılıyordu. hatta kendi aralarında yapılan simültane tercümedeki hatalara katıla katıla gülmüşlerdir ancak işin rengi zamanla değişmiştir. bu mahkemelerde aleyhte tanıklık yapan ast-üst her kim olursa olsun suçları görmezden gelinmiş herhangi bir yaptırımla da karşılaşmamıştır. işlerin karıştığı nokta da tam burası olmuştur zaten.
hukukçu değilim, bu konuda yapacağım yorumlar bağlayıcı bir nitelik taşımaz ancak vatandaş olarak görüşüm bu mahkemenin konusu olmuş liderler yaptıklarıyla asılmayı defalarca kez hak etmişlerdir. bunun tartışılacak hiçbir tarafı olmadığını düşünüyorum. ipten kurtulanlar ise rudolf hess dışında cezalarını tamamlamadan salıverilmişlerdir. "emperyalizmin kini" tarzı yorumları birçok yerde görüyorum, yargılanan siyasiler iktidarları boyunca güçleri yettiğince emperyalizmin kralını uygulamışlardır.
bütün bunlarla birlikte suçları görmezden gelinen ve savaş sonrası oluşan almanya'da sanki bahse konu emirleri uygulayanlar onlar değillermiş gibi hayatına devam eden binlerce orta ve alt kademe nazi subayı ve bürokratının varlığı, mahkemenin galip devletlerce kurulması ve müttefik devletlerin işledikleri savaş suçlarının tamamının karanlıkta bırakılması, devlet başkanları olarak benzer suçları işleyen stalin ve churchill aleyhinde bir tek söz edilmemesi tabii ki mahkemeyi şaibeli bir duruma düşürmüştür. sanıklardan biri olan von ribbentrop'un "you'll see. a few years from now the lawyers of the world will condemn this trial. you can't have a trial without law." (göreceksiniz. bir kaç yıl sonra tüm dünyadan hukukçular bu mahkemeyi kınayacaklar. kanun olmadan mahkeme olamaz.) yorumu önemlidir.
son olarak "whataboutism" olarak özetlenecek konulara pek değinmeyeceğim. üzerinden 3 nesil geçmiş ve o dönemin acılarını asla tatbik etmedik, bunların da yarıştırılmasına karşıyım. bu acıları yaşamış insanlar da zaman içinde eski yaraları sarmış ve bugün bütün dünyaca gıpta ile bakılan, dünyanın en büyük küreselleşme projesi olan eu'nun kurucu ülkeleri olmuştur. her ne kadar hatalarla dolu da olsa, uluslararası hukukun işletilmesi konusunda ilk kez ortaya konan ilkeleriyle nürnberg mahkemeleri bir kilometre taşı olmuştur. -
Nazi politikalarının ivme kazandığı bir şehirde yapılması manidardır. Emperyalizmin nasıl kin tuttuğunun delilidir. -
2. Dünya Savaş sonrası üst düzey Nazilerin yargılandığı mahkeme. Yargılananların çoğu idam edilmiştir.
