neler oluyor bize

  • Kalabalıklarda yanlızlaştık, selam vermez olduk birbirimize. Oysa sabah komşularımızla vereceğimiz sıcacık bir günaydındaydı mutluluk.
    Farkına varalım mi artık?
    etrafımızda ki gerçek mutluluğun gösterilende değil, “ÖZ” de gizli olduğunu...
  • Kronik bir mutsuzluk her geçen gün hortum timsali içine çekiyor insanlığı. Oysaki dünyaya ne neşeyle, umutla gelmiş insan evlatları şimdi para, şan, şöhret uğruna kimliğini satıyor. Geçen yüzyıllara bakıyorum mesela, dinimizin kıssalarını okuyorum böyle şeyler asla yok. Eski, buram buram vicdan ve merhamet kokuyor. Bu yüzyılın eksikliği vicdan, merhamet ve anlayış. Ben bu yüzyılla ilgili çooooook derdimi dökerim buraya ama lügâtimde kelime yok o kadar. Ana babalarını terk eden evlatlar, evladını öldüren ebeveynler, kızına-kardeşine meyillenen babalar-abiler, tecavüzler, tacizler, nefretler, bencillikler, hırslar.. Bak bu daha tam sayamamış halim. Allah aşkına biz dünyaya böyle mi geldik? Biz el kadar, masum bebekler değil miydik? Ben düşündükçe kafayı yiyorum. O katran kalpliler gibi olmamak, oldurmamak için çabalıyorum. Ben onu bunu bilmem ama çok yanlış bir zamana denk geldim. Öyle hassas bir konu, öylesine yaralayan bir konu ki sessizliğimi bozdurdu. Daha kötü olmamamız için dualar ediyorum. Ben bu yüzyıla fazla geldim..