neden hala daha sanat konuşmuyoruz

7 entry daha

  • Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi:
    1.Fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım)
    2.Güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği)
    3.Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)
    4.Saygınlık gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı)
    5.Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü)-vikipedi

    Biz daha ikinci leveli geçemedik ki sanata sıra gelsin.
  • Sanata eğilimli bir toplum yetiştirmediğimiz için konuşamıyoruz. Eğitim sistemi değiştiğinde, insanlar araştırma yapmaya ve gelişmeye önem verdiğinde her şey çok daha güzel olacak. Ben buna inanıyorum.
    Edit: imla
  • Ben, eğitim sisteminin ya da huzursuzluğun sanata engel olmayacağı kanaatindeyim. Sanat en çok bu ortamlarda doğar,bunlardan beslenir. Hatırlayınız,Türk Edeviyatı buhranlar edebiyatıdır. Tanzimat Dönemi'nde Osmanlı kabuk değişimindeydi,Servet-i Funun'da istibdad dönemi vardı. Kurtuluş Savaşını sadece cephede kazanmadık. Milli Edebiyat'la beraber cephe gerisinde de kazandık. (Halide Edip'in Ateşten Gömleği'ni bir kere daha okuyunuz. Yakup Kadri'nin Yaban'ını belki de) Cumhuriyet Edebiyatı dediğimiz şey de Gazi Paşa'nın kurduğu yeni ülkeye adaptasyon aracıdır. Benim alanım edebiyat. Bu konuda daha çok örnek verebilirim. Eminim resim ve müzik gibi diğer güzel sanatlar dallarında da bu tarz gelişmeler izlenebilir.
    Yanlış hatırlamıyorsam Wagner Hitler'in kadrolu müzisyeniydi. Üstün Irk müzisyeni.

    Yaklaşık 1 senedir Kadıköy'e Eyüp'ten gidip geliyorum. Sanat konuşmak için,sanatla varolmak için. Kışın bombalar patlarken edebiyat konuşuyorduk. Çünkü yapabileceğim başka bir şey yoktu. Çünkü bu bataklıktan anca böyle kurtulurduk.
    Diyeceğim o ki,sanat konuşmamak için bahanemiz çok. Ama aynı zamanda konuşmak için de sebebimiz çok. Yukarıda söylenenler son derece haklı nedenler olsa bile.
  • bu durum biraz kitle kültürü, kültür endüstirisi, kapitalizmle yorumlanacak bir haldir. Sistemsel olarak yaşayan bir insanın günün büyük bir bölümünü çalışmaya ayırması ve geri kalan zamanlarında popüler kültür ürünleriyle çevrilmesi, insan aklının bir bilinçli eylemde bulunmasını engelliyor.
  • bilmem. herkesin bu modern dünyada muhabbetleri hep aynı kalmış da ondan belki. sanattan ne kadar konuşabilirim bilmiyorum. ama kültür'ü de yanına eklesek belki bir şeyler diyebilirim. veya yazarlardan, kitaplardan bir şeyler...
    çünkü çok sıkılıyorum. herkesle aynı şeyler. herkes iyi gün dostu. gerçi kötü gün dostu olsalar da bir işe yaramayacaktı. sonra herkes aynı iş aynı eş muhabbetleri içinde. keşke bunların içinde biri de bana nasıl hissettiğimi sorsa. biri de gerçekten ne istediğimi sorsa. arkadaşınla buluşuyorsun icabında, arkadaşın fotoğrafı bile birlikte bir an paylaşabilmek isteği ile değil de çılgınca instagrama koyma isteğiyle çekiniyor. ne durup o ince şeylerden bahsedebileceğim biri var, devamını unuttum. hayır bilsem ben de en başta onlar gibi falan olurdum. ama alışmışım naif duyguların insanı olmaya, geri dönemiyorum. keşke ben de sıradan olsaydım.
7 entry daha